Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5327 E. 2025/5771 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5327
Karar No
2025/5771
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2173 E., 2024/895 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/17 E., 2022/539 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 73... parsel sayılı 8.339,05 metrekare yüzölçümlü ve aynı yer 1 74... parsel sayılı 9.519,35 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar, tarla vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı adına tespit edilmiş, askı ilanı süresinde itiraz edilmemesi üzerine davalı adına tescil edilmişlerdir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 73... ve 1 74... parsel sayılı taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacak Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gibi, davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, haricen satış, eklemeli zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucunda 1 73... parsel sayılı taşınmazın 20 10... yıllarında kısmen ham toprak kısmen ağaçlık olup, üzerinde tarımsal amaçlı bir faaliyet bulunmadığı, 1963-1973-1999 tarihli hava fotoğraflarında da kısmen ham toprak ve kısmen ağaçlarla kaplı olduğu ve üzerinde tarımsal amaçlı herhangi bir faaliyeti rastlanmadığının tespit edildiği, bu haliyle çekişmeli 1 73... nolu parsel yönünden davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluşmadığı, 1 74... parsel sayılı taşınmazın ise tamamının imar ve ihyasının dava tarihinden en az 60 yıl öncesinde tamamlandığı, tespit tarihi ve öncesindeki 20 yıldan fazla zaman önce ıslah edilerek tarım toprağı sıfatlarının oluştuğu ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1 73... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ağaçlık niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 74... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmazların 1 73... nolu parsel yönünden, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman ziraat ve fen bilirkişileri tarafından eski tarihli hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 1 73... nolu parselin 1963, 1973 , 1999 tarihli hava fotoğrafında, 2004 tarihli ortofotosunda çalı ve ağaçlar ile kaplı alan olarak görüldüğü, fiili durumlarının da ham toprak ve ağaçlık alan olup zirai amaçlı kullanılan yer olmadıkları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de dava konusu taşınmazlarda davacının bir kullanımının olmadığı, tespit tarihi itibariyle davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 1 74... nolu parsel ise yönünden ise fen ve ziraat bilirkişi raporlarına ve özellikle dava konusu taşınmaza ilişkin olarak jeodezi bilirkişi tarafından çeşitli yıllara ait hava fotoğraflarında yapılan incelenmesine göre, taşınmazın ekili-sürülü vaziyette tarımsal faaliyet yapıldığının rapor edildiği, hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımın net olarak gözüktüğü, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmaz hakkında imar ihyanın tamamlandığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı belirlendiğine ve adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14.maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davacı ... vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; bu kez davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5327, K. 2025/5771, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5327-e-2025-5771-k-f7782ffc1947