Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5244 E. 2026/2404 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5244
Karar No
2026/2404
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/440 E., 2024/1392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2022/29 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, kamu orta malı vasfıyla sınırlandırılan eski 642 parsel sayılı 650.530,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 97... parsel numarasıyla ve 633.197,18 m² olarak tespit edildikten sonra 2019 yılında yapılan işlem ile iki parçaya ifraz edilmiş ve ifraz sonucu oluşan 1 97... parsel sayılı 629,197,18 m² yüzölçümlü taşınmaz yine mera olarak sınırlandırılmış; bilahare, işbu 1 97... parsel sayılı taşınmazın krokisinde (A) harfiyle gösterilen (batı tarafında kalan) 52.260,50 m²lik kısmı Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve 19.12.2021 tarihinde kesinleşen ilamına istinaden 1 97... parsel numarası altında Orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş; bakiye 576.536,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz yine 1 97... parsel numarasıyla ve mera vasfıyla sınırlandırılmış; tapuda davacı ... ve müşterekler adına kayıtlı olan eski 543 parsel sayılı 18.600 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 97... parsel numarasıyla ve 16848,55 m² yüzölçümlü olarak; eski 542 parsel sayılı 11.600 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise yeni 1 97... parsel numarasıyla ve 11.138,64 m² yüzölçümüyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 1 97... ve 59 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, eski 5 43... , yeni 1 97... ve 59 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydındaki eski yüzölçümleri gibi tapuya tescili istemiyle Hazineye husumet yöneltmek suretiyle dava açmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle taraflarına husumet düşmediğini açıklayarak açılan davanın husumetten reddine karar verilmesini, davanın esası yönünden ise uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olduğunu ve uygulama kadastrosunda herhangi bir mülkiyet değişikliği doğuracak işlem yapılmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kendilerine husumet düşmediğini ileri sürerek, davanın husumetten ve esastan reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gibi müvekkili İdareye de husumet düşmediği ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yapılan keşif sonucunda temin edilen tesis kadastro tarihi ve uygulama kadastro tarihine en yakın, en eski ve en güncel orta fotolar ve hava fotoları, keşif sırasında çekilen fotoğraflar, dava konusu taşınmazların pafta örnekleri, ilk tesis kadastrosu paftası krokisi, yenileme uygulaması sınırlandırma krokisi de değerlendirilerek harita mühendisi bilirkişilerden alınan bilirkişi raporunda 19 54... tarihli yılları hava fotoğrafları değerlendirilerek hazırlanan raporda dava konusu ...Mahallesi 1 97... ve 59 parselin yenileme çalışmaları kapsamında tespit edilen sınırlarının geçerli sınır tipi olup ilk tapulama çalışmaları sınırlarına uyulduğunun anlaşıldığı fakat dava konusu parsellere komşu parsellerin tamamının mera olması sebebiyle sabit sınır tipinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından değişebilir sınır tipinin uygulanarak parsellerin uygun görülen kısımlarında tapuda kayıtlı miktarları dikkate alınarak sınırlandırmanın yapılması gerektiğinin belirtilip dava konusu 1 97... ve 59 parsellerin 1 97... parsel sayılı mera vasıflı parselle olan müşterek sınırlarının krokilerde (A) ve (B) harfleriyle gösterilen yerlere ilişkin sınırlarının değişebilir sınır tipi bu sınırlar haricindeki diğer sınırların ise geçerli sınır tipine uygun olacağı kanaatine varılıp krokide (A) harfiyle gösterilen 1751,45 m²lik kısmın 1 97... parselden düşülerek 1 97... parsele, krokide (B) harfiyle gösterilen 461,36 m²lik kısmın 1 97... parselden düşülerek 1 97... parsele ilave edilerek sınırların düzeltilmesi, 1 97... parselin yüzölçümünün tesis kadastrosu kayıt miktarı olan 18600 m², 1 97... parselin yüzölçümünün tesis kadastrosu kayıt miktarı olan 11600 m², 1 97... parselin yüzölçümünün ise 626984,37 m² olarak tescil edilmesinin uygun olacağını bildirir rapor ibraz etmeleri karşısında bilirkişi heyetinin raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşıldığından, Kadastro Kanunu'nun 22/2-a gereğince yapılan çalışmanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesiyle 29.11.2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğe uygun olduğu vicdani kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 1 97... ve 59 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince düzenlenen uygulama kadastro tutanaklarının iptaline, 1 97... ve 59 parsel sayılı taşınmazların 18.10.2022 havale tarihli harita mühendisi bilirkişiler raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.751,45 m² yüzölçümlü kısmın 1 97... parselden alınıp 1 97... parsele eklenmek suretiyle, (B) harfiyle gösterilen 461,36 m²lik kısmın 1 97... parselden alınıp 1 97... parsele eklenmek suretiyle 1 97... parselin 18.600 m², 1 97... parselin 11.600 m² yüzölçümlü olarak mera vasfıyla tapuya tesciline 1 97... sayılı mera parselinin 626.984,37 m² yüzölçümlü olarak mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurularının reddine dair kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu; uygulama kadastrosu çalışmalarının kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını; parsellerin tapu alanlarındaki değişim ise esasen parsellerin sınırlarının değiştirilmesinden değil ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığını, uygulama kadastrosu çalışmaları sırasında herhangi bir mülkiyet değişikliği yapılmamış olmasına rağmen davanın kabulü ile tutanakların iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Dosya kapsamı, dosyada yer alan bilirkişi raporları ve bu raporlara atıf yapan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak incelendiğinde, davacıya ait 1 97... (eski 543) ve 1 97... (eski 542) parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro çalışmalarında belirlenen sınırlarının tesis kadastrosu ile uyumlu olmakla birlikte, davacıya ait taşınmazların tesis kadastrosu çalışmalarında sırasıyla Şubat 1950 tarihli ve 10 sıra ve 12 numaralı (iskan suretiyle oluşan) tapu kayıtlarına dayalı olarak kadastro tespitlerinin yapıldığı, bu nedenle tesis kadastro çalışmaları sırasında belirlenen yüzölçümlerinin korunması gerektiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç kanuni düzenlemelere uygun düşmemektedir. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; tesis kadastrosunda ölçü ve tersimat hatası bulunmamasına, tesis ve uygulama kadastrosu paftalarının davaya konu müşterek sınırlar yönünden birebir çakıştığının anlaşılmasına, diğer bir ifade ile uygulama kadastrosunda belirlenen sınırların tesis kadastrosu ile uyumlu olduğunun belirlenmesine, tesis kadastrosuna en yakın tarihli (19 53... ) hava fotoğraflarında da davacı tarafa ait 1 97... ve 59 parseller ile 1 97... sayılı mera parseli arasında yapı, tesis, kanal, kanalet gibi sabit sayılabilecek hangi bir unsur bulunmadığı gibi taşınmazlar arasında bulunduğu bildirilen ve fotoğraflarda da görülen taş yığınlarının da sıra taşlar olup sabit sınır sayılamayacağının anlaşılmasına ve uygulama kadastrosunun amacının, teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi olduğuna; başka bir anlatım ile uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını canlandırmak ve çözmek değil, tesis kadastrosu sırasında yapılan teknik hataları belirleyerek gidermek ve kadastro paftalarını zeminle uyumlu, uygulanabilir, teknik ihtiyaçlara cevap verir ve güvenli hale getirmek olduğuna ve yine somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesinin uygulama yeri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesince açıklanan bu nedenlerle davacının davasının reddine, taşınmazların uygulama kadastrosundaki tespitler gibi tescillerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5244, K. 2026/2404, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5244-e-2026-2404-k-cf8fb6f462e2