Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4823 E. 2025/5518 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4823
- Karar No
- 2025/5518
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/165 E., 2019/78 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.02.2024 tarihli ve 2021/4553 Esas, 2024/864 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili ve davalı ... vekilleri tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R Kadastro sırasında, ... ili... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 11 29... parsel sayılı 1.225,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; 11 27... parsel sayılı 6.362,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ve 11 26... parsel sayılı 35.715,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... oğlu ... (ölü) adına tespit edilmiştir. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikalen gelen taşınmazlar olduğunu, yapılan kadastro tespitinde davalılar adına yazıldığını, oysa davacıların da taşınmazda miras hissesinin bulunduğunu ileri sürerek, ... Mahallesi 11 26... parsel, 11 27... parsel ve 11 29... parsel sayılı taşınmazlar için yapılan tespitin iptali ile taşınmazlardaki davacılara ait miras hisselerinin davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 11 27... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yazıldığını, ancak tespitlerin afaki bir şekilde, her türlü dayanaktan yoksun yapılıp hatalı olduğunu, taşınmazın orman vasfında olduğunu ileri sürerek, yapılan tespitin iptali ile taşınmazın tamamının Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyalarda (2008/815 Esas ve 2008/827 Esas sayılı) davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçelerinde; dava konusu 11 29... ve 11 27... parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin tarla vasfı ile davalı adına yapıldığını, oysa taşınmazların devlet ormanı olduğunun tespit edildiğini, devlet ormanlarının zilyetlik ve zamanaşımı ile iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 17.04.2013 tarihli ve 2008/718 Esas, 2013/48 Karar sayılı kararıyla; davacılar Orman İdaresi ve Hazinenin davasının reddine; davacıların davasının kısmen kabulü ile dava konusu 11 27... ve 11 29... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili tespitin iptali ile dava konusu taşınmazlarda ... terekesi 600 pay kabul edilerek; 50/600 hissesinin davacı ..., 50/600 hissesinin davacı ..., 100/600 hissesinin ... (...), 400/600 hissesinin ise ... mirasçıları adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tapuya tesciline; dava konusu 11 26... parselle ilgili davanın reddine, ile taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmün davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.03.2014 tarihli ve 2014/722 Esas, 2014/3230 Karar sayılı ilamıyla "1) Orman Yönetimi vekilinin çekişmeli 11 27... parsel ve 11 29... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Hazine vekilinin 11 27... parsel, davacı gerçek kişiler vekilinin 11 27... parsel ve 11 29... parseldeki pay dağılımına ve 11 26... parselin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; .... davacılar vekilinden, mirasçılık ilişkisine dayandıkları murisin kim olduğu, Karamanoğlu ...ile ... eşi ...'ın miras ilişkisinin bulunup bulunmadığı açıklattırılmalı, miras ilişkisinin ...'a dayanılması halinde, muristen sonra ölen çocuklarının eşleri ve miras haklarına ilişkin olarak bu eşlerin mirasçılar arasında yaptıkları işlemler nazara alınarak hesaplanan pay durumlarını gösterir veraset ilâmı alınmalı, 11 26... parsel sayılı taşınmazın tespitine dayanak alınan 19 69... sıra nolu tapu kaydı tüm tedavülleri ve edinme sütunlarındaki açıklamaları gösterir tüm tapu kayıtları, çekişmeli taşınmazların sınırındaki (başka köye sınır olmaları halinde kadastro paftaları kenarlaştırılan birleşik krokiye göre belirlenenler dahil) taşınmazlara ait tespit tutanak örneği ve dayanağı belgeler, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları, kadastro tespit tarihinden 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden getirtilmeli, murisin terekesine dahil başkaca taşınmazlar olup olmadığı araştırılmalı, varsa tespit tutanak suretleri getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ... mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli, 11 26... parsele uygulanan tapu kaydı tüm tedavülleri ve komşu kayıtlarla birlikte uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli, fen bilirkişiye keşfi izlemeye imkan verir rapor düzenlettirilmeli, 11 27... ve 11 29... parsel sayılı taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, davalı tüm taşınmazlara ilişkin olarak murisin terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşım olması halinde her mirasçıya eşit pay verilmesinin taksimin geçerli olması için şart olmadığı nazara alınarak maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, çekişmeli taşınmazların mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlardan olduğu belirlendiği takdirde paydaşlardan biri veya birilerinin paydaşlar dışında üçüncü kişilere pay satışının geçersiz olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonucu göre hüküm oluşturulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; mahalli bilirkişilerin beyanları ile 1969 tarihli ve 70 sıra numaralı tapu kaydının mevki ve hudutları ile dava konusu 11 26... parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, 1969 tarihli ve 66 sıra numaralı tapunun ise dava konusu taşınmaza uymadığı, bu tapu kaydının mevki itibari bile taşınmazın bulunduğu mevkiye ait olmadığı, taşınmaz tapulu bir taşınmaz olup, dört ayrı kişi üzerinde farklı hisseli olduğu, davacı ...'nun bu tapu maliklerinin hiçbirinin mirasçısı olmadığı ve diğer davacıların bu taşınmaz üzerindeki paylarının dava dilekçelerinde talep ettikleri gibi olmadığı anlaşıldığından talepleri kısmen kabul edilerek taşınmazın hüküm kısmında belirtilen kişilere payları oranında tapuya tescil edilmesine karar verildiği; dava konusu 11 27... parsel sayılı taşınmaz 19 84... yılı hava fotoğraflarında ve 1960, 19 82... yılı memleket haritalarında orman dışı alan olarak görülmekle beraber, toprak yapısı ve toprak derinliği, arazinin eğiminin %12'den fazla olması, toprak erozyonunun söz konusu olması ve taşınmazda orman ağacı ve ağaççığı, orman refakat florası müşir bitkilerinin olması nedeni ile taşınmazın orman muhafaza ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, taşınmazın bu haliyle 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinin J bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği, taşınmazda toprağın işlenerek tarım yapıldığına dair herhangi bir iz veya emarenin görülmediği, keşif esnasında taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı, taşınmazda çok uzun yıllar önce tarımsal faaliyet yapılıp yapılmadığı kesin olarak tespit edilememekle beraber taşınmazdaki ağaç ve ağaççıkların yaşı ve diri örtünün kesafeti dikkate alındığında son 20-25 yıldır herhangi bir tarımsal faaliyet de bulunulmadığı, emek ve masraf yapılarak taşınmazda imar-ihya çalışmasının yapılmadığı ve imar-ihya çalışmasının tamamlanmadığının tespit edildiği, dava konusu taşınmaz hakkında herhangi bir kayıt ve belgeye davacılar tarafından dayanılmadığı, taşınmaz üzerinde imar ve ihyanın yapılmadığı anlaşıldığından davacı şahısların bu taşınmaza yönelik davasının reddine, Hazinenin davasının ise kabulüne; dava konusu 11 29... parsel sayılı taşınmazın tespitinin belgesizden yapıldığı, taşınmazın ölü Şaban adına tespit edildiği, taşınmaza ilişkin Hazinenin davası ve talebi bulunmadığı, mahalli bilirkişilerin beyanlarına bakıldığında taşınmazın tespit maliki olan Şaban'a atalarından miras kaldığı ve kardeşleri ile Şaban arasında bir taksimat yapılmadığı anlaşıldığından, beyanlar ile taşınmaz hakkında miras taksimatı yapılmadığı tespit olunduğundan taşınmazın ... muris ... mirasçılarına miras payları oranında tesciline; Yargıtay ilamı ile Orman İdaresi yönünden dosyanın kesinleştiği görülmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.02.2024 tarihli ve 2021/4553 Esas, 2024/864 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, davacılar vekili ile davalı ... vekilleri tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiiştir. 1-Davacılar vekilinin dava konusu tüm taşınmazlara, davalı ...'ın 11 27... parsele yönelik karar düzeltme talepleri bakımından; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 2-Davalı ...'ın dava konusu 11 29... ve 11 26... parsel sayılı taşınmazlara yönelik karar düzletme talepleri bakımından; İlk Derece Mahkemesince dava konusu 11 26... parsel sayılı taşınmazın 27.07.1969 tarihli 70 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenerek, son tapu kaydında malik olan kişilere ve mirasçılarına, 11 29... parsel sayılı taşınmazın ... muris ...'a ait olup ölümü ile mirasçılarına geçtiği, geçerli bir taksimin olmadığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak taraflarca dosyaya sunulan 11.05.1984 tarihli ve ... yevmiye numaralı noter senedinde, ... muris ...'ın mirasçısı olan oğlu ...'ın (... aynı zamanda 11 26... parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydında da paylı maliktir) ikinci eşi ...'nın ölünceye kadar bakma akdi düzenlediği ve bu sözleşmede akit alacaklısı olarak ... mirasçısı ..., ... ve ...'ı gösterdiği halde, İlk Derece Mahkemesince sözkonusu sözleşmeye ne sebeple değer verilmediği açıklanmadan ...'ın ikinci eşi ...'ın miras payının mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da bakım alacaklısına kanunun öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614). Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Somut olayda; ... muris ...'ın mirasçısı ve aynı zamanda 70 numaralı tapu maliki olan ...'ın 2. Eşi ... tarafından 1984 yılında ölünceye kadar bakma akdi düzenlendiği, sözkonusu akdin dava konusu taşınmazları kapsadığı ve bakım borçlusu olarak ...'ın ilk eşinden olan kızı ..., oğlu ... ile torunu ...'ı tayin ettiği ileri sürüldüğüne göre İlk Derece Mahkemesince, sözkonusu akdin dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, kapsadığı belirlendiği takdirde sözleşme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanması ve ondan sonra hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususların göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin dava konusu tüm taşınmazlara, davalı ...'ın 11 27... parsele yönelik karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ...'ın karar düzeltme isteminin dava konusu 11 29... ve 11 26... parsel sayılı taşınmazlara yönünden kabulü ile Dairemizin 05.02.2024 tarihli ve 2021/4553 Esas, 2024/864Karar sayılı onama ilamının bu parseller yönünden ortadan kaldırılmasına, usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün bu parseller yönünden yazılı gerekçelerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.