Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3584 E. 2026/1103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3584
- Karar No
- 2026/1103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/175 E., 2023/63 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 11... ve 1 12... parsel sayılı sırasıyla 377, 37... ,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. 2. Davacı ...; tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiş; aşamalardaki beyanlarında tapu kaydına dayanmış ve dava konusu parsellerle davalı tarafın bir ilgisinin bulunmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2010/123 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/2602 Esas, 2018/8386 Karar sayılı ilamıyla "taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlarla ilgili kayıt malikleri arasında yapılan fiili taksim sonucu, tarafların paylarına hangi taşınmazların isabet ettiği, bu itibarla uyuşmazlığın çekişmeli taşınmazların kime ait olduğu noktasında toplandığının mahkemece göz önüne alınarak, taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıklarının tümü ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılması ve yapılacak olan keşifte, .. 1306 tarih ve .. sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlarda, davalı ...'in tapudaki payına karşılık isabet eden taşınmaz bulunup bulunmadığı, davacının çekişmeli taşınmazlardaki zilyetliğinin, malik sıfatıyla mı olduğu yoksa davalı ...'in izni üzerine fer'i nitelikte mi olduğunun kesin olarak tespit edilmesi, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmeye çalışılması..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 1 11... parsel ve 1 12... parsel sayılı taşınmazların davalıların atalarından geldiği, taksimle ... oğlu ...'e kaldığı, ...'in de söz konusu taşınmazları davacıya sattığı, satış tarihinden itibaren yaklaşık 35-40 senedir taşınmazları davacının malik sıfatıyla kendi adına fındık bahçesi vasfı ile kullandığı, davalı ...'in taşınmazları hiç kullanmadığı, ...'in aynı muhitte 1 14... parsel sayılı ve tapu kapsamı dışında kalan başka bir taşınmazı kullandığı, davacının uzun süreli kullanımı bulunduğu ve davalı ...'in dava konusu yerleri hiç kullanmadığı, davacının kullanımına da karşı çıkmadığı, öte yandan Yargıtay bozma ilamı öncesi mahkemece verilen 03.06.2015 tarihli ve 2010/123 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararının, davalı ... yönünden 09.07.2015 tarihinde kesinleştiği..." gerekçesiyle dava konusu 1 11... ve 1 12... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tespitlerinin iptali ile kadastro komisyon tutanağındaki vasıf ve yüzölçümüyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve ... temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın yeniden 2. tanık listesi sunmasının ve mahkemece de bu tanıkların beyanlarının dikkate alınarak hüküm verilmesinin hatalı olduğunu; davacının eşi .. ..'in kadastro tespit çalışmaları esnasında taşınmaz başında olduğunun ve davalılar adına yapılan tespite itiraz etmediğinin tespit bilirkişi beyanı ile de tasdik edildiğini, davacının dava dilekçesinde taşınmazı satın aldığını bildirdiği kişinin dava konusu taşınmazla ilgisinin bulunmadığının da anlaşılması karşısında davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespit çalışmaları sırasında paylı mülkiyet şeklinde davalı taraf adına tespit edilen taşınmazlarda davacı tarafça sürdürülen zilyetliğin, malik sıfatıyla mı olduğu yoksa davalı ...'in izni üzerine fer'i nitelikte mi olduğuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ...'in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.