Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3122 E. 2025/3044 K. – Galle Fazlasına
Konu: Galle Fazlasına Müstahak Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3122
- Karar No
- 2025/3044
- Karar Tarihi
- Konu
- Galle Fazlasına Müstahak Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/406 E., 2024/89 K. DAVA TARİHİ : 30.04.2014 KARAR : Bozma sonrası davanın reddine Taraflar arasındaki galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının murisleri ...'den dolayı ... kurulu ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince ilk kararı ile, davanın kabulü ile davacıların ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 11.10.2016 tarihli ve 2015/12152 Esas, 2016/11249 Karar sayılı ilamı ile, davacıların kesinleşen Mahkeme kararıyla aynı vakfın evladı olduğuna karar verilen ...'ın çocukları olduklarının anlaşıldığı, davacıların vakıf evladı oldukları hususunda Mahkemenin tespitinde isabetsizlik bulunmadığı ancak vakfiyede galle fazlası için batın şartı olduğu, buna göre gerek anne ... gerekse ...'den önceki batında sağ vakıf evladı olup olmadığı araştırılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası ikinci kararı ile, yeniden davanın kabulü ile davacıların galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 09.10.2018 tarihli ve 2017/14724 Esas, 2018/17017 Karar sayılı ilamı ile; bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği, davacılara göre ön batında sağ vakıf evladı bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi nedeni ile Mahkeme kararı ikinci defa bozulmuştur. Mahkemenin üçüncü kararı ile; Vakıflar Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında muris ...'nin vakfı evladı olmadığı, kendisine herhangi bir galle ödemesi yapılmadığının bildirildiği anlaşıldığından davacıların galleden istifade eden vakıf evladı olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 02.02.2022 tarihli ve 2021/2538 Esas, 2022/651 Karar sayılı ilamı ile; öncelikle, İlk Derece Mahkemesince davacıların murisi ...'nin vakıf evladı olduğuna dair Mahkeme kabulünü benimseyen ve batın şartı araştırması öngören bozma ilamına uyulduğu halde, bu defa muris ...'nin vakıf evladı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, Mahkemece, uyulan ilk bozma ilamında değinilen hususlar dikkate alınarak, ...'ye ait gidebildiği kadar üst mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları getirtilip, gerek muris ... gerekse ...'den önceki batında sağ vakıf evladı olup olmadığı araştırılıp bu hususta gerektiğinde denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için Mahkeme kararı üçüncü defa bozulmuştur. Mahkemenin son kararı ile; dosyaya sunulan 25.07.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda davacıların dördüncü batında yer aldıkları, dava dışı ... ile ...'nun üçüncü batında yer aldıkları, davacıların bulunduğu batından önceki batında hayatta olan galleye müstahak vakıf evlatları bulunduğundan somut olayda davacılar yönünden batın şartının gerçekleşmediği ve galle fazlasından yararlanma şartının bu aşamada gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin son kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekilinin verdiği temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 25.07.2023 tarihli ek bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, batın şartının hatalı değerlendirildiğini, sağ oldukları kabul edilen ... ve ...'nun vakfın kurucusu olan ...'un kızı .. soyundan gelen mirasçıları iken, davacıların ise, vakfın kurucusu olan ...'un kızı olan ... soyundan gelen mirasçıları olduklarını, bu sebeple .. soyundan gelen vakıf evlatlarının sağ olmasının ... soyundan gelen evlatların batın şartı gerekçesi ile galle fazlası almalarına engel olmadığını, davacıların üst soyunda hayatta bulunan sağ vakıf evladı kalmadığı için davacıların galle fazlası almaya hak kazandıklarını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, Mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç :Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.