Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3110 E. 2025/4532 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3110
- Karar No
- 2025/4532
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1623 E., 2023/1202 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/36 E., 2021/160 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi gereğince yapıldığı ve dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesine ekli müvekkilinin murisi adına kayıtlı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında dava konusu Batman ili ... ilçesi ... köyünde kain 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, köyün boşaltılması nedeniyle taşınmazın uzun süre ekilip biçilemediğini ileri sürerek taşınmazın müvekkiline ait kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Batman ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan 102 ada 1 parsel numaralı taşınmaz ile ilgili açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının vermiş olduğu dava dilekçesinin dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu açılan davanın yersiz olduğunu ve dayanaktan yoksun olan davanın reddini talep etmiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmaz başında 11.12.2020 tarihinde keşif yapılmış, mahalli bilirkişiler dinlenmiştir. Mahalli bilirkişilere davacının dayandığı tapu kaydı okunmuş, tapu kaydında geçen mevki ve hudutları bilmediklerini tapuda adı geçen ...'yı tanımadıklarını, taşınmazın çok uzun yıllardır tarımsal amaçla kullanılmadığını beyan etmişlerdir. Fen bilirkişisi dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığını, orman mühendisi bilirkişi ise 1973, 1984 ve 1994 yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceme sonucunda çekişmeli taşınmazın zemininin sürülü olmadığı, ekim dikim gibi tarımsal faaliyet veya kullanımın olmadığı, evveliyatı itibariyle orman arazisi vasfında olup, orman olarak göründüğü, dosyadaki bilgi-belgeler ile teknik bulgulardan yola çıkılarak orman özelliklerinin tamamı yönünden yapılan incelemeler neticesinde memleket, amenajman ve orman tahdit haritası ile hava fotoğrafları, eylemli ve zeminindeki bitki örtüsü formasyonları itibari ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu kanaatine varıldığını beyan etmiştir. Jeodezi Mühendisi bilirkişi hava fotoğraflarında yapılan incelemede taşınmazda kullanım olmadığını tespit etmiş, ziraat mühendisi bilirkişi heyeti ise taşınmazda evveliyatında tarımsal faaliyet yapıldığına dair bir emarenin olmadığı, taşınmazın eğiminin ve taşlılığının yüksek olduğu, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu tespitlerine yer vermişlerdir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının dayandığı tapu kaydının sınırlarının dava konusu taşınmaza uymadığı,davacının dava konusu ettiği taşınmazı nizasız fasılasız malik sıfatıyla tespitten önceki 20 yıl boyunca zilyet ve tasarrufunda bulundurduğunu ispat edemediği gibi taşınmazda tarım yapılmadığı ve imar-ihya olgusunun gerçekleşmediği yine taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu bu nedenle zilyetlik ile kazanılamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.