Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3017 E. 2026/440 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3017
Karar No
2026/440
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1684 E., 2024/259 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/657 E., 2020/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çorum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 1 86... , 31, 65, 1 87... parsel ve 1 88... parsel sayılı taşınmazlar tarla vasfıyla, 1 86... parsel ise kerpiç ev ve tarla vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiş, taşınmazın muristen kaldığı iddiasıyla ... tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine taşınmazların ...'nin mirasçıları adına tespitine karar verilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğunu ileri sürerek taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taşınmazların evveliyatı bilinmeyen bir dönemden beri müvekkilinin ailesinin nizasız, fasılasız zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin dedesinden babasına, babasından da kendisine ve kardeşlerine miras kaldığını, kardeşler arasında yapılan rızai taksim ile taşınmazın müvekkiline bırakıldığını, hatta söz konusu taşınmazın eski tapu kaydının, vergi kayıtlarının ve köy senedi ile alım satımına dair evrakların da halen müvekkilinin elinde bulunduğunu, taşınmazların önceden orman arazisi olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1 86... ve 65 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanağındaki gibi tapuya tesciline, 1 86... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağının iptali ile kadastro bilirkişisi ...'in hazırladığı 23.11.2020 havale tarihli ek raporda yer alan krokide (A1) harfi ile ve yeşil renkle taranarak gösterilen 11.238,56 m²lik alanın tarla vasfıyla 1 86... parsel numarası ile davalı ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, krokide (A2) harfi ile ve kırmızı renkle taranarak gösterilen 9.176,94 m²lik alanın tarla vasfıyla 186 ada son parsel numarası ile davalı ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, krokide (B1) harfi ile ve sarı renkle taranarak gösterilen 3.091,95 m²lik alanın mera vasfıyla özel siciline kaydına, krokide (B2) harfi ile ve mavi renkle gösterilen 775,72 m²lik alanın ham toprak vasfıyla 186 ada son parsel numarası ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, 1 86... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağının iptali ile kadastro bilirkişisi ...'in hazırladığı 23.11.2020 havale tarihli ek raporda yer alan krokide (A) harfi ile ve yeşil renkle taranarak gösterilen 14.365,30 m²lik alanın tarla vasfıyla 1 86... parsel numarası ile davalı ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, krokide (B) harfi ile ve mavi renkle taranarak gösterilen 5.525,54 m²lik alanın tarla vasfıyla 186 ada son parsel numarası ile davalı ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, krokide (C) harfi ile ve pembe renkle taranarak gösterilen 1.912,06 m²lik alanın göl vasfı taşıdığından bu vasıfla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 16/C maddesi gereğince tescil harici bırakılmasına, krokide (D) harfi ile ve kırmızı renkle gösterilen 2.529,25 m²lik alanın mera vasfıyla özel siciline kaydına, 1 88... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağının iptali ile, kadastro bilirkişisi ...'in hazırladığı, 23.11.2020 havale tarihli ek raporda yer alan krokide (A) harfi ile ve yeşil renkle taranarak gösterilen 14.241,39 m²lik alanın tarla vasfıyla, 1 88... parsel numarası ile davalı ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, krokide (B) harfi ile ve kırmızı renkle taranarak gösterilen 919,69 m²lik alanın göl vasfı taşıdığından bu vasıfla 3402 sayılı Kanun'un 16/C maddesi gereğince tescil harici bırakılmasına, 1 87... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağının iptaline, kadastro bilirkişisi, ...'in hazırladığı, 20.06.2019 tanzim tarihli raporda yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 3.562,56 m²lik alanın tarla vasfıyla 1 87... parsel numarası ile davalı ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline, krokide (B) harfi ile ve yeşil renkle taranarak gösterilen 2.451,21 m²lik alanın mera vasfıyla özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescil kararı verilenler yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde; tam olarak orman araştırması yapılmadığını, tek kişilik orman bilirkişisi tarafından orman araştırması yapılmasının Kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, mera araştırması yapılmadığını, mahalli bilirkişilerin zilyetlikle ilgili beyanlarının birbirlerini teyit etmediğini, mülkiyete esas olacak zilyetlik süresinin dolmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen miktarların geçip geçmediği hususunda Mahkemece araştırma yapılmadığını, dava konusu taşınmazın orman olduğunun açık olduğunu, dava konusu tüm taşınmazların Hazine adına tescili gerektiğinin açık olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davalılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3017, K. 2026/440, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-3017-e-2026-440-k-d56d21003e52