Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2406 E. 2025/4264 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2406
- Karar No
- 2025/4264
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2005/18 E., 2015/4 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davada davacı gerçek kişilerin davalarının reddine, birleşen davada davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 137 ada 14 parsel sayılı ve 7.765,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Asıl davada davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... köyü 137 ada 14 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında kök muris ...........'a ait olduğunu, ölümü ile evlatları ................'a, onlardan da müvekkilleri olan davacılara kaldığını, taşınmazın 1289 tarihli ve 41 numaralı tapu kaydının kapsamı içerisinde olduğunu öne sürerek, taşınmazın davacıların adına hisseleri oranında tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı ... dava dilekçesinde; ... köyü 137 ada 14 parsel sayılı taşınmazın murisinden kalan 1289 tarihli 11 ve 12 no.lu tapu kayıtları kapsamında kaldığını öne sürerek, davalı adına yapılan tespitini iptali ile murisi... varisleri adına tespit ve tescilini talep etmiştir. Birleşen davada davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... köyü 137 ada 14 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı ...'ın davanın devamı esnasında davasından feragat ettiği, davacılar ... ve arkadaşlarının sunmuş olduğu 1289 tarihli 41 numaralı tapu kaydının yapılan keşifte zemine uygulanamadığı, 1289 tarihli tapu kaydında hisse sahibi olan kök murisin hissesinin tapuda intikal görmediği, bu şekli ile tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiği, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesi ile davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, davacılar ..., ..., ..., ...'nın davalarının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile dava konusu 137 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitinin iptaline, 19.12.2014 havale tarihli fen bilirkişisi Burhanettin Yavaş'ın ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 1200 m²'lik bölümün ayrı bir parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu parselin (A) harfi ile kısım dışında kalan bölümlerinin davalı adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmüne göre yapıldığı ve çekişmeli parselin orman alanı dışında bırakıldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dosyada uzmanlığına başvurulan orman bilirkişisince, çekişmeli taşınmazın sadece 1963 tarihli memleket haritasındaki konumu incelenmek suretiyle, infaza elverişli kroki düzenlenmeksizin, soyut olarak (A) harfi ile gösterilen 1.200 m²'lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş olup, taşınmazın fiili durumu dahi irdelenmemiştir. Yöntemince orman araştırması yapılmak suretiyle, taşınmazın evveliyatında orman olup olmadığı ve niteliğinin ne olduğu belirlenmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun’lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.