Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/172 E. 2025/4822 K. – Uygulama Kadastro

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/172
Karar No
2025/4822
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/902 E., 2023/991 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/51 E., 2023/22 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 4811 parsel sayılı ve 15.512,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 120 ada 40 parsel numarasıyla ve 14.231,59 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 4680 parsel sayılı ve 13.799,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 120 ada 47 parsel numarasıyla ve 15.516,43 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, taşınmazın sınırında herhangi bir tahrifatın bulunmadığını, yenileme kadastrosu tespitinde zemin ve kadastro paftasının uygunluk gösterdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazlar arasında sabit sınırın bulunmadığı, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlar arasındaki müşterek sınırda tesis ve uygulama paftalarının çakışmadığı, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafında sınırın belirgin olmadığı, tesis kadastrosunda hatanın bulunmadığı, uygulama kadastrosunun yasa ve yönetmeliğe uygun yapılmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 02.12.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 654,66 metrekarelik bölümün 120 ada 47 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile 120 ada 40 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle 120 ada 40 parsel sayılı taşınmazın 14.886,25 metrekare yüzölçümlü olarak; 120 ada 47 parsel sayılı taşınmazın ise 14.861,77 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "ifraz ve tevhitlerle oluşan taraf parsellerinden davacının parselinin 2018 yılında ve davalıların parselinin 1994 yılında yani 22/a uygulamasından önce değişikliğe uğradığı, değişiklikle oluşturulan koordinatlara göre yapılan alan hesabında hata bulunmayıp sınırların pafta sınırlarıyla çakıştığı, tesis kadastrosunda hata tespit edilemediğinden pafta sınırlarının esas alınması gerektiği, 120 ada 47 parsel sayılı taşınmaz sınırı düzken yay şekline dönüştürüldüğü, sonuç olarak dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın tesis kadastrosu, tevhit ifraz folyeleri, 22/a güncellemeleri, davacının ve bilirkişilerin arazide anlattıkları sınırlar bir bütün halinde incelenip değerlendirildiğinde, 22/a çalışmalarında tesis kadastrosu paftasına uyulmadığının tespit edildiği, ilk derece mahkemesince de bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/172, K. 2025/4822, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-172-e-2025-4822-k-99fce10dbb6b