Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1633 E. 2026/496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1633
Karar No
2026/496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1617 E., 2023/1696 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2022/8 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan (davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz, 23.11.2020 tarihinde satış suretiyle tapuda kayden ... adına intikal ettirilmiştir.) eski 1991 parsel sayılı 8.588,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 02... parsel numarasıyla ve 7.303,90 metrekare yüzölçümlü olarak; dahili davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1990 parsel sayılı 5.454,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 02... parsel numarasıyla ve 6.516,76 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1992 parsel sayılı 5.927,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 02... parsel numarasıyla ve 4.725,70 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1993 parsel sayılı 8.425,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 02... parsel numarasıyla ve 7.054,91 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1994 parsel sayılı 6.425,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 2 02... parsel numarasıyla ve 8.075,21 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalı taraflara ait taşınmazlardan kaynaklandığını belirterek, gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "18.03.2022 havale tarihli rapor ve 02.03.2022 tarihli keşfe göre 167 parsel ile komşu 166 parsel sınırında sabit taş duvarın olduğu, komşu 173 parselle şev/yar şeklinde sabit kabul edilebilecek bir sınırın bulunduğu, diğer parseller içinse zeminde sabit sınırlar bulunmadığı, zemindeki mevcut fiili kullanıma göre sınırların olduğu, davalı 168 parsel ile 167 parselin 22/2-a çalışmaları ile zemindeki sabit sınıra göre sınırlandırma hatasından bahisle bu parsel ile davacıya ait parsel arasında düzeltim yapılmışsa da aslında sınırlandırma hatası olmadığı gibi zeminde sabit sınırın da bulunmadığı, ilk tesis kadastrosu sırasındaki fiili zemindeki kullanım durumuna göre yani geçerli sınır tipine göre sınırlandırmasının yapılmasının gerektiği, zeminde sabit sınır bulunmamasına, yani geçerli tipteki sınırlara, zemindeki mevcut fiili kullanıma göre ve tesis kadastrosu sırasındaki gerçek sınırlana göre sınırlandırma yapılması gerekirken 22/2-a çalışmalarında hatalı uygulama yapıldığı anlaşıldığından tesis kadastrosuna en yakın tarihli hava fotoğrafı ve tesis kadastrosu sırasındaki geçerli tipteki sınırlara göre komşu 168 parsel ile arasındaki sınırın düzeltilmesi gerektiği, rapora ekli krokide gösterilen B=530,58 metrekarelik kısmın davalı 168 parselden çıkartılarak davacıya ait 167 parsele eklenmesi gerektiği, davalı 165 parsel ile yapılan zeminde sabit sınır bulunmamasına, yani geçerli tipteki sınırlara, zemindeki mevcut fiili kullanıma göre ve tesis kadastrosu sırasındaki gerçek sınırlana göre sınırlandırma yapılması gerekirken 22/2-a çalışmalarında hatalı uygulama yapılmış ise de; dava sonucu davacının aleyhinde durum meydana getirecek şekilde düzeltim yapılması mümkün olmadığından krokide A=187,00 metrekarelik kısım yönünden davacı aleyhine bir durum meydana getirilemeyeceği, 1 66... parsellerin zemindeki sabit sınıra göre yapılan sınırlandırmanın, tesisten beri zeminde mevcut sabit sınırlar dikkate alınarak yapılan 22/2-a çalışmalarının kanuna ve yönetmeliğe uygun olduğu" gerekçesiyle dava konusu 2 02... ve 168 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitinin iptaline, krokisinde gösterilen B=530,58 metrekarelik kısmın 168 parselden çıkartılarak 167 parsele eklenmesine, 167 parsel sayılı taşınmazın 7.834,48 metrekare olarak, 168 parsel sayılı taşınmazın 5.986,18 metrekare olarak tapuya tesciline, 2 02... ve 173 parsel sayılı taşınmazların uygulama komisyon tutanağındaki gibi tapuya tesciline, 2 02... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk tesis kadastrosu paftasında yapılan incelemede, sabit sınıra rastlanılmadığı, tesis kadastrosunda sınırlandırmanın pafta üzerinden fotogrametrik yöntemle yapıldığı, yersel ölçü ile desteklenmediğinden, kadastro sırasında sınırlandırma hataları yapılabileceğinin öngörüldüğü, dava konusu taşınmazların yüzölçümlerindeki değişimlerin nedeninin ilk tesis kadastrosunda yapılan sınırlandırma hataları ile diğer parseller ile belirlenen sınır tipi, ölçü, hesaplama tekniği, sınır hattında bulunan kırıkların ölçülmeyerek düz geçilmiş olması ve teknoloji farklılığından kaynaklandığı, davacıya ait 2 02... numaralı parselin davalı 2 02... numaralı parsel ile kısmen güney sınırında 22/2-a uygulaması esnasında yapılan sınırlandırmanın ve davalı 2 02... parsel ile kısmen kuzey sınırında 22/2-a uygulamasında yapılan sınırlandırmanın yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olmadığı, uygulama ile davacıya ait 2 02... parsel içerisine dahil edilmiş olan A=187,00 metrekarelik kısmın bu yerden çıkarılarak davalıya ait 2 02... parsele, davalı 2 02... parsel içerisine dahil edilmiş olan B=530,58 metrekarelik kısmın bu yerden çıkarılarak davacıya ait 2 02... parsele dahil edilmesi gerektiğinin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince, taleple bağılılık kuralına uygun olarak karar verildiği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; zeminde sabit sınır olmadığını, düzeltme işleminin kadastro tespitinden sonra kullanım durumuna göre yapıldığını, tanık beyanlarının da taşınmazların ilk kadastro tesisindeki gibi kullanıldığının ispatlandığını, tesis kadastrosuna dönülmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1633, K. 2026/496, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1633-e-2026-496-k-79a198496508