Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1467 E. 2025/5874 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1467
- Karar No
- 2025/5874
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1295 E., 2023/1552 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/2 E., 2022/12 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kadastro tespitine itiraz davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, tescil davası yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kadastro tespitine itiraz davasının reddine, tescil davası yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 24 31... , 2 ve 24 38... parseller ile aralarından geçirilen yolları bir bütün olarak 20 yılı aşkın süredir kullandığını, Hazine adına tespiti yapılan dava konusu taşınmazlar ile aralarında yol bırakılan yerlerin tespitinin iptalini, dava konusu taşınmazların, yolun ve üzerindeki yapıların adına tescilini, beyanlar hanesinde kendisi dışında yapılan tespitlerin düzeltilerek adına kaydına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu 24 31... parsel sayılı taşınmazın öncesinin orman olmadığı, 20-25 yıldır davacı tarafından kullanıldığı, zilyetlikle kazanma şartlarının davacı lehine oluştuğu; 24 31... ve 24 38... parsel sayılı taşınmazlar açısından tarımsal ve fiziksel kullanımın tespit edilmediği, davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı; taşınmazı çevreleyen yolların ve muhdesat ile kullanıcı şerhi tespiti bakımından kadastro çalışmasının mülkiyetin belirlenmesine ilişkin olduğu, bu çalışmalara ilişkin açılan davalarda kullanıcı şerhi verilmesinin mümkün olmadığı, yolların tescili açısından İlk Derece Mahkemesinin görevsiz olduğu, taşınmazların orman ile ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu 24 31... parselin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; 24 31... ve 24 38... parsel sayılı taşınmazların tutanaktaki gibi tapuya tescil edilmek üzere tapu siciline aktarılmasına; dahili davalı ..., ..., ... ve Orman İdaresi bakımından davanın husumet yokluğundan reddine; dava konusu edilen taşınmazlar arasında kalan yolların davacı adına tescil talebi yönünden İlk Derece Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş; hükmün davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazlar arasında kalan yolların tescil talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesinin yerinde olduğu, ..., ... ve Orman İdaresinin tapusuz taşınmazın tescili yönünden yasal hasım olduğu ve ...'in 2 38... parsel sayılı taşınmazın güncelleme tutanağında taşınmazın zilyeti olarak belirtilmesi nedeni ile davaya dahil edildiği hususlarının göz ardı edilerek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı; 24 21... , 2 ve 24 38... parsel sayılı taşınmazların orman yada mera ile ilgisinin olmadığı, taşınmazların bir bütün olarak kullanıldığı, dava konusu 24 31... ve 24 38... parselde hali hazırda ve öncesinde tarımsal faaliyette bulunulmadığı, tarımsal veya diğer amaçlarla ihya ve ıslahının söz konusu olmadığı, 24 31... parsel sayılı taşınmazın hali arazi niteliği taşıdığı, üzerine tarımsal alet ve makinelerinin bırakıldığı, saman yığılan boş alan olarak olduğu gibi kullanılageldiği, 24 38... parselin ise toprak profilinin sığ olması nedeniyle tarımsal üretim için uygun olmadığı, taşınmazın boş alan olduğu, dava konusu 24 31... parsel sayılı taşınmaz üzerinde halihazırda sürülerek, toprak işlemesi yapılarak tarımsal faaliyette bulunulmadığı, sürülerek tarla tarımı yapılacak özellikte olmadığı, taşınmazın büyük bölümünün olduğu gibi kullanılageldiği, bu durumun imar-ihya ve ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazlara ilişkin davanın reddine ve taşınmazlar üzerinde bulunan yapı ile ağaçların davacıya ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmesi gerekirken, dava konusu 24 31... parselin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının kadastro tespitine itiraza ilişkin davasının esastan reddine, 24 31... ve 24 38... parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanağındaki gibi tapuya tesciline; 24 31... parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacıya ait olduğuna dair şerhin beyanlar hanesine yazılmasına; taşınmazlar arasında kalan yolların davacı adına tescili talebi yönünden Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş ve işbu karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.