Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/880 E. 2024/6956 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/880
Karar No
2024/6956
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/411 E., 2020/532 K. DAVA TARİHİ : 27.11.1995 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 17.02.1993-18.03.1993 tarihleri arasında ilan edilen arazi kadastrosu sırasında dava konusu Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü, 120 ada 25 parsel sayılı taşınmaz müteveffa davalı ... adına tarla vasfıyla senetsizden, vergi kaydına dayalı olarak tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre 1992 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmakta olup, dava konusu yer orman sınırları dışında bırakılmıştır. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; davaya konu taşınmaz olan Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü 120 ada 25 parsel sayılı taşınmazın çevresi Devlet ormanı ile çevrili olduğunu, bu niteliği ile taşınmazın kişiler adına tescil edilmesinin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca mümkün olmadığını, öncesinin orman olduğu anlaşılan ağaç ve ağaççıkların sonradan yok olduğunu veya yok edilmiş yerlerin de orman kavramına dahil olduğunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre eğim durumu %12 yi aşan yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıdıklarını, üç yönden orman ile çevrili olmasının da taşınmazın orman bütünlüğünü bozduğunun kabul edildiğini bu nedenlerle dava konusu taşınmazın orman sayılar yerlerden olduğundan davalı adına yapılan tespitin iptali ile tapunun iptaline, taşınmazın orman olarak Hazine adına tapuya tespit ve tescilinin yapılmasını talep etmiştir. Davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin verdiği davanın reddine dair önceki karara karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuş olup, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın tarihsiz memleket haritası ve hava fotoğrafında açık alanda kaldığının bildirildiği ve taşınmazın yerinin memleket haritası üzerinde basitçe gösterildiği, kadastro tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile en eski hava fotoğraflarının incelenmesi ve Mahkemece incelemesi yapılması bakımından 3 orman mühendisi, 1 ziraat mühendisi bilirkişi ve 1 fen bilirkişi ile yeniden keşif yapılarak taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, taşınmazın orman içi açıklık olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; bilirkişilerin sunmuş olduğu raporlar dikkate alındığında ve orman amenajman planı, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınabilir olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın orman sınırları dışında olduğu belirtilmesine rağmen dosya içerisindeki fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere orman bütünlüğünü bozar nitelikte olduğunu ve orman içi açıklık alan olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, orman iddiasından kaynaklı tapu iptali ve tescil davasıdır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/880, K. 2024/6956, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-880-e-2024-6956-k-e5158607557e