Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6560 E. 2025/4895 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6560
- Karar No
- 2025/4895
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1380 E., 2023/1771 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/27 E., 2023/51 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 112 ada 1 parsel sayılı ve 1.170,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, komisyona yapılan itirazın kabulü ile 1.299,19 m² yüzölçümlü olarak arsa vasfıyla edinme sebebinde ... oğlu ...'nın arsa haline getirdiği açıklanarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, dava konusu 112 ada 1 parsel sayılı tescil harici olan taşınmazın bir bölümünün vekil edeni tarafından 30 yıldan fazla bir zamandır kullandığını belirterek, belirtilen yerin vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmında en az 1990 yılından beri davacının tarım aletlerini koymak, bazı dönemlerde sebze ekmek etrafını duvarla çevirmekle taşınmazı sahiplendiği ve ekonomik amaca uygun zilyetlik yoluyla taşınmazın bu kısmını kullandığı, taşınmazın arsa niteliğinde olup köy içi yerleşim alanında bulunması nedeniyle zilyetlikle mülkiyet kazanımı için imar ihyanın gerekmediği, 1988 yılı ile 2009 yılı arasında hava fotoğrafı bulunmadığı, bu hususun davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği, mahalli bilirkişi beyanlarında 1980-1990 yıllarından beri taşınmazın bu kısmında tarım aletlerini koymak suretiyle davacının zilyetliğinde bulunduğunun beyan edildiği, bu nedenlerle taşınmazın bu kısmında 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen kadastro tespit tarihinden geriye doğru en az 20 yıldan beri ekonomik amaca uygun zilyetlik şartının davacı tarafından sağlandığı, (A) harfiyle gösterilen kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerektiği, ayrıca bu kısım içinde yer alan briket duvar davacı tarafından meydana getirilse de bu kısma ilişkin davacı adına tescil hükmü kurulduğundan bütünleyici parça kuralı gereği muhdesat şerhi verilmediği, dava konusu taşınmazın (B) ve (C) harfiyle gösterilen kısmına ilişkin bilirkişi ek raporunda 2009 ve 2013 yılında dava konusu taşınmazın (B) kısmının hali boş arazi olduğu, (C) kısmının ise hali köyün su kuyusu çevresi olarak kullandığı anlaşılan boş arazi olduğunun belirtildiği, her ne kadar mahalli bilirkişiler beyanlarında genel olarak tarımsal alet koyduğunu beyan etmiş olsalar da gerçeğin resmi olan hava fotoğrafına ve bilimsel yöntemlerle hazırlanan ek rapora itibar etmek gerektiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazın (B) kısmının geçmişten günümüze hali boş arazi olduğu, (C) kısmının ise hali köyün su kuyusu çevresi olarak kullandığı anlaşılan boş arazi olduğu, su kuyusunun genel kullanıma ait olduğu, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kadastro tespit tarihinden geriye doğru en az 20 yıldan beri ekonomik amaca uygun zilyetlik şartının davacı tarafından sağlanmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 16.05.2023 tarihli harita mühendisi ... imzalı ek bilirkişi raporu ayırma çapı krokide (A) harfi ile gösterilen 761,69 m² yüzölçümlü kısmının aynı adanın en son parsel numarası verilerek arsa vasfında ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 16.05.2023 tarihli harita mühendisi ... imzalı ek bilirkişi raporu ayırma çapı krokide (B) ve (C) harfi ile gösterilen toplam (537,50 m²) kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla arsa vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dosya içeriği ve toplanan delillere göre İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile (A) ile belirtilen bölüm bakımından davanın kabulüne karar verilmişse de 1987 yılında yapılan kadastro sırasında köy boşluğu olarak bırakılan dava konusu taşınmazın 2009 yılı uydu görüntüsünde beliren şekilde bir kısmına (A ve B bölümlerini ayıracak şekilde) bağlantılı yol geçişini kesecek şekilde duvar çekilmesi ve eşya konulması taşınmazın zilyetlikle kazanımı için yeterli olmadığı gerekçeleri ile istinaf talebinin kabulüne, davacının davasının reddine, ... ilçesi ... Mahallesi 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın komisyon tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 539,70 TL peşin harçlar toplamının onama harcına mahsubu ile kalan 75,70 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.