Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6535 E. 2025/7605 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6535
Karar No
2025/7605
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/26 E., 2023/128 K.

Taraflar arasında görülen genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Kadastro sırasında, ... ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 13... parsel sayılı 10.212,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve kamulaştırma nedeni ile ... Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalılar Hazine ve .... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan ve görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, davalı hale getirilen dava konusu parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, ...'ın davasının reddi ile taşınmazın ... (....) adına tesciline karar verilmiştir. Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 1 13... parsel sayılı taşınmaz olduğunun belirlendiği, bu taşınmazın ise ... Belediye Başkanlığı adına tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince 18.06.2014 tarihli celsede Belediye'ye müzekkere yazılmak sureti ile dosyaya dahil edilmesi sağlanmak istenmiş ise de tespit malikinin belediye olması nedeni ile davanın belediyeye yöneltilmesinin zorunlu olduğunun gözardı edildiği, her ne kadar gerçek hak sahibi olarak .... belirlenip lehine tescil hükmü kurulmuş ise de ....'nun ne sıfatla davada yer aldığının ve tüzel kişiliği olup olmadığının belirlenmediği, taraf koşulunun dava şartı olup bu şart yerine getirilmeden davanın esasına ilişkin hüküm kurulamayacağı belirtilerek; tespit malikine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ ettirilerek davaya dahil ettirilmesi, bu yolla taraf koşulunun sağlanması, belediyenin davaya karşı savunma ve delillerinin sorulup saptanması, belediye ile .... arasında ne gibi bir ilişki bulunduğunun ve adı geçen kuruluşun tüzel kişiliğe sahip olup olmadığının belirlenmesi, bundan sonra tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ...’ın davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline, kadastro sırasında paftasında gösterilmiş bulunan su kuyusu ve binaların ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir. Hükmün, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2017/5575 Esas, 2021/2967 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "dosya kapsamından, dava konusu taşınmaza ilişkin davalı ... tarafından 1995 tarihinde kamulaştırma yapıldığının ve bu kamulaştırma işleminin tamamlandığının, ancak kamulaştırma haritasına ve fen raporuna göre kamulaştırma işleminin dava konusu taşınmazın tamamına ilişkin olmadığının, sözü edilen haritada ihata duvarı ile çevrilen kısma ilişkin olduğunun anlaşıldığı; mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan ve hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda, kamulaştırma haritası ile dava konusu taşınmazın paftasının çakıştırılarak taşınmazın bir kısmının kamulaştırma sınırı dışında kaldığı belirtilmiş ise de anılan raporda mavi renk ile gösterilen kısım ihata duvarı içerisinde kaldığı halde kamulaştırma alanı dışında kalan yer olarak gösterilmiş olmakla dava konusu taşınmazın ne kadar bölümünün kamulaştırıldığı ve özellikle sözü edilen ve mavi renk ile taralı gösterilen kısmın kamulaştırma kapsamında olup olmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğu, zeminde bulunan ihata duvarının kamulaştırma tarihinde zeminde mevcut olup olmadığının ve duvarın yerinde bir değişiklik bulunup bulunmadığının araştırılmadığı belirtilerek, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişi ve inşaat mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve tanıklarından, zeminde bulunan ihata duvarının kamulaştırma tarihinde zeminde mevcut olup olmadığı, duvarın yerinde bir değişiklik bulunup bulunmadığı, zeminde bulunan duvar ile kamulaştırma tarihinde mevcut olan duvarın aynı duvar olup olmadığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, inşaat mühendisi bilirkişisinden, ihata duvarının yapılış tarihi ile sınırlarında değişiklik bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınması, fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir ayrıntılı krokili rapor düzenlemesinin istenilmesi, kamulaştırma sırasında ihata duvarı içerisinde kaldığı anlaşılan kısımların davalı ... adına; ihata duvarı dışında kaldığı anlaşılan kısımların ise davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Bozma ilamına karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 22.02.2022 tarihli ve 2021/16794 Esas, 2022/1461 Karar sayılı ilamında özetle; "İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve dava konusu taşınmazın .... adına tesciline dair verilen 14.08.2014 tarihli hükmün davacı ... vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği halde hükmü temyiz etmediği, hükmün Hazine vekilinin temyizi üzerine tespit maliki ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiği yönüyle bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmakla davalı .... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, 14.08.2014 tarihli hükmün ancak bu hükümden sonra davaya dahil edilen tespit maliki ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine usuli kazanılmış teşkil etmeyeceğinin açık olduğu, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda usuli kazanılmış hakkın ortadan kaldırılması suretiyle taşınmazın bu kez davacı adına tesciline karar verildiği, davalıların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin karar düzeltmeye konu bozma ilamıyla da kamulaştırma sırasında ihata duvarı içerisinde kaldığı anlaşılan kısımların davalı ... adına, ihata duvarı dışında kaldığı anlaşılan kısımların ise davalı tespit maliki ... Büyükşehir Belediyesi adına tapuya tesciline karar verilmesi yönünde hükmün bozulması gerekirken usuli kazanılmış hak sehven gözden kaçırılarak ihata duvarı dışında kaldığı anlaşılan kısımların davacı adına tescili gerektiğinin bozma ilamına yazıldığının karar düzeltme incelemesi sırasında anlaşıldığı" belirtilerek Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2017/5575 Esas, 2021/2997 Karar sayılı bozma ilamının kısmen kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazda bulunan ihata duvarının içinde yer alan kısmın 1995 yılında kamulaştırıldığı, kamulaştırma tarihinden önce 1993 yılında ihata duvarının mevcut olduğunun mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ...'ın açtığı davanın reddine, dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmazın kargir su deposu ve arsası vasfında 23.06.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 871,97 m²lik alanın 1 13... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile yeni parsel numarası verilerek ... adına tapuya tesciline, geriye kalan ve (B) Harfi ile belirtilen 9.340,78 m² yüzölçümlü alanın ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6535, K. 2025/7605, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-6535-e-2025-7605-k-a97757e8fa2c