Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5575 E. 2024/5125 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5575
- Karar No
- 2024/5125
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satışı yapılan taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 33 ada 356 parsel sayılı 3.430,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Selli Könte'nin kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Kanun uyarınca satış suretiyle 30.06.2016 tarihinde davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 33 ada 356 parsel sayılı taşınmazın 260 metrekarelik kısmının davacının kullanımında olduğu halde davalı adına kullanıcı tespiti yapılmasının ve akabinde de davalı adına tescil edilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek, söz konusu taşınmaz bölümü yönünden davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini, mümkün olmaması halinde tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının talep ettiği kısmın davalıya ait parsel içerisinde kaldığı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği üzere, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıs/şahıslar adına tescil edilmelerine esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari işlem olup, Hazinenin satış işlemi ortadan kaldırılmadıkça, başka bir ifade ile idari işlem niteliğindeki Hazinenin satışı idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Dolayısı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz/taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp, üçüncü şahıs/şahıslar adına tescilinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Somut olaya gelince; davacı eldeki davayı 06.06.2018 tarihinde açmış olup dava konusu taşınmazın 30.06.2016 tarihinde davalı ...'e satılarak tapuda adına tescil edilmiştir. Davacı eldeki bu davayı davalıya yapılan satış işleminden sonra açtığına ve dosya kapsamından da idari işlem niteliğindeki satış işleminin idarece geri alındığı ya da idari yargıda iptal edildiği anlaşılamadığına göre, eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası yönünden değerlendirme yapılarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan şekilde gerekçesi değiştirilmek suretiyle 6100 sayılı Kanun'un 370/4 üncü maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.