Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5331 E. 2025/6986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5331
- Karar No
- 2025/6986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1910 E., 2023/763 K.
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi kapsamında yapılan güncelleme çalşmasına itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
16.06.1988 tarihinde yapılan kadastro sırasında, ... ili ... ( ...) ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 472 (yeni 282 66... ) parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiş, 09.11.1988 tarihli komisyon tutanağı ile taşınmaz malikinin Hazine olarak düzeltilmesine, taşınmazın 1983 yılından beri ...'nun kullanımında olduğu ve üzerindeki 2 kargir ev ve ahırın da kendisine ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, bu husus 04.05.1992 tarihli ilave edinme sebebinde de belirtilmiş ve tutanak 19.10.1992 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. 2009 yılında 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosuna esas olmak üzere düzenlenen güncelleme listesi sonucu 05.11.2009 tarihinde tapu kaydının beyanlar hanesine; “Taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, kullanımının davalı ...’ya devrolduğu” şerhi verilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 472 (yeni 282 66... ) parsel numaralı taşınmazın zilyetliğini müvekkili olan davacı ...'un devraldığını ve taşınmazın davacının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davalı ... ve ... adına yapılan hak sahipliği tespitinin iptali ile davacının hak sahibi olduğunun tespiti ve tapu kaydında gösterilmesini talep etmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 472 (yeni 282 66... ) parsel numaralı taşınmazın yaklaşık 300 metrekarelik kısmının zilyetliğini müvekkili olan davacı ...'nun devraldığını ve taşınmazın davacının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, bu kısımda davalı ... ve ... adına yapılan hak sahipliği tespitinin iptali ile davacının hak sahibi olduğunun tespitini ve tapu kaydında gösterilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, Dairemizin 11.05.2022 tarihli ve 2022/1754 Esas, 2022/4418 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "...Dava konusu taşınmazın ilk kadastro tespit tarihi 16.06.1988 olup, buna göre gerek davacı ...’un gerekse davacı ...’nun davasının kadastro sonrası hukuki nedene dayandığı, dolayısıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı, öte yandan; temyiz incelemesi sırasında dosya içerisinde dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun’un Ek-4. maddesi gereğince kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması yapılıp yapılmadığı yönünde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından Dairece dosyanın mahkemesine geri çevrildiği, bunun üzerine dava konusu taşınmazda 2009 yılında güncelleme çalışması yapıldığına dair güncelleme listesinin dosya içerisine konulduğu, o halde; dava, 3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi kapsamında yapılan güncelleme çalışmasına itiraza ilişkin olup, işin esasına girilerek davacılara ait senet ve belgeler de göz önünde bulundurulmak suretiyle tarafların toplanan ve toplanacak tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...dosya kapsamına göre davacı ...’nun davaya konu taşınmazın 300 metrekarelik kısmını devir alıp zilyetliğinde bulundurduğunun 26.06.2015 tarihli keşifte dinlenen taraf tanıkları 02.12.2015 tarihli duruşmada dinlenen tespit bilirkişisi beyanlarından anlaşıldığı, yine diğer davacı ...’un davaya konu taşınmazda kullandığı kısmı hem devir sözleşmeleri hem 09.06.2002 tarihli davalı ...’nun imzaladığı belge, belge tanığı ... ’un keşifteki beyanları yine keşifte dinlenen davacı tanıkları ile duruşmada dinlenen tespit bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, zilyetliğin de devir alındığı, davalı ...’nın da 09.11.2016 tarihli duruşmada davacı ...’nun evinin bir miktar kendi tarafına geçtiği buna bir diyeceği olmadığı ancak tespit tarihinden bu güne kadar taşınmazı kendi zilyetliğinde olduğunu belirttiği, içinde olduğunu belirttiği kiracının da keşifte; iki yıldır kiracı olduğunu söylediği özetle tüm dosya kapsamına göre kullanım kadastrosu davalı ... adına yapılan taşınmazın bu tarihten sonra davacılara satılıp zilyetliğinin devralındığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan güncelleme çalışmasının iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine 300 metrekarelik kısmının ...’nun kullanımında olduğunun yazılmasına, yine bu kısımdaki evin bu davacıya ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine, kalan 2.608,01 metrekarenin davacı ... kullanımında olduğunun yazılmasına, yine tapuda yazan bu yer üzerindeki iki adet ev ve ahırın davalı ...’na aittir şerhinin silinmesine ve yerine 2.608,01 metrekarelik kısımdaki iki adet ev ve iki ahırın davacı ...’a ait olduğunun yazılmasına, 23.05.2023 tarihli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş ve işbu karar, davalılar ... vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince hüküm kurulurken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, hangi parsele ilişkin hüküm kurulduğunun belirtilmemiş olması ve bilirkişi raporundaki harflendirmelere atıf yapılmadan hüküm kurulmuş olması isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (1) numaralı bendinde yer alan "asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve ...’nun açtığı davaların kabulü ile ... İli ... İlçesi ... Köyünde" ifadesinden sonra gelen kısmın cümleden çıkartılarak yerine "bulunan dava konusu 472 (yeni 282 66... ) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan, kullanımının ...'ya devrolunduğu ve üzerindeki 2 adet kargir ev ve ahırın ...'na ait olduğuna dair şerhlerin iptali ile beyanlar hanesine, taşınmazın 23.05.2023 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide (B) harfi ile gösterilen 300 metrekarelik kısmının davacı ...’nun kullanımında olduğu ve bu kısımdaki evin ...'na ait olduğu, geriye kalan ve (A) harfi ile gösterilen 2.608,01 metrekarelik kısmın davacı ...'un kullanımında olduğu ve bu kısım üzerindeki iki adet ev ve iki ahırın ...’a ait olduğu şerhinin yazılmasına, fen bilirkişisi ...'e ait 23.05.2023 tarihli raporun kararın eki sayılmasına" ifadesinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.