Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/526 E. 2024/5395 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/526
Karar No
2024/5395
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro tespitine itiraz KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Ağrı ili Merkez ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 106 ada 44, 116 ada 100 ve 120 ada 11 parsel sayılı sırasıyla 29.952,15 , 19.978,22 ve 1.680,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan tapu kayıtları nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve adına tescilini istemiştir.

Davalı ... vekili; taşınmazların Hazineye ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceğinin öngörüldüğü, dosya içerisinde bulunan ve davacı adına aynı çalışma alanı içinde belgesizden tespiti yapılan taşınmazlara ait tapu kayıtları incelendiğinde, davacı adına toplam 62.657,28 metrekare yüzölçümlü taşınmazın tespit ve tescil edildiği, davaya konu parsellerle birlikte değerlendirildiğinde 100 dönüm limiti aşılacağından; Mahkemece, çekişmeli taşınmazlardan davacıya tercih hakkı kullandırılmak suretiyle, davacı tarafından tercih edilecek parsel ve taşınmaz bölümünden 100 dönüme tamamlanacak şekilde ifraz edilerek davacı adına tesciline, limiti aşan miktar yönünden ise davanın reddine ve tespit gibi davalı ... adına tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas olan tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığı, tapu kayıtlarının oluşum tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, ancak davacının aynı çalışma alanında belgesiz zilyetliğe dayalı olarak edinebileceği taşınmaz mal miktarı olan 100 dönüm limiti aşılacağından davacıya tercih hakkı kullandırıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 116 ada 100 ve 120 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar ve 106 ada 44 parsel sayılı taşınmazın 05.09.2022 tarihli ek fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 15.683,59 metrekarelik bölümünün davacı ... adına; aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısım dışındaki bölümün 106 ada 44 parsel numarasıyla tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/526, K. 2024/5395, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-526-e-2024-5395-k-e40d1e884968