Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5251 E. 2025/2257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5251
- Karar No
- 2025/2257
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :...Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2023/229K.. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki komisyon kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup; hükmün, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul ili ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 33..... parsel sayılı taşınmaz 230 metrekare yüzölçümünde taşınmaz bahçeli kargir ev vasfında ..... adına "tamamı orman sınırları dışına Hazine lehine çıkartılmıştır" beyanı ve vakıf şerhi ile tapuda kayıtlıdır.
Davacı ... vekili 56 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman dışına çıkarma işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve üzerindeki şerhlerin terkinini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.10.2010 tarihli ve 2010/8655 Esas, 2010/12630 Karar sayılı ilamında özetle “tapu kayıt maliki davalının dava tarihinden önce öldüğü anlaşıldığından mirasçılarına dava açmak için önel verilmesi ve açılacak davaların birleştirilmesi, açılmaması halinde diğer davalılar yönünden davaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi”gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davaya devam olunmuş, Orman İdaresinin davalı ... mirasçıları aleyhine açtığı dava birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair karar davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/3551 Esas, 2020/5841 Karar sayılı ilamıyla; "... Mahkemece taşınmazın 1943 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan Orman tahdidinin dışında olduğu, 1977 yılında 1744 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışmalarda hatalı aplikasyon yapıldığı taşınmazın orman niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, taşınmazın ilk tahdit ve aplikasyondaki durumu aplikasyonun tahdide aykırı olamayacağı ve tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği de düşünülerek denetlemeye elverişli rapor alınarak karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.