Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5056 E. 2025/1926 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5056
Karar No
2025/1926
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1492 E., 2023/978 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/87 E., 2021/421 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede ilk tesis kadastro çalışmaları 509 sayılı Tapulama Kanununa göre 1964 yılında yapılıp kesinleşmiştir. İlk Orman Kadastro çalışmaları ise 1970 yılında 6831 sayılı Orman Kanununa göre yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmaları 2018 yılında yapılmıştır. Dava konusu Uşak ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan kök 2988 sayılı taşınmaz 16.06.1997 tarihinde tarla niteliğiyle ihdasen Maliye Hazinesi adına tescil edilmiştir. Daha sonra dava konusu 2995 parsel 28.10.1998 tarihli ifraz işlemiyle davalı ... adına tescil edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a madde çalışmalarında 302 ada 18 parsel numarası verilerek 29.231,84 metrekare yüzölçümü ile tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Uşak ili Merkez ilçesi ... köyünde 302 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 03020146, OTS63/3, OTS63/2, 03020104, OTSA65/3, OTSA65/2, 03020123 noktaları ile koordinatlandırılmış bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle tapu kaydının iptali ile tapu üzerinde aleyhlerine durum teşkil edecek her türlü haciz ve ipoteklerin kaldırılarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerine ilgili mevzuat gereğince ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Mahkememizce mahallinde keşif yapıldığı ve harita ve orman mühendisi bilirkişilerin müşterek raporundan anlaşıldığı üzere; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uygulaması ile yenileme çalışmalarının 13.02.2018 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, ilk orman tahdidinin 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre yapıldığı ve 1970 yılında kesinleştiği, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmalarının ise 2018 yılında yapılıp kesinleştiği, 302 ada 18 parselin davaya konu olan (A) harfi ile gösterilen alanının 13899,55 metrekare olduğu, bu alanın orman vasfını taşıdığı için 2/B madde uygulamasına konu edilmeyerek kesinleşen orman tahdidinin içerisinde kaldığı, söz konusu alanın orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesinde 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun'un (2924 sayılı Kanun) 3. madde hükümlerine göre yasal zorunluluğun bulunduğu ve herhangi bir süreye bağlı kalmadan açılacak dava sonucu iptal edilebileceği, öncesi orman olan taşınmazların başkası adına tescilinin bu taşınmazın kamu malı olma niteliğini değiştirmeyeceği" gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 13899,55 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı düzenlendiğini ve Mahkemece hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede genel olarak tarımsal amaç için kullanılan tarlalar bulunduğunu, orman sınırları içerisinde kalmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın davasının hakdüşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu ve aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili İdarenin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, istinaf incelemesi sonunda kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; "302 ada 18 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen bilirkişi raporunda (A) (13.899,55 m²) harfi ile gösterilen bölümünün bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi, en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarının incelenmesinde orman niteliğinde olduğu, bölgede yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve fiilen de orman niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olduğundan" davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf istemindeki gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5056, K. 2025/1926, T. 10.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-5056-e-2025-1926-k-7fda60d316fd