Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4828 E. 2024/5621 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4828
Karar No
2024/5621
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/18 E., 2023/68 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı tespiti davasına dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Mülhak vekili tarafından duruşmasız olarak da davalı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.09.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı Mülhak Vakıf vekili Avukat ... ile davalı ... vekili ... geldiler, başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.10.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacılar ... ile ...'in Diyarbakır'da kurulu Mülhak Örfioğlu Şeyh Saadettini Cübbavi (Şeyh ... bin seyyid Şeyh Numan) Vakfı’nın (942 H. -1535 M.) vakıf evladı oldukları ile galleye müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacıların Örfioğlu Vakfının vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiş, galle fazlasına müstehik vakıf evlatları oldukları yönünde olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış, tavzih kararı adı altında galle fazlası ile tevliyete ehil evlat oldukları hükme eklenmiş, itiraz sonucu ise daha sonra hükme eklenen kısımların kaldırılmasına karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vakıf ile ... vekilleri tarafından, tavzih kararının kaldırılmasına dair 16.06.2016 tarihli ek karar yönünden ise davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.11.2017 tarihli ve 2017/3092 Esas, 2017/15723 Karar sayılı ilamı ile; dava dilekçesinde iki ayrı talebin mevcut olduğu, bunlardan ilkinin; davacıların vakıf evladı olduklarının tespiti, ikincisinin ise; davacıların vakfın galle fazlasını almaya müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti olduğu, tevliyete dair dava dilekçesinde herhangi bir istem mevcut olmadığı, Mahkeme kararının gerekçe kısmında; "...davacıların batın şartının gerçekleştiği ve davalı vakfın evladı ve galleye fazlasını almaya hak kazandıkları kanaatine varılmış ve davacılar tarafından açılan davanın kabulü ile davacılarınnın mülhak Örfioğlu Şeyh Saadetini Cebbavi Vakfının tevliyete ehil ve galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş..." şeklinde gerekçe yazılmasına rağmen hüküm fıkrasında ise; davanın kabulü ile davacıların Örfioğlu Vakfının evlatları olduğunun tespitine karar verildiği, bu şekilde dava dilekçesindeki istem, mahkeme kararının hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki meydana getirildiği, böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine yönelik Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunca 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayıyla karar verildiği, Mahkemece hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verildiği anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2 nci maddesine aykırı kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme, 14.11.2016 tarihinde vefat eden davacı ... mirasçıları dahili davacı sıfatı ile davaya dahil edilmiş ve bozma ilamına uyularak yeniden yaptığı yargılama sonucunda; davacı ... ile (müteveffa davacı) ... ...'in babaları ... ...'in babası ...'in (davacıların dedesi) o zamanki vakıf evladı ...'in kardeşi hem de o zamanki mütevelli ... ... ...'in babası Şeyh ...'in kardeşi olduğunun alınan 18.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi dosya içine alınan Diyarbakır 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/2787 Esas 2012/1255 Karar sayılı ......'e ait mirasçılık belgesinden ve bu dosyada yer alan nüfus kayıtlarından anlaşıldığı, Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 1982/681 Esas sayılı dosyasında Şeyh ... ile ...'in kardeş ve vakıf evladı olduklarının tespit edildiği, yine Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 1944/391-202 sayılı kararı incelendiğinde davacının ..., davalının ise Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğü olduğu davanın ise vakfın gale fazlasına Müstehak evlat olduğu ve davanın kabulü ile ...'in vakıf evladı olduğunun tesbitine karar verilmiş olduğu, davacıların dedesi ...'in de ...'in kardeşi olduğu dolayısıyla davacıların vakfedenle aynı soydan geldiklerinin tespit edildiği, bu açıklamalar ışığında, davacı ... ve davacı ... çocuklarının Örfioğlu Şeyh Saadettini Cebbavi Vakfı'nın evladı olduğu sonucuna varıldığı; Vakıflar Genel Müdürlüğünün 15.10.2020 tarihli yazısı ile dosyaya eklenen mevcut vakıf evlatlarının listesi incelendiğinde davacı ...'in babası ... ... ile aynı batında olan ..., ..., ..., ..., ..., ...'in galleye müstahak evlat oldukları ve sağ oldukları, Vakfiyedeki "batın şartı" ve isimleri sayılan üst batındaki evlatlar göz önüne alındığında, davacı ... ve davacı ... çocuklarının batın şartını sağlayamadıklarından galleye müstahak evlat olamayacakları gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile "davacılar; ... ...'in, ...'in, ... 'in, ...'in, ...'in, ...'ın, ...'ın, ...'in davalı Mülhak Şeyh Saaddedin Cübbavi Örfizade Eş Şeyh Es Seyyid El Hüseyni El Amidi ... Bin Numan Vakfının evladı olduğunun tespitine, davacıların galle fazlasına müstahak olamayacağı anlaşıldığından buna yönelik talebin reddine" karar verilmiştir. Davanın kısmen kabul kararına karşı davacılar vekili, davalı Mülhak Vakıf vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; galle fazlası için vakfiyede batın şartının öngörülmediği, batın şartı kabul edilse dahi ön batında yaşayan kimsenin olmadığı; Davalı Mülhak Vakıf vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde; davacıların vakfeden ile soybağlarını nüfus kayıtları ile ispat etmeleri gerektiği, açıklanan ve resen gözetilecek sebeplerle, Davalı VGM vekili temyiz dilekçesinde; vakfiyelerde batın şartı olduğu, davacıların vakıf evladı oldukları hususunun ispat edilemediği, arz edilen ve resen gözetilecek sebeplerle, Mahkeme kararının bozulmasını istemişlerdir. İddianın ileri sürülüş şekline göre dava; davacıların mülhak vakıf olan Diyarbakır'da kurulu Örfioğlu Şeyh Saadettini Cübbavi (Şeyh ... bin seyyid Şeyh Numan) Vakfı’nın (942 H. -1535 M.) vakıf evladı oldukları ile galleye müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davacı ... hakkında verilen karar yönünden; Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili, davalı Mülhak Vakıf vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davacı ... mirasçıları hakkında verilen karar yönünden; Her dava, açıldığı tarihteki maddi vakıalara göre değerlendirilir. Ancak yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde Mahkemece, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekir. Galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalar, şahsa bağlı davalardan olup, davanın bu niteliği gereği dava konusu talebin mirasçılara intikal etmeyeceğinden, mirasçıların vakfın galle fazlasından yararlanmaya yönelik bir talepleri var ise kendi adlarına galle fazlasına müstehak vakıf evladı istemli dava açmaları gerekir. Somut olayda, davacı ...'in dava açıldıktan sonra 14.11.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığına göre, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken usulüne uygun harçlandırılarak kendi adlarına dava açmamış mirasçılar ... ve arkadaşları hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Davacı ... hakkında verilen karara yönelik olarak davacılar vekili, davalı Mülhak Vakıf ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Davacı ... mirasçıları hakkında verilen karar yönünden davalı Mülhak Vakıf ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4828, K. 2024/5621, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-4828-e-2024-5621-k-0b8b434e9320