Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4608 E. 2025/7467 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4608
- Karar No
- 2025/7467
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2008/2 E., 2021/23 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Niğde ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 3590, 3986, 4378, 4379, 4624, 5478, 5577, 5658, 5661, 6084, 6112, 6115, 6120, 6156, 6189, 61 90... parsel sayılı muhtelif yözölçümdeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılarak tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... vekilinin, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tescil davasında, davaya konu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yargılaya devam edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.07.2008 tarihli ve 2008/1578 Esas, 2008/3179 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... öncelikle dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 47 53... sayılı Kanunlar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının İl Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Kanun uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının Mülki Amirlikten ayrı ayrı sorulup saptanması, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgelerin yerinden getirtilmesi, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu belde yada köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen elemanı ve uzman ziraatçi bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, öncelikle aktarılan davanın dayanağı dava dilekçesinin yerel bilirkişiye okunması dilekçede sözü edilen taşınmazların yerel bilirkişiye arz üzerinde ayrı ayrı göstertilmesi, geniş kapsamlı kadastro paftası yerel bilirkişinin gösterdiği taşınmazlara ablike edilerek aktarılan davanın konusu ve kapsamının belirlenmesi, bundan sonra mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanması, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınması, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak taşınmazların mera olup olmadığı yolunda tutanak bilirkişilerinden de ayrıntılı, gerekçeli, olaylara dayalı bilgiler alınması, daha sonra dayanılan mülkiyet belgesi sayılmayan ve zilyetlikle birleşmedikçe değer verilmesi hukuken olanaksız olan vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerlerine ayrı ayrı uygulanarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamlarının belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde çelişkinin duraksamasız giderilmesi, taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu saptandığı takdirde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımadığı gibi meralar için oluşturulan vergi kayıtlarının da hukuksal bir değer taşımadığının gözönünde tutulması, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazların bizzat Mahkemece görülüp gözlenmesi, taşınmazların fiziksel yapısı meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğunun ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmesi, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısının mukayese edilmesi, komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamış ise tutanakları içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parseller yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiğinin incelenmesi, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmesi, dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınması, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye ve uzman ziraatçi bilirkişiden ise Mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini aynen yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu 4378, 43 79... parsel sayılı taşınmazlara ait uygulaması yapılan 156/745 tahrir nolu vergi kaydının taşınmazları kapsadığı, taşınmazların genişlemeye müsait olmadığı, çevresinde şahıs taşınmazlarının bulunduğu, vergi kayıtlarında adı geçen vergi kayıt sahibinin kök bayii olduğu, taşınmazların 09.06.1958 tarihli senet ile %60 ..., %40 oranında ...'a satıldığı, tespit tarihine kadar kullanımına ara verilmediği, ziraat bilirkişisince taşınmazların tarım arazisi olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, dava konusu 6190 parsel sayılı taşınmaza 732/339 tahrir nolu vergi kaydının uyduğu, vergi kayıtlarında adı geçen vergi kayıt sahibinin 05.11.1953 tarihli senedin bayii olduğu, bu senet uygulaması ile taşınmazların senet kapsamında bulunduğu, %60 ..., %40 oranında ....'a satıldığı tespit tarihine kadar kullanımına ara verilmediği, ziraat bilirkişisince taşınmazların tarım arazisi olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, dava konusu 3590, 3986, 5658, 5661, 60 84... parsel sayılı taşınmazların genişlemeye müsait olmadığı, çevresinde şahıs taşınmazlarının bulunduğu, taşınmazların noter senetleri ile %60 ..., %40 oranında ...'a satıldığı, taşınmazların tespit tarihine kadar kullanımına ara verilmediği, ziraat bilirkişisince taşınmazların tarım arazisi olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, 60 84... sayılı taşınmazlar yönünden miktar kısıtlanmasına tabi olduğu değerlendirilerek ifraz haritası düzenletildiği, dava konusu 6112 parselin .... Gezici Toprak Mahkemesinin 1954/15 Esas sayılı dosyasına konu edildiği işbu dosya ile senet bayiinin kullanımında olduğunun yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, 60 84... parsele ilişkin senedin arka yüzünün incelenmesinde 22.12.1963 tarihinde ....'ın % 40 hissesini ...'na devir ve temlik ettiğinin görüldüğü, dava konusu 54 78... parsel numaralı taşınmazların kadim mera olduğu ve meraların zilyetlikle edinilemeyeceği, dava konusu 6203 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının incelenmesinde 6190 parsel sayılı taşınmaza uygulanan ve üç hududu mera okuyan 732/339 tahrir nolu vergi kaydının miktar fazlası olarak mera tespitinin yapıldığı, 11.06.1981 tarihli keşifte mahalli bilirkişi ... 'nın taşınmazların satıcılarının kardeşi olduğunu, kaydın, doğu, batı ve güneyinin eskiden mera olup doğuda meranın halen mevcut olduğunu, batıdaki kendi yerinin de meradan sürme olduğunu, güneydeki yerin de aynı durumda olduğunu beyan ettiği, bu beyanın Mahkemece yapılan keşifte de mahalli bilirkişler tarafından doğrulandığı, dava konusu 62 03... parsellerin vergi kaydına bağlı 6190 parselin güney kısmında bulunan parseller olduğu parsellerin mücavir sınırlarında Hazineye ait ve hali hazırda mera parsellerinin bulunduğu taşınmazların mahallinde yapılan keşifte taşınmazların dalgalı şekilde bulunduğu üzerlerinde doğal yapay bir sınır bulunmadığı birbirine benzer yapıya sahip oldukları dikkate alındığında bu parsellerin meradan açılmış olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu 61 56... parsellerin keşifte, düz bir zeminde bulunduğu, hali hazırda mücavir sınırlarında bulunan mera ve Hazine parsellerinin şahıslar tarafından kullanılageldiği araziler bütün olarak değerlendirilğinde ayırıcı unsur bulunmadığının gözlendiği, kuzeyinde bulunan 6121 parselin vergi kaydına istinaden tescil gördüğü 337/729 tahrir sayılı vergi kaydının doğu, batı ve güney hududunu mera okuduğu aynı vergi kaydının 61 25... parsele tatbik edilerek 61 63... parsellerin 337/729 vergi kaydı fazlası olarak mera olarak sınırlandırıldığı, 6117 parselin zilyedine 6164 parselin miktar fazlası olarak Hazineye bırakıldığı, 6126 parselin batı hududunun mera okuduğu, yine mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişinin büyüklerinden duyduğu kadarıyla bu bölgede çok az tarla bulunduğu, çoğu parselin meradan açıldığı şeklinde beyanda bulunduğu ancak dava konusu parsellerin meradan açılıp açılmadığını bilmediğini beyan ettiği, diğer bilirkişilerin ise parsellerin öncesinin ne olduğunu bilmediklerini, 1955 yılı sonrası için tarla olarak kullanıldığı yönünde beyanda bulundukları, komşu parsellere uygulanan vergi kaydının 1936 tarihli oluşu ve vergi kaydı hudutlarının mera okuması nedeniyle hudutlarına itibar etmek gerektiği" gerekçesiyle temyize konu davacı ... ve ...'nın davasının kısmen kabulüne, dava konusu 4378 parselin tespit tutanağının 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 83.559,71 m² miktarından; 50.135,83 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 33.423.88 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 4379 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 20.000,00 m² miktarından; 12.000,00 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 8.000,00 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 4624 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 68.602,02 m² miktarından; 41.161,21 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 27.440,81 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 6190 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 60.696,79 m² miktarından; 36.418,07 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 24.278,72 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 6112 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 61.942,11 m² ile karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 6084 parselin fen bilirkişilerince sunulan 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 169.139,80 miktarından (19.sayfa) EK-18 ifraz haritasında kırmızı ile taralı (A) harfi ile belirtilen bölümün 100.000,00 m² miktarı ile karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında doldurularak aynı parsel numarasıyla tarla vasfıyla tapuya tesciline, aynı haritada yeşil renk ile taralı (B) harfi ile 69.139,80 m² belirtilen bölümün tefriki ile taşınmazın bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu 6115 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 171.802,20 m² miktarından (20.sayfa) EK-19 ifraz haritasında yeşil ile taralı (B) harfi ile belirtilen bölümün 168.720,88 m² miktarından; 100.000,00 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 68.720,88 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurularak aynı parsel numarasıyla tarla vasfıyla tapuya tesciline, aynı haritada kırmızı renk ile taralı (A) harfi ile belirtilen 3.081,32 m² belirtilen bölümün tefriki ile taşınmazın bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu 3590 parselin tespit tutanağının; 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 20.000,00 m² miktarından; 12.000,00 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 8.000,00 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 3986 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 94.784,89 m² miktarından; 56.870,93 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 37.913,96 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 5661 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 43.313,89 m² miktarından; 25.988,33 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 17.325,56 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 5658 parselin tespit tutanağının, 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan 165.617.63 m² miktarından; 99.370,58 m² (%60) sinin karara ekli Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/877 Esas, 2017/871 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nun mirasçıları adına payları oranında, 66.647,05 m² (%40) sinin, karara ekli Aksaray Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/42 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen muris ...'nın mirasçılarının payları oranında doldurulması ve tarla vasfıyla tapuya tesciline, dava konusu 5478, 5577, 6156, 6120, 61 89... parsellerin 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan miktarları ile mera olarak sınırlandırılması ile özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 3590, 3986, 4378, 4379, 4624, 5478, 5577, 5658, 5661, 6084, 6112, 6115, 6120, 6156, 61 89... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili ve davalı .... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 6190 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 6190 parsel sayılı taşınmazın yazılı olduğu şekilde davacı ... ve ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. Ancak; dava konusu 6190 parsel sayılı taşınmazın, İlk Derece Mahkemesi'nin 29.11.2005 tarihli önceki kararı ile mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verildiği ve bu kararın davacı şahıslar tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesinin önceki kararı ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen dava konusu 6190 parsel sayılı taşınmaz hakkında yeniden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması isabetsiz ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 3590, 3986, 4378, 4379, 4624, 5478, 5577, 5658, 5661, 6084, 6112, 6115, 6120, 6156, 61 89... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 6190 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. fıkrasının (d) bendinin hükümden çıkartılarak, diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine, (m) bendinde yer alan "Aksaray ili .... ilçesi .... mevki" ifadesinden sonra "6203 parselin 17.06.2021 tarihli ek raporda bilirkişiler tarafından hesaplanan miktarı ile mera olarak sınırlandırılması ve özel siciline kaydına" ifadesinden önce gelmek üzere "6190 parsel ve" ifadesinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.