Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4208 E. 2025/7367 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4208
- Karar No
- 2025/7367
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/27 E., 2023/54 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından vekalet ücreti, davalı Hazine vekili tarafından esasa yönelik temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışması sırasında, .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 1 14... , 10, 17, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 42, 43, 47, 48, 49, 51, 58, 59, 63, 69... parsel sayılı sırasıyla 19.379,96, 68.425,19, 5.751,82, 35.590,45, 79.738, 63.986,55, 52.485,37, 25.536,47, 9.650,47, 21.703,43, 74.904,89, 20.677, 16.470,57, 28.712,72, 42,786,06, 46.566,10, 21.905,05, 28.468,49, 70.541,46, 42.433,86, 34.578,17, 74.990,70, 59.939,33, 66.763,97, 114.138,82, 163,226,43, 71.285,33, 7.665,69, 140.696,75, 5.423,58, 20.946,86, 5.550,0 07... .698,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "Dava konusu 1 04... , 1 14... , 1 14... parsel sayılı taşınmazlar hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı açıklanarak Mahkemece bu taşınmazlar hakkında sicil oluşturulmamasının isabetsiz oduğu" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu taşınmazların tespitine dayanak yapılan ve toprak tevzii komisyonu tarafından Hazine adına oluşturulan tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 46/1. maddesi gereği yapılan araştırma ile; 1 14... , 10, 17, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 42, 43,47, 48, 49, 51, 58, 59, 63, 69... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; 1955 yılı hava fotoğrafında taşınmazların tamamının bir bütün halinde sürülü olduğu, tarımsal faaliyetin bulunduğu, 1963 yılı hava fotoğrafında ise tüm taşınmazların sürülü olduğu, tarımsal faaliyetin bulunduğunun tespit edildiği, keşif esnasında dinlenen mahalli/tespit bilirkişileri taşınmazların davacılar ve murisleri tarafından 60 yıldan fazla süredir tarla olarak kullanıldığını, taşınmazların mera ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiklerini, üzerlerinde herhangi bir mera bitkisinin bulunmadığını, 1955 yılından beri tarımsal faaliyet yürütülen taşınmazların mutlak kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, keşif esnasında dinlenen bilirkişiler de 19 44... yılları arasında davacıların zilyetliğinin bulunduğuna dair beyanda bulunmaları karşısında Hazine adına oluşan tapu kaydının davacılar lehine hükmünü kaybettiği, dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden; keşif esnasında dinlenen mahalli/tespit bilirkişileri taşınmazın ilk zilyedinin ...ile ... ..... olduğu, 1975 yılında taşınmazı davacı ...'ın babası...'ın satın aldığını, muris...'ın 20 sene evvel vefat etmeden önce taşınmazı davacı ...'a bıraktığı, taşınmaz üzerinde ...'ın zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın mera ile ilgisinin bulunmadığını belirttikleri anlaşılmakla; yukarıdaki açıklamalara atıf yapılmak suretiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine; davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden; keşif esnasında dinlenen mahalli/tespit bilirkişileri taşınmaz üzerinde davacı ... ve murislerinin zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın ilk zilyedinin davacı ...'nın murisi... olduğu, muris...'ın 40 yıl evvel vefat etmeden önce taşınmazı davacı ...'ya bıraktığını, taşınmazın mera ile bir ilgisinin bulunmadığını belirttikleri anlaşılmakla; yukarıdaki açıklamalara atıf yapılmak suretiyle; davacı ... tarafından açılan davanın reddine; davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden; keşif esnasında dinlenen mahalli/tespit bilirkişileri taşınmaz üzerinde davacı ... ve murislerinin zilyetliğinin bulunmadığını taşınmazın ilk zilyedinin davacı ...'ın murisi ... olduğu, muris ...'nın vefat etmeden önce taşınmazı oğlu ....'a bıraktığını, ...'nın ise 8 yıl evvel vefat etmeden önce taşınmazı .... ve ...'a bıraktığını, taşınmazın mera ile bir ilgisinin bulunmadığını belirttikleri anlaşılmakla; yukarıdaki açıklamalara atıf yapılmak suretiyle davacı ... tarafından açılan davanın reddine; davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaz yönünden, keşif esnasında dinlenen mahalli/tespit bilirkişileri taşınmaz üzerinde davacı ..., ... ve ... ve murislerinin zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın ilk zilyedinin ...ile ... ..... olduğu, 1975 yılında taşınmazı davacı ...'ın babası...'ın satın aldığını, muris...'ın 20 sene evvel vefat etmeden önce taşınmazı davacı ...'a bıraktığı, taşınmazın mera ile ilgisinin bulunmadığını belirttikleri anlaşılmakla; yukarıdaki açıklamalara atıf yapılmak suretiyle davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine; davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği" gerekçesiyle dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ...., 1 14... ve 27 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ..., 1 14... ve 32 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 1/3 hisse ile davacılar ..., ... ve ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... , 58, 59... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1/6'şar hisse ile ..., ..., ..., ..., ... ve ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... , 25... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı ...., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... , 47... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..... , 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ..., 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından vekalet ücreti, davalı .... vekili tarafından esasa yönelik temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazların 1964 yılında 4753 sayılı Kanun ile Hazine adına oluşturulan tapu kaydı kapsamında kaldığı Mahkemece tespit edilmiş olup bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, Hazine adına tapu kaydının oluşmasından önce davacılar lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 3402 sayılı Kanun'un 46/1. maddesi "4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar bu Kanun hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil olunur." hükmünü içermektedir. Buna göre, 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazların, öncesi itibariyle özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunması ve tescil tarihi itibariyle zilyetleri yararına 3402 sayılı Kanun uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılması halinde zilyetleri adına tescil edilmeleri gerekmektedir. Diğer taraftan tespite esas tapu kaydının oluşumuna esas belirtme tutanağında dava konusu taşınmazların mera-hali araziden kazanıldığından bahisle oluşturulduğu dikkate alındığında davacılar lehine 3402 sayılı Kanun'nun 46. maddesinde yazılı koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından usulüne uygun mera araştırması yapılması gerekir. Ancak; İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olup, dava konusu 1 14... sayılı parsel, toprak tevzi komisyonunun 74 sayılı ve kadastronun 1 14... sayılı parseli; dava konusu 1 14... ve 69 sayılı parseller, toprak tevzi komisyonunun 74 sayılı ve kadastronun 1 14... sayılı parsellerine; yine dava konusu 1 14... sayılı parsel, toprak tevzinin 77 sayılı ve kadastronun 1 14... sayılı mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılan taşınmazlar ile çevrili bulunduğu halde, bu taşınmazlar ve tüm dava konusu taşınmazlar yönünden ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi, komşu meranın devamı niteliğinde olup olmadıkları, mera ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirtmelik tutanağı içeriğini de açıklar nitelikte rapor alınmamış; yine söz konusu hususların tespiti amacıyla hava fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yapılması zorunlu olduğu halde bu hususa riayet edilmemiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilemez. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/Mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmazların tespitine esas alınan tevzi tapusunun oluşum tarihi olan 1964 yılından15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, dava konusu taşınmazlara komşu olan 1 14... , 75... parsel sayılı taşınmazların 4753 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışma sonucunda mera olarak tahsis edildiği anlaşıldığına göre, komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanak belgeler (toprak tevzi haritaları) celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, davada menfaati bulunmayan, yöreyi iyi bilen, tespite esas tapu kaydının oluşum tarihi olan 1964 yılından önceki 20 yıllık zilyetlik süresini bilebilecek elverdiğince yaşlı ve yansız, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından ayrı ayrı seçilecek üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, zilyetlik tanıkları ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında, taşınmazların öncesinin zilyetlik yolu ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının belirlenmesine çalışılmalı, bu kapsamda dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazların öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin mera, yayla gibi özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olup olmadığı hususları sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, toprak tevzi komisyonu evrakı ve haritası mahallinde uygulanmalı; bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve dayanakları olan belgelerle denetlenmeli, bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazları değişik yönlerden gösteren fotoğrafları da eklenmek suretiyle taşınmazların niteliğini, toprak yapısını, zirai durumunu üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, imar-ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmalı, komşusunda mera taşınmazı bulunan dava konusu taşınmazlar yönünden ayrıca komşu meranın devamı niteliğinde olup olmadıkları, mera ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklar rapor alınmalı; fen bilirkişisine, yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar ile uzman bilirkişilerce gösterilen bölümlerin işaretlendiği; kadastro paftası ile toprak tevzii paftasının ölçekleri çakıştırılmak sureti ile hazırlanmış ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı, bu kapsamda dava konusu taşınmazlara komşu olan 1 14... , 75... parsel sayılı taşınmazların niteliği de göz önünde bulundurularak toprak tevzi komisyonunca hazırlanan norm kararları ile söz konusu meralar ile dava konusu taşınmazların kadim veya tahsisli mera olup olmadığı araştırılmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, dava konusu taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma neticesinde taşınmazların toprak tevzi çalışmasından öncesinde kadim mera olduğunun anlaşılması halinde, kadim meraların zilyetlikle kazanılamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli; ancak kadim mera olmamakla birlikte toprak tevzi komisyonunca hazırlanan mera tahsis haritasının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de, az yukarıda açıklandığı üzere 3402 sayılı Kanun'un 46/1. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, 3402 sayılı Kanun’un 46/1 ve 14. maddesinde öngörülen zilyetlik yoluyla belgesizden edinilebilecek 40-100 dönümlük miktar sınırlaması da dikkate alınmak suretiyle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan, davacı ..., 30.05.2007 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu 1 14... parsel sayıl taşınmazın 2/3 payının adına tescili istemiyle dava açtığı halde İlk Derece Mahkemesince talebi aşar nitelikte taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verildiği; ayrıca İlk Derece Mahkemesince önceki tarihli kararla davacı ...'ın davası hakkında, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 43.709,25 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı adına, kalan kısmın Hazine adına tesciline karar verildiği, bu kararın yalnızca Hazine tarafından temyiz edildiği halde, temyize konu kararda bu kez taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verildiği; davacı ...'ın önceki tarihli kararda fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 6.003,26 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı adına, kalan kısmın Hazine adına tesciline karar verildiği, bu kararın yalnızca Hazine tarafından temyiz edildiği halde, temyize konu kararda bu kez taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verildiği; davacılar ..., ... ve ...'ın dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmaza birlikte dava açtıkları ve 1/3'er paylarla adlarına tescili istemiyle dava açtıkları; İlk Derece Mahkemesince önceki tarihli kararla davanın reddine karar verildiği, bu kararın yalnızca davacı ... tarafından temyiz edildiği halde, temyize konu kararda bu kez taşınmazın tamamının davacılar adına tesciline karar verildiği; davacı ...'ın 1 14... parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince önceki tarihli kararla davanın reddine karar verildiği ve bu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği halde, temyize konu kararda bu kez taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verildiğinin anlaşıldığı; böylece haklarında kesinleşen ret kararları olan bu kişiler lehine infazda tereddüt oluşturacak şekilde yeniden karar verilmesi dahi hatalı olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.