Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4156 E. 2025/6628 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4156
- Karar No
- 2025/6628
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/16 E., 2023/11 K. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R Kadastro sırasında, dava konusu 1 20... parsel sayılı 4.183,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek arsa niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, üzerindeki tuvaletin davacı ..., ... ve dava dışı ... tarafından meydana getirildiği beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları tarafından davalılar Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine, dava konusu taşınmazın bir bölümüne yönelik Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, dava konusu parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (D) harfi ile gösterilen bölümü yönünden varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığını, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesinin zorunlu olduğunu, somut olayda; her ne kadar, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan 25.08.2019 tarihli raporda; 1984 tarihli hava fotoğrafında, taşınmaz bölümünün zeminde mevcut olduğu ve imar ihyasının yapıldığını, yol kotunun aşağısında yer aldığını, dere ile arasına set çekilmiş olmasından dolayı dere etkisinden kurtulduğu belirtilmiş ise de, aynı raporda taşınmaz bölümünün sınırları, niteliği ve sürdürülen zilyetliğin şekli hususları açıklanmadığı gibi, dava konusu taşınmazın kuzey sınırına komşu olan 1 20... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine esas alınan ve tescil ilamıyla oluşan 19.12.1988 tarihli ve 7 sıra numaralı tapu kaydının güney sınırı olan dava konusu taşınmaz yönünü Tortum çayı okuduğunun anlaşıldığını, öte yandan, Mahkemece mahallinde yapılan keşiflerde beyanlarına başvurulan yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmaz bölümünün aktarılan dava tarihinden önce 2006 yılında ... tarafından yol yapım çalışmaları nedeniyle hafriyatla doldurulduğunu ve taşınmazın 15-20 metre kadar yükseldiğini beyan ettiklerini, bu durum karşısında, dava konusu taşınmaz bölümünün öncesinde Tortum çayı etki alanında bulunduğu ve taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığının anlaşıldığını, aynı bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen ve ... Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası kapsamında kaldığı anlaşılan bölümün ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olması yerinde ise de, eldeki davanın genel mahkemeden aktarılan tescil isteğine ilişkin olduğu, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının malik hanesinin boş olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olduğu halde, hüküm yerinde çekişmeli taşınmazın 09.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen muhdesat ve (D) harfi ile gösterilen bölüm hakkında Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2012/2 Esas ve 2013/3 Karar sayılı ilamıyla verilen hükmün taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, Yargıtay bozma ilamı öncesi alınan 15.07.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm yerinde Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sicil oluşturulmamasının hatalı olduğu açıklanarak Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (D) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (E) harfi ile gösterilen ve ... Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası kapsamında kaldığı anlaşılan bölümünün ... adına tapuya tesciline, taşınmazın (E) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan tüm bölümlerin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Yargıtay bozma ilamına uyularak davaya konu çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (D) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (E) harfi ile gösterilen ve ... Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası kapsamında kaldığı anlaşılan bölümünün ... adına tapuya tesciline, taşınmazın (E) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan tüm bölümlerin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazda teknik bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 25.05.20 16... .08.2019 havale tarihli raporunda (E) harfi ile gösterilen yerin ...; (E) harfi ile gösterilen yer dışındaki geriye kalan alanın Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA, 269,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 6001 sayılı ... Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 12. maddesine göre; davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.