Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3965 E. 2024/7484 K. – Vakıf Yöneticisi
Konu: Vakıf Yöneticisinin Görevden Alınması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3965
- Karar No
- 2024/7484
- Karar Tarihi
- Konu
- Vakıf Yöneticisinin Görevden Alınması
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/127 E., 2021/645 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki vakıf yöneticisinin görevden alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; Mülhak ... mütevellisi ...'nun, vakıf adına imzaladığı 22.06.2010 tarihli danışmanlık sözleşmesi nedeniyle, vakfı gereksiz yere yükümlülük altına soktuğu, ihmal ve basiretsiz işlemleri nedeniyle vakfı zarara uğrattığı açıklanarak, Vakıflar Kanunu 10 uncu maddesi gereği vakıf yönetiminden azledilmesi istenmiş, davalı mütevelli vekili davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince ilk karar ile; davacının kusurlu olduğu ancak ağır ihmal ve kastının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğu gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası verilen karar ile; bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış ve davanın kabulü ile davalı ...'nun vakıf yöneticiliği görevinden alınmasına karar verilmiştir. Davanın kabulüne dair Mahkeme kararının davalı mütevelli ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.12.2020 tarih ve 2020/847 Esas, 2020/8188 Karar sayılı kararı ile; "... Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, davalı mütevellinin dava konusu vakıf adına sözleşme düzenlemesi için denetim makamının görüşünü alması gerekmediği gibi, sözkonusu raporda sözleşme nedeniyle vakfın zarara uğratılıp uğratılmadığı somut olarak tespit edilmiş değildir. Buna göre, mahkemece cevap dilekçesinde dökümü bildirilen 275 adet taşınmazdan dolayı vakfın gelir elde edip etmediği, bu taşınmazlara ilişkin açılan dava bulunup bulunmadığı araştırılmadan, neticede davalı mütevellinin dava konusu vakıf adına imzaladığı 22.06.2010 tarihli danışmanlık sözleşmesi nedeniyle vakfın zarara uğratılıp uğratılmadığı net olarak ortaya konulmadan, davanın kabulü doğru olmamıştır. Buna göre mahkemece yapılacak iş, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda rapor hazırlamak üzere Vakıflar hukuku alanında uzman yeni bir heyeti bilirkişi heyeti oluşturmak, aldırılacak rapor ile birlikte davalı mütevellinin davaya sebep 22.06.2010 tarihli sözleşmenin imzalanmasında ağır kast ve ihmalinin bulunup bulunmadığı hususları birlikte değerlendirmek, oluşacak sonucuna göre karar vermektir ..." gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesi son kararı ile; ispat yükü üzerinde olan davacı idarenin iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde; davalının istifa etmesi nedeni ile davanın konusuz kaldığını Mahkemeye bildirmelerine rağmen davanın esastan reddine karar verildiğini, davanın konusuz kalması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, nasıl belirlendiği belli olmayan 27.280 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, oysaki lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 10 uncu maddesi kapsamında vakıf yöneticisinin görevden alınması istemine ilişkindir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, vakıf yöneticisinin görevden alınması istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince belirlenecek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek davalılar lehine vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile Mahkemenin gerekçeli kararı (4) numaralı hüküm fıkrasındaki “27.280,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “4.080,00 TL maktu” ibaresinin yazılmak suretiyle Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile HMK'nın 304 üncü maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 7531 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.