Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3733 E. 2025/6218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3733
- Karar No
- 2025/6218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2022/196 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, asli müdahil ... ve davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Alanya ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesine göre; Orman Kadastro çalışması yapılmış, sonuçları 03.09.2007 tarihinde askı suretiyle ilan edilmiş, 1 21... parsel sayılı taşınmaz 13.811,19 metrekare yüzölçümü ve orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, dava konusu diğer parsellerin kadastro tutanakları kısmi ilan süresi içinde dava açıldığı gerekçesi ile malik haneleri açık bırakılarak mahkemeye devredilmiştir. Davacı ... İdaresi, yasal süre içerisinde vermiş olduğu dava dilekçesine ekli inceleme tutanağında ve ekindeki krokide gösterilen taralı alanların memleket ve amenajman haritalarındaki konumları ve fiili durumları itibariyle orman niteliğinde olduğunu ve orman sınırları içerisinde alınması gerektiğini iddia ederek, Hazineye ve köy tüzelkişiliğine husumet yöneltmek suretiyle tespite itiraz etmiştir. Orman Kadastro çalışmalarının ilanından hemen sonra arazi kadastro çalışmaları yapılmış, bunun üzerine kadastro müdürlüğü tarafından mahkemeye Orman İdaresinin açtığı orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle 4 03... , 7, 10, 11, 14... , 21, 22, 4 35... , 2, 4 52... ila 11, 17... parseller, 4 58... ila 15 parseller, 4 61... ila 24 parseller, 5 48... ila 8, 5 49... ve 5 parseller, 5 91... ila 12 parseller, 5 95... ve 9 parseller, 6 51... ila 28, 32... , 39, 55, 57 parseller, 6 71... ila 98, 6 91... ila 3 parsellerin kadastro tutanaklarının malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğini belirterek kadastro tutanak asılları 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca mahkemeye gönderilmiş, dava açıldığı halde dosyaya gönderilmeyen 4 52... ve 4 62... sayılı parseller de davalı hale getirilmek suretiyle tutanak asılları dosya arasına alınmıştır. Yargılama devam ederken davalı parsellerin tutanaklarında ismi geçenlerden bir kısmı ile ismi geçmeyen gerçek kişilerden ... 5 91... sayılı parsel, ... 5 91... sayılı parsel, ... 5 48... ve 5 49... sayılı parseller, ... 5 49... sayılı parsel, ... 5 48... parsel, ... 4 03... ve 4 61... sayılı parseller, ... 4 03... sayılı parsel, ... 4 03... sayılı parsel, ... 4 03... sayılı parsel, ... 4 03... sayılı parsel, ... 5 48... sayılı parsel, ... 5 91... sayılı parsel, ... 4 03... sayılı parsel, ... 5 91... sayılı parsel, ... 5 91... sayılı parsel, ..., ..., ... ve ... vekili 6 51... , 19, 20... sayılı parseller, ... 4 35... ve 4 61... sayılı parseller, ... 4 35... sayılı parsel, ... 4 61... sayılı parsel, ... 4 61... sayılı parsel, ... 5 95... sayılı parsel, ... 5 95... sayılı parsel, ... 4 52... sayılı parsel, ... 4 52... sayılı parsel, ... 4 52... sayılı parsel, ... 4 52... sayılı parsel, ..., ..., ... ..., ..., ... vekili 6 91... , 2, 3, 6 71... ve 92 sayılı parseller, ... 4 03... ve 22 sayılı parseller, ... 4 52... sayılı parsel, ... oğlu ... 6 51... ve 21 sayılı parseller, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili 6 51... ila 26, 32... sayılı parseller, ..., ... ve ... 6 71... , 94... sayılı parseller, yönüyle irsen intikal, satış, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adlarına tescili istemiyle davaya müdahil olmuşlardır. Birleşen dosya davacısı ...; 1 21... orman parseli içerisinde kalan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ...'e ait 6 51... sayılı parsele bitişik olduğunu söylediği taşınmazın dedesinin babası ... ...'den dedesi ...'ye miras yoluyla kaldığını, 1944 yılındaki vergi kaydına da dedesinin ... soy ismi ile yazıldığını, daha sonra dedesinin ... soy ismini aldığını, dedesinin ölümünden sonra bu yerin babası ...'a kaldığını, babasının da 2007 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında kendisi ve kardeşlerine eşit olarak yerlerini bölüştürdüğünü, bu yerin de kendisine ayrıldığını, taşınmazın tahminen 135-140 senedir ailesinin zilyetliğinde bulunduğunu iddia ederek ve ... (...) köyü 1944 tarihli ve 83 tahrir nolu vergi kaydına dayanarak orman kadastrosuna itiraz etmiş, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine, müdahil ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın davasının kısmen kabulüne, müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın taleplerinin reddine, dava konusu Alanya ilçesi ... köyü 4 52... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 17, 18, 19; 4 58... , 14, 15; 4 61... , 22, 23, 24; 4 62... ; 5 48... , 7, 8; 5 49... , 5; 5 91... , 9, 10, 11, 12; 5 95... , 9; 6 51... , 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 32, 33, 34, 39, 55, 57; 6 71... , 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98; 6 91... , 2, 3 parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu Alanya ilçesi ... köyünde bulunan ve fen bilirkişi ...'in 01.04.2013 hakim havale tarihli raporuna ekli 6 nolu krokide; 4 03... sayılı parselde (E); 4 03... sayılı parselde (E1); 4 03... sayılı parselde (E2); 4 03... sayılı parselde (E3; 4 03... sayılı parselde (E4); 4 03... sayılı parselde (E5); 4 03... sayılı parselde (E6); 4 03... sayılı parselde (E7); 4 03... sayılı parselde (E8); 4 03... sayılı parselde (E9); 4 03... sayılı parselde (E10); 4 03... sayılı parselde (E11) harfleriyle gösterilen bölümlerin ayrı ayrı orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 4 03... sayılı parselde (F) harfi ile gösterilen 9.156.22 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F1) harfi ile gösterilen 6.873.01 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F2) harfi ile gösterilen 2.766.62 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F3) harfi ile gösterilen 1.709.79 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F4) harfi ile gösterilen 1.702.61 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F5) harfi ile gösterilen 1.307.38 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F6) harfi ile gösterilen 1.434.97 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F7) harfi ile gösterilen 1.311.87 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F8) harfi ile gösterilen 1.490.23 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F9) harfi ile gösterilen 3.221.86 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F10) harfi ile gösterilen 3.059.77 metrekarelik bölümün ... kızı ..., 4 03... sayılı parselde (F11) harfi ile gösterilen 3.994.56 metrekarelik bölümün ... kızı ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından 6 51... , 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 32, 34, 39, 6 91... , 2, 3, 6 71... ve 92 parsellere yönelik olarak, dahili davalı ... tarafından 1 21... parsele yönelik olarak birleşen dosya davacısı ... tarafından birleşen dosyada dava edilen 1 21... parsele yönelik olarak, davalı Hazine tarafından ise tüm parsellere yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/9152 Esas, 2018/283 Karar sayılı ilamı ile hükmün kısmen onanmasına ve kısmen bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "Birleşen dosya davacısı ...’ın ... köyü 1 21... parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile tescil hükmü kurularak hükmün bu parsel açısından düzelterek onanmasına, asli müdahiller ... ve arkadaşlarının ... köyü 6 91... , 2, 3, 6 71... ve 92 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parseller açısından onanmasına, Hazinenin 6 51... , 6 71... , 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 6 91... , 2, 3, 4 52... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 17, 18, 19, 4 58... , 14, 15, 4 62... , 5 48... , 7, 8, 5 49... , 5, 5 91... , 10, 11, 12, 4 61... , 22, 23, 24, 4 35... , 2, 5 95... , 9, 4 03... (E), 7 (E1), 10 (E2), 11 (E3), 14 (E4), 15 (E5), 16 (E6), 17 (E7), 18 (E8), 19 (E9), 21 (E10), 22 (E11) harfleri ile gösterilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu taşınmazlar açısından onanmasına, 4 35... ve 2 parsellere yönelik hükmün tescil hükmü kurulmak sureti ile düzeltilerek onanmasına, asli müdahil ... ve arkadaşlarının ... köyü 6 51... , 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 32, 33, 34, 39 parsellere yönelik, dahili davalı ...’in 6 51... parsele yönelik, davalı Hazinenin 6 51... , 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 32, 33, 34, 39, 55... ada 8, 4 03... (F), 7 (F1), 10 (F2), 11 (F3), 14 (F4), 15 (F5), 16 (F6), 17 (F7), 18 (F8), 19 (F9), 21 (F10), 22 (F11) ile gösterilen kısımlarına yönelik temyiz itirazları bakımından ise eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğundan yeniden keşif yapılıp rapor alınması, hava fotoğraflarının stereoskopik olarak incelenerek taşınmaz niteliklerinin belirlenmesi, 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi gereğince gerçek hak sahibi belirlenerek hüküm kurulması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, müdahil ...'ün (5 91... parsel) davasının reddine, müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin davasının kabulüne, müdahiller ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 6 51... parselin 2.894,07 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 6 51... parselin 3.179,01 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 6 51... parselin 2.632,90 metrekareyüz ölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 6 51... parselin 1.434,71 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 1.152,65 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 832,16 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 1.168,49 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 7.315,80 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 6 51... parselin 4.121,11 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 6 51... parselin 1.197,68 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 6 51... parselin 5.989,99 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 4.507,08 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 7.187,52 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 19.237,70 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfıyla ... kızı ... adına, 6 51... parselin 201,338 metrekare yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına, 5 91... parselin 1208,381 metrekare yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına, tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Alanya ilçesi ... köyünde bulunan ve fen bilirkişisi ...'in 01.04.2013 hakim havale tarihli raporuna ekli 6 numaralı krokide; 4 03... sayılı parselde (E) harfi ile gösterilen 4.511,95 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E1) harfiyle gösterilen 4.775,63 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E2) harfiyle gösterilen 1.194,63 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E3) harfiyle gösterilen 1.465,09 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E4) harfiyle gösterilen 1.501,31 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E5) harfiyle gösterilen 1.060,05 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E6) harfiyle gösterilen 1.027,42 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E7) harfiyle gösterilen 1.038,20 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E8) harfiyle gösterilen 909,57 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E9) harfiyle gösterilen 2.669,03 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E10) harfiyle gösterilen 1.564.31 metrekare; 4 03... sayılı parselde (E11) harfiyle gösterilen 884.43 metrekare yüzölçümündeki bölümler hakkında verilen mahkememizin 2007/115 Esas sayılı kararıyla kesinleşmiş olduğundan bu kısımlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Alanya ilçesi ... köyü 4 03... sayılı parselde (F) harfi ile gösterilen 9.156,22 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F1) harfi ile gösterilen 6.873,01 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F2) harfi ile gösterilen 2.766,62 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F3) harfi ile gösterilen 1.709,79 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F4) harfi ile gösterilen 1.702,61 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F5) harfi ile gösterilen 1.307,38 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F6) harfi ile gösterilen 1.434,97 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F7) harfi ile gösterilen 1.311,87 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F8) harfi ile gösterilen 1.490,23 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F9) harfi ile gösterilen 3.221,86 metrekarelik bölümün ... oğlu ..., 4 03... sayılı parselde (F10) harfi ile gösterilen 3.059,77 metrekarelik bölümün ... kızı ..., 4 03... sayılı parselde (F11) harfi ile gösterilen 3.994,56 metrekarelik bölümün ... kızı ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... idaresi vekili ve davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi uyarınca orman kadastrosu yapılmış, açılan bu dava nedeni ile kesinleşmemiştir. Davanın devamı sırasında 6831 sayılı Kanunun (2/B) maddesi uyarınca yapılıp 23.12.2009 tarihinde 6 ay süre ile ilan edilen (2/B) uygulaması bulunmaktadır. "1-Asli müdahil ...'ün temyiz itirazları bakımından; Asli müdahil tarafından dava konusu edilen 5 91... parsel sayılı taşınmaz için İlk Derece Mahkemesince kurulan ilk hükümde asli müdahilin talebinin reddi ile Orman İdaresinin davasının kabulüne ve taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verildiği, asli müdahil tarafından sözkonusu hükmün temyiz edilmediği bu sebeple kararın aleyhine kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince kurulan temyize konu son hükümde ise asli müdahil aleyhine yeni bir durum yaratılmadığı anlaşıldığından asli müdahil ...'ün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı Hazine vekilinin 6 51... ve 5 91... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin 6 51... ve 5 91... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3-Davacı ... İdaresi ve davalı Hazine vekillerinin 6 51... , 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 32, 33, 34, 39 parsellerin tamamı ile 4 03... , 7, 10, 11, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 21, 22 parsellerin ise F harfi ile gösterilen kısımlarına yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğı ve zilyetler lehine kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile bu kısımların zilyetler adına tesciline karar verilmişse de eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. 6831 sayılı Kanun'un orman sayılan yerleri düzenleyen 1. maddesinin (j) bendinin karşıt anlamından (mefhum-u muhalifinden), orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda veya makilerle örtülü yerlerin orman sayılacağı sonucuna ulaşılmaktadır. 20.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosu ve (2/B) Uygulama Yönetmeliği'nin 14. maddesinde, orman ve toprak muhafaza karakteri; üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonunu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi %12 den fazla olan yerler olarak tanımlanmıştır. 6831 sayılı Kanun’un 23. maddesinde de Ziraat vekaletince, arazi kayması ve yağmurlarla yıkanması tehlikesine maruz olan yerlerdeki ormanlarla, meskün mahallerin havasını, şose ve demiryollarını, toz ve kum fırtınalarına karşı muhafaza eden ve nehir yataklarının dolmasının önüne geçen veya memleket müdafası için muhafazası zaruri görülen Devlet ormanları veya maki veya fundalarla örtülü yerlerin daimi olarak muhafaza ormanı olarak ayrılabileceği düzenlenmiştir. Tüm bu düzenlemelere göre; makilik, fundalık, çalılık, pırnallık, meşelik vb. türünden bitki örtüsü ile kaplı yerlerin, eğiminin %12 den fazla olmasının tek başına o yerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı anlamına gelmeyeceği ve dolayısıyla orman sayılan yerlerden olması için yeterli bulunmayacağı anlaşılmaktadır. Bu tür yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması için eğime ilave olarak yukarıda belirtilen diğer unsurların da bir ya da birkaçının birlikte bulunması gerekmektedir. Uzman bilirkişilerce yukarıda belirtilen bitki örtüleri ile kaplı %12 den fazla eğime sahip yerlerin orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığına ilişkin rapor hazırlanırken; bölgenin ve arazinin genel yapısı, iklim ve mevsim özelliği, toprağın cinsi, su ve rüzgar erozyonuna göre durumu, eğimin şiddeti, bitki örtüsünün türü, kök ve gövdesinin niteliği, toprağa tutunma özelliği, gerekirse laboratuvarda yapılacak toprak analizi ile elde edilecek bilimsel veriler ve maddi bulgulara aykırı düşmeyen hüküm kurmaya yeterli, Yargıtayın, İlk Derece Mahkemesince ve tarafların denetimine elverişli olmasına özen gösterilmelidir. Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi kurul raporunda 1958-1964-1975-1986 tarihli hava fotoğraflarının incelemesinin yapıldığı, taşınmazların, bu hava fotoğraflarının bı kısmında çalılık-ağaçlık vasfında oldukları ve eğimlerinin %12 nin üzerine olduğunun belirtildiği, buna rağmen rapor içeriğinde taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi kapsamına girip girmedikleri ve yukarıda bahsedilen yasal düzenlemeler ışığında orman sayılan yerlerden olup olmadıkları değerlendirilmemiştir. Öte yandan, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmasa dahi tespit tarihine kadar zilyetler lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesi kapsamında imar ihya edilip zilyetlik süresini tamamlayıp tamamlamadıklarını belirlemek açısından yararlanılan hava fotoğraflarında yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi ve bir fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılarak hem en eski hem de tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait bindirmeli hava fotoğrafları stereoskopik olarak incelenmek sureti ile taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; hava fotoğraflarında çalılık-ağaçlık görünen ve %12 den fazla eğime sahip taşınmazlar bakımından, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonunu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunup bulunmadığı, bölgenin ve arazinin genel yapısı, iklim ve mevsim özelliği, toprağın cinsi, su ve rüzgar erozyonuna göre durumu, eğimin şiddeti, bitki örtüsünün türü, kök ve gövdesinin niteliği, toprağa tutunma özelliği ile birlikte değerlendirilerek orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı tereddütsüz olarak belirlenip, orman sayılan yerlerden olup olmadığı saptanmalıdır. Yukarıda yapılacak araştırma sonucu taşınmazların öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, İlk Derece Mahkemesince zilyetler lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerekmekte olup, bu doğrultuda; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yaptırılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişinin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bunların yanı sıra davacı ... tarafından dava ve zilyetlik haklarının devredilip devredilmediği belirlenerek ...'ın müdahale durumu değerlendirilmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı yanılgılı değerlendirme ile, ve dahi bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil ...'ün temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin 6 51... ve 5 91... parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin kişiler adına tesciline karar verilen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6 51... , 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 32, 33, 34, 39 parseller ile 4 03... parselin (F), 7 parselin (F1), 10 parselin (F2), 11 parselin (F3), 14 parselin (F4), 15 parselin (F5), 16 parselin (F6), 17 parselin (F7), 18 parselin (F8), 19 parselin (F9), 21 parselin (F10) 22 parselin (F11) ile gösterilen kısımlarına ilişkin hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.