Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3674 E. 2025/6583 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3674
Karar No
2025/6583
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/9 E., 2023/45 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Şırnak ili Silopi ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 60... ve 26 parsel sayılı 1.136, 00... ,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından sözedilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... tarafından davalılar Hazine ve ... aleyhine açılan tescil davası sonucunda verilen davanın reddine dair karar, Dairemizin 27.02.1984 tarih ve 1984/2114 Esas, 1984/1935 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle; “davalı Hazine'ye ait tapu kaydının oluşumuna esas tescil krokisinin yöntemine uygun şekilde mahalline uygulanarak kapsamının tespit edilmesi” gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında, davaya konu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle tescil davası görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde dava konusu parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen karar, bu kez usule ilişkin nedenlerle bozulmuş, bozma ilamına uyan İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2 60... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (J) harfiyle gösterilen 186,19 metrekarelik kısmının bu taşınmazdan ifrazı ile davalı Hazine adına tapuya tesciline, kalan bölüm ile 2 60... parsel sayılı taşınmazın ise davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, bu defa, Yargıtay (Kapatılan) 16 Hukuk Dairesinin 21.05.2018 tarihli ilamıyla; aktarılan davanın kapsamının belirlenmediği, Mahkemenin hükme esas aldığı fen bilirkişi raporunda davalı Kurumun dayandığı tapu kaydının kapsamının tescil krokisine göre belirlendiği belirtildiği halde, tescil krokisi ve tapu kaydında belirtilen sınırların kroki üzerinde tek tek gösterilmediği, basit ve ayrıntı içermeyen fen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, dava niteliği itibariyle tescil davası olmasına ve dava konusu taşınmazlar üzerinde çok sayıda bina ve yeşil alan bulunmasına rağmen mahallinde yapılan keşfe ziraat ve inşaat bilirkişisinin götürülmediği, dava konusu taşınmaz bölümünün bulunduğu bölgeye ilişkin imar planı örneği dosya arasına konulmasına rağmen dava konusu taşınmazların hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı ve imar planının kesinleşme tarihi ilgili Belediye Başkanlığından sorulmadığı, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı belgeler getirtilerek yöntemince mahalline uygulanmadığı, keşif sırasında taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri dinlenilmeyerek tek mahalli bilirkişinin taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmekten uzak ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan beyanlarına dayanılarak karar verildiği gerekçeleri ile hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Hazine vekili tarafından dayanılan tapu kaydının eki olan krokinin uygulanabilir nitelikte bir tapu kaydı olduğu anlaşılmakla, güney hududu olarak okunan ... köyü yolunun mahalli bilirkişilerin belirttiği sokak olmayıp 2. cadde (56. cadde) olduğu ve buradan başlayarak miktar itibarıyla uygulanan kroki sonucunda, bilirkişinin raporunda belirttiği 2 60... nolu parselin (A) harfi ile gösterilen kısmın mahkemece de uygulanan tapu kaydı ve krokinin dışında kaldığı, bu takdirde 2 60... nolu parselin tamamı ve 2 60... nolu parselin (B) harfi ile gösterilen kısmının Hazinenin dayandığı tapu kaydı sınırları içinde, (A) harfi ile gösterilen kısmının ise dayanılan tapu kaydının sınırları dışarısında kaldığı, davacı tarafça kazanılması mümkün yerin sadece 2 60... nolu parselin (A) harfi ile gösterilen kısmı olduğu, (A) harfi ile gösterilen kısmı açısından da davacının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddesine göre zilyetlik şartlarını yerine getirdiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 2 60... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 22.04.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 2 60... nolu parselin (A) harfiyle gösterilen 517,30 metrekarelik kısmının ifrazı ile aynı ada içerisinde son parselden sonra numara verilerek arsa vasfıyla ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline, aynı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 555,99 metrekarelik kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla arsa vasfıyla Hazine adına tapu tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3674, K. 2025/6583, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3674-e-2025-6583-k-2547aa457eb4