Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/373 E. 2025/5149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/373
Karar No
2025/5149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2022/198 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman sınırları dışına çıkarma işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Orman İdaresi vekili, dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... davalı Hazinenin çekişmeli 203 ada 645, 653, 831, 918, 919, 624, 625, 626, 829, 630, 631, 632, 637, 638, 639, 640, 641, 656, 657, 634, 635, 664, 667, 668, 663, 914, 694, 693, 700, 916, 804, 805, 930, 806, 807, 808, 809, 929, 696, 697, 698, 813, 814, 815, 816, 817, 781, 785, 826, 827, 828, 796, 823, 825, 810, 789, 818, 795, 786, 774, 778, 776, 702, 712, 923, 924, 925, 728, 730, 731, 732, 703, 704, 707, 709, 710, 711, 905, 688, 689, 690, 713, 714, 686, 687, 938, 677, 678, 679, 681, 734, 735, 736, 763, 768, 756, 759, 739, 751 ve 754 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazları yönünden, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların eylemli halde orman oldukları, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmedikleri ve (2/B) madde koşullarını taşımayan yerlerden olduğu tespit edilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği, Hazinenin çekişmeli 203 ada 643, 646, 648, 649, 650, 651, 652, 628, 655, 659, 662, 912, 660, 670, 692, 701, 803, 926, 699, 811, 782, 800, 801, 824, 819, 820, 821, 822, 790, 794, 792, 793, 773, 775, 922, 729, 708, 906, 716, 717, 940, 680, 682, 684, 939, 725, 727, 936, 769, 767, 755, 757, 758, 760, 742, 752 ve 753 sayılı parsellerin (A) harfiyle gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazları bakımından, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların eylemli halde orman oldukları, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmedikleri ve (2/B) madde koşullarını taşımayan yerlerden olduğu tespit edilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi gerektiği; davacı Orman İdaresinin çekişmeli 203 ada 642, 644, 654, 917, 627, 629, 636, 658, 661, 907, 908, 909, 910, 911, 913, 665, 669, 666, 671, 685, 802, 920, 921, 672, 673, 675, 674, 676, 691, 830, 915, 927, 928, 695, 812, 783, 784, 798, 799, 797, 832, 833, 787, 788, 931, 791, 777, 770, 771, 772, 779, 705, 706, 718, 715, 683, 720, 721, 722, 723, 724, 719, 726, 937, 733, 764, 765, 932, 933, 934, 935, 766, 761, 737, 738, 762, 740, 741, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749 ve 750 sayılı parsellerle, 643/b-c, 646/B, 648/B, 649/B, 650/B, 651/B, 652/B, 628/B, 655/B, 659/b, 662/b, 912/b, 660/b, 670/c, 692/b, 701/b, 803/b, 926/c, 699/b, 811/c, 782/B, 800/B, 801/B, 824/B, 819/B, 820/B, 821/B, 822/B, 790/C,794/B, 792/B, 793/B, 773/B, 775/B, 922/B, 729/B-C, 708/B, 906/B, 716/B, 717/B, 940/B, 680/B, 682/B, 684/B, 939/B, 725/B, 727/B, 936/B, 769/B1-B2, 767/B1-B2, 755/B,757/B, 758/B, 760/B, 742/C, 752/C, 753/C, bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, bozma kararına uyulduğu halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğu, karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporunun çekişmeli taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini doğal ve gerçek anlamda kaybettikleri hususunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı, 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğinin kaybedilip kaybedilmediğinin tespiti için bu tarihe en yakın tarihte çekilmiş hava fotoğrafları ve memleket haritalarının getirtilerek incelenmesi gerekirken 1956 tarihli memleket haritasında yapılan inceleme ile yetinildiği, ayrıca Dairenin bozma ilamında da belirtildiği üzere 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesindeki (bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) düzenlemeden doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerektiği, yoksa her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerlerin kanun maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı oluşturmayacağı, bu tür eylemlerin zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesini ve toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğuracağı, 6831 sayılı Kanunun 2/4. maddesinde sayılan yerlerde (2/B) madde uygulamasının yapılamayacağı, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurularak, uzman orman bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşullar birlikte değerlendirilip, dava konusu taşınmazların hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği ya da etmediği incelenerek bu olgular tartışılmalı ve taşınmazların hangi maddî ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiğinin açıklanması gerektiği, bilirkişilerce taşınmazların eylemli durumlarının belirlendiği ancak 31.12.1981 tarihinden önce ne şekilde nitelik kaybettikleri, bunun doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybı olup olmadığı, bazı taşınmazlar üzerinde ahlata aşılı armut, deliceye aşılanmış zeytin ağaçları bulunduğu belirtildiğine göre bunların aşı yaşı, aşılama yoluyla taşınmazların nitelik kaybedip kaybetmedikleri hususlarının tartışılmadığı, çekişmeli taşınmazların bir kısmının tahdit dışında kaldığı belirtilmişse de, bozma ilamında belirtildiği gibi orman kadastrosu aplikasyon ve (2/B) haritalarına göre çekişmeli taşınmazların konumu kesin olarak belirlendikten sonra, genel pafta üzerinde gösterilerek, dava konusu parsellerin tümünün ve varsa aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller de tespit edilerek tümünün birleşik harita üzerinde gösterilmesi gerekirken, taşınmazların tümü birleşik haritada gösterilmediğinden raporun denetlenemediği açıklanarak, mahkemece çekişmeli taşınmazların bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile 31.12.1981 tarihine en yakın (varsa 1980 yılına ait) hava fotoğrafları ve dayanağı memleket haritaları bulundukları yerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu, aplikasyon ve (2/B) madde haritalarına göre konumları, eylemli halleri ve 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmedikleri, az yukarıda belirtilen ve önceki bozma ilamında belirtilen koşullar dikkate alınıp oluşacak sonuca göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu taşınmazlardan 203 ada 627, 628, 629, 636, 642, 643, 644, 646, 648, 649, 650, 651, 652, 654, 655, 658, 659, 660, 661, 662, 665, 666, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 680, 682, 683, 684, 685, 691, 692, 695, 699, 701, 705, 706, 708, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 729, 733, 737, 738, 755, 757, 758, 760, 761, 762, 764, 765, 766, 767, 769, 770, 771, 772, 773, 775, 777, 779, 782, 783, 784, 787, 788, 790, 791, 792, 793, 794, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 811, 812, 819, 820, 821, 822, 824, 830, 832, 833, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 915, 917, 920, 921, 922, 926, 927, 928, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 939, 940 parsellerin tamamının; 741, 745, 746, 747, 749 ve 753 parsellerin ormancı-haritacı bilirkişi heyeti raporunda (A) harfi ile gösterilen kısımlarının, 742 ve752 parsellerin raporda (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen kısımlarının 1974 yılında kesinleşen orman sınırlandırması içerisinde kaldığı; bu taşınmazlarda 6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesi kapsamında orman sınırlandırması dışına çıkarma işlemi yapılmadığı; davaya konu taşınmazlarda yapılan kullanım kadastrosunun daha önceki tarihli orman kadastrosuna göre ikinci kadastro niteliğinde olduğu ve 3402 sayılı Kanunun 22. maddesi gereğince bütün sonuçları ile hükümsüz sayılması gerektiği; ayrıca kullanım kadastrosunun yapılabilmesi için şart olan kesinleşmiş (2/B) çalışmasının bulunmaması nedeni ile hukuki temelinin bulunmadığı, davaya konu taşınmazlardan 740, 743, 744, 748 ve 750 parsellerin tamamı ile 741, 742, 745, 746, 747, 752 ve 753 parsellerin ormancı-haritacı bilirkişi heyeti raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımlarının; 749 parselin ormancı-haritacı bilirkişi heyeti raporunda (B) ve (C) harfi ile gösterilen kısımlarının orman sınırlandırması içerisinde kalmadığı; evveliyatı, öteden beri süregelen kullanım şekli, zemin yapısı ve bitki örtüsü itibarı ile kadim ziraat arazisi oldukları, bu durumu bilirkişi raporlarının, eski tarihli hava fotoğraflarının ve sınırdaş orman alanlarının tespitine dair tutanakların doğruladığı; ayrıca bu taşınmazlar yönünden Orman Kadastrosu içerisinde kalmadıkları için mükerrer kadastro durumunun söz konusu olmadığı ..." gerekçesiyle, davacı Orman İdaresinin Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi 203 ada 740, 743, 744, 748 ve 750 parseller yönünden davasının reddi ile bu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, 203 ada 741, 745, 746, 747, 749, 753 parsellerin 22.07.2022 havale tarihli haritacı, ormancı bilirkişi heyeti raporunda (A) harfi ile gösterilen kısma; aynı ada 742 ve 752 parsellerin aynı raporda (A1) ve (A2) harfleriyle gösterilen kısımlara yönelik davasının kabulü ,bu parsellerin kalan kısımlarına yönelik davanın reddi ile bilirkişi raporunda (A) - (A1) - (A2) harfleri ile gösterilen kısımların önceki tarihli Orman Kadastrosu kapsamında kaldığının tespiti ile bu kısımlarda daha sonra yapılan mükerrer kadastro oluşturan kullanım kadastrosunun iptaline, 741 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 1.919,19 m² olarak tespit gibi tesciline, 742 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 573,38 m² olarak tespit gibi tesciline, 745 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 465,44 m² olarak tespit gibi tesciline, 746 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 415,06 m² olarak tespit gibi tesciline, 747 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 441,93 m² olarak tespit gibi tesciline, 749 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 259,36 m² olarak tespit gibi tesciline, aynı parselin haritacı bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 114,05 m²' lik kısmının aynı adada en son parsel numarasından sonra yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tespit gibi tesciline, 752 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 4.491,95 m² olarak tespit gibi tesciline, 753 parselin haritacı, ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla 6.037,71 m² olarak tespit gibi tesciline, 203 ada 627, 628, 629, 636, 642, 643, 644, 646, 648, 649, 650, 651, 652, 654, 655, 658, 659, 660, 661, 662, 665, 666, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 680, 682, 683, 684, 685, 691, 692, 695, 699, 701, 705, 706, 708, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 729, 733, 737, 738, 755, 757, 758, 760, 761, 762, 764, 765, 766, 767, 769, 770, 771, 772, 773, 775, 777, 779, 782, 783, 784, 787, 788, 790, 791, 792, 793, 794, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 811, 812, 819, 820, 821, 822, 824, 830, 832, 833, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 915, 917, 920, 921, 922, 926, 927, 928, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 939, 940 parsellere yönelik davasının kabulü ile bu parsellerin önce yapılan Orman Kadastrosu kapsamında kaldığının daha sonra yapılıp 29.12.2006 ile 27.01.2007 tarihleri arasında askısı yapılan kullanım kadastrosunun ikinci kadastro olarak yapıldığının tespiti ile kullanım kadastrosu ve tespit tutanaklarının iptaline, 22.07.2022 havale tarihli ormancı bilirkişiler ..., ... ve ...ile haritacı bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına, Mahkemenin 2014/6 E. 2016/70 K. sayılı kararı ile 203 ada 779 ve 908 parsele yönelik açtıkları davaları reddedilen ve kesinleşen ... ve ... yönünden yeniden karar tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı Orman İdaresi vekili, dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ,..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesinde; ilk defa 27.04.1973 tarihinde ilan edilip kesinleşen seri bazda orman tahdit çalışması bulunduğu, yine 08.06.2005 tarihinde başlanan, kesinleşen ormanlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4. maddesine göre arazi kadastrosu ile eski tahdidin aplikasyonu ve (2/b) madde uygulama çalışmalarının da bulunduğu ancak bu çalışmalar devam ederken 3402 sayılı Kanunun 4. maddesinin 5304 sayılı Kanunla değiştirildiği, bu nedenle orman tahdit aplikasyon çalışmaları 5304 sayılı Kanunla değişik 4. madde kapsamında devam ederken (2/b) madde uygulaması çalışmalarının 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/b) maddesine göre yapılmak üzere yeniden düzenleme yapılarak bu çalışma kapsamında (2/b) madde uygulama çalışmalarının yapılamayacağının Orman Genel Müdürlüğü'nce emirlendiği ve çalışmanın (2/b) kısmının iptal edildiği, 5304 sayılı Kanun kapsamında tespit ve aplikasyonu yapılan orman alanı dışında kalan yerlerde 3402 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmaların 13.03.2006 tarihinde başladığı, 30.01.2007 tarihinde tamamlanarak tescillerin yapıldığı, ancak (2/b) madde çalışmaları başlamadan önce 4999 sayılı Kanuna göre fenni hataların düzeltilmesi çalışması gerekliliğinin doğduğu bu çalışmanın da 4999 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre 09.07.2007 tarihinde ilanlarının yapıldığı dolayısıyla ... Mahallesinde usulüne uygun yapılmış ve ilan edilmiş herhangi bir orman tahdit sınırları dışına çıkarma (6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesi uygulamasının) işleminin bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında yapılan ve ancak 5403 sayılı Kanun ile gelen değişiklik nedeniyle askı ilana çıkarılmaksızın iptal edilen dolayısıyla yok hükmünde olan 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesi çalışmalarına istinaden yapılan kullanım kadastrosuna itiraz, tespitlerin iptali ile taşınmazların halen tahdit içinde bulunmalarından dolayı orman vasfıyla Hazine adına tescili ve yargılama esnasında 4999 sayılı Kanuna göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının iptali istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı Orman İdaresinin, davaya konu taşınmazlardan 203 ada 627, 628, 629, 636, 642, 643, 644, 646, 648, 649, 650, 651, 652, 654, 655, 658, 659, 660, 661, 662, 665, 666, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 680, 682, 683, 684, 685, 691, 692, 695, 699, 701, 705, 706, 708, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 729, 733, 737, 738, 755, 757, 758, 760, 761, 762, 764, 765, 766, 767, 769, 770, 771, 772, 773, 775, 777, 779, 782, 783, 784, 787, 788, 790, 791, 792, 793, 794, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 811, 812, 819, 820, 821, 822, 824, 830, 832, 833, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 915, 917, 920, 921, 922, 926, 927, 928, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 939, 940 parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, davacı Orman İdaresinin davasının kabulü ile iş bu parsellerin kullanım kadastrosu ve tespit tutanaklarının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacı Orman İdaresinin dava dilekçesinde, tespitlerin iptali talebinin yanı sıra, taşınmazlar hakkında usulüne uygun olarak yapılmış olan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işleminin bulunmadığını, bu nedenle halen orman tahdit sınırları içinde olduklarını ileri sürerek, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini de talep etmiş olmasına rağmen, davacı Orman İdaresinin tescil talebi yönünden her hangi bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir. Ne var ki; bu eksikliğini giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Davacı Orman İdaresinin, dava konusu 203 ada 740, 743, 744, 748, 750, 741, 745, 746, 747, 749, 753, 742 ve 752 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında eksiklikler ve çelişkiler bulunmakta olup, son bozma ilamı öncesinde yapılan yargılama sırasında alınan orman ve harita bilirkişilerinin ortak raporunda, ilk tahdit tutanak ve haritaları ile 2005 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesinin uygulanmasına ilişkin haritanın ve koordinatlı çap krokisinin çakıştırıldığı ve aplikasyonun pek çok yerde yanlış olarak yapıldığının belirlendiği, bu nedenle 1974 yılında kesinleşen ... Serisi orman tahdit haritası üzerine zeminde bulunan orman sınır taşlarına göre çizilmiş hali ile çakıştırmanın yapıldığı belirtilmiş; son bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sırasında alınan harita ve orman bilirkişilerinin ortak raporunda da, yine ilk tahdit tutanak ve haritaları ile 2005 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesinin uygulanmasına ilişkin haritanın ve koordinatlı çap krokisinin çakıştırıldığı ve aplikasyonun bazı yerlerde yanlış olarak yapıldığının belirlendiği, bu nedenle 1971 ve 1977 yılı hava fotoğrafları ile ortofoto üzerine zemindeki orman sınır taşlarına göre oluşan tahdit hattı çakıştırmasının yapıldığı açıklanmıştır. Buna göre; her iki raporda da kesinleşen orman tahdit haritası ve tutanaklarından yararlanıldığı belirtilmiş olmasına rağmen, hem 1974 yılında kesinleşen orman tahdit haritasının hem de aplikasyon çalışmalarının ilk orman tahdit çalışmasındaki tutanaklarla uyuşmadığı, raporlar arasında tahdidin içinde kalan ve kalmayan kısımlar yönünde fark oluştuğu, ayrıca hükme esas alınan son bilirkişi raporunun 3. sayfasının 9. satırında da tüm bu parsellerin ... Serisi Devlet Ormanları içinde kaldığı belirtildikten sonra raporun sonuç kısmında kısmen veya tamamen kesinleşen tahdit dışında kaldıkları belirtilerek, kendi içinde çelişki oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra; dava, aynı zamanda yargılama esnasında yapılan ve henüz eldeki dava yönünden kesinleşmeyen 4999 sayılı Kanun kapsamında fenni hataların düzeltilmesi çalışmasına itiraz niteliğinde de olduğu halde İlk Derece Mahkemesince, bu çalışmaya ilişkin tüm harita ve tutanakların dosya içerisine alınmamış olması ve ve bilirkişilerce ilk tahdit tutanakları ile 2005 yılında yapılan aplikasyon haritası ve koordinatlı çap krokisi çakıştırması ile birlikte bu çalışmaya ilişkin haritanın çakıştırmasının yapılmaması da doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle 4999 sayılı Kanun kapsamında yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına ilişkin tüm belgeler ve haritalar dosyaya kazandırılarak dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmak suretiyle, 1974 yılında yapılıp kesinleşen ... Serisi ilk tahdit çalışmasında düzenlenen tutanaklara değer verilerek ve o tarihteki hava fotoğrafları da dikkate alınarak tek tek Operating System (OS) noktalarının belirlenmesi, tüm çalışmalara ilişkin harita ve hava fotoğrafları üzerinde çakıştırma yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalıp kalmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı Orman İdaresinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-C) bendinde geçen " kullanım kadastrosu ve tespit tutanaklarının iptaline" ifadesinden sonra gelmek üzere "taşınmazların ayrı ayrı orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" cümlesinin eklenmesine ve hükmün, DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Davacı Orman İdaresinin temyiz itirazlarının, yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi uyarınca dava konusu 203 ada 740, 743, 744, 748, 750, 741, 745, 746, 747, 749, 753, 742 ve 752 parsel sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/373, K. 2025/5149, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-373-e-2025-5149-k-72a2f59e38de