Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3657 E. 2025/5767 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3657
Karar No
2025/5767
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1283 E., 2022/1544 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili ve davalı Hazine vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... vekili, davacılar ... ile ...vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 23.03.2023 tarihli ek kararla temyiz giderinin yasal süre içinde yatırılmaması nedeniyle davacı ... vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu ek karar da ... vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre 2006 yılında yapılan kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... , 350, 352, 365, 366, 367, 371, 3 74... parsel sayılı sırasıyla 11.250,60 m², 1.239,80 m², 471,90 m², 7.844,53 m², 7.941,68 m², 18.561,43 m², 2.106,03 m², 741,70 m² ve 9.439,60 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ..., ..., ... ve ... ... adına, aynı yer 354, 3 55... parsel sayılı sırasıyla 10.550,64 m², 13.864,40 m² ve 7.992,36 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/313 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları belirtilmek suretiyle malik haneleri açık olarak tespit edilmişlerdir. Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde dava konusu 349, 350, 352, 365, 366, 367, 371, 3 74... parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan ...'e ait olduğu halde davalılar adına tespit edildiğini, mirasçılardan ...'ın miras payını ... 1. Noterliğinin 20.04.2007 tarihli ve ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile müvekkili ...'e temlik ettiği halde bu payın da hatalı olarak davalı ... adına tespit edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile müvekkillinin yasal miras payı olan 3/24 pay ile ...'dan satın aldığı 3/24 pay ile birlikte dava konusu taşınmazların 6/24 payının müvekkili davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi talep etmiştir. Birleşen davada davacılar ... ... ve ... ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine verdikleri dava dilekçesinde; mirasbırakanları ...'in vefatı üzerine bütün mirasçı kardeşlerin bir araya gelerek terekeyi paylaştıklarını, kardeşleri davalı ...'in anlaşmanın şartlarına aykırı davranarak, taksimde kendilerine isabet eden taşınmazları kullanmalarına engel olduğunu ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmazlara elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında dava konusu yerde kadastro çalışmaları yapılmış olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, asıl dava ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazların tamamının evvelinde tarafların kök murisi ...'e ait olduğu, ...'un ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, toplanan delillerden usulüne uygun bir taksimden söz etmenin mümkün olmadığı, terekenin taksim edilmediği, mirasçılardan ...'ın 21.06.2006 tarihli senetle ile dava konusu tüm taşınmazlardaki miras payını ...'ya temlik ettiği, yine mirasçılardan ... ve ...'nin 1 01... , 350, 352, 365, 366, 367, 371, 3 74... parsel sayılı taşınmazlardaki miras paylarını ...'ya temlik ettikleri, mirasçılardan ...'nin ise 1 01... , 3 55... parsel sayılı taşınmazlardaki miras payını ...'ya temlik ettiği " gerekçesiyle 1 01... , 350, 352, 365, 366, 367, 3 71... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, önceki vasfı ile 1/6 hissesinin ... (...), 1/6 hissesinin ... ile 4/6 hissesinin ... adına tapuya tesciline, 1 01... , 3 55... parsel sayılı taşınmazların fındık bahçesi vasfı ile 1/6 hissesinin ... (...), 1/6 hissesinin ..., 1/6 hissesinin ... ve 3/6 hissesinin ... adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın tarla ve iki katlı kargir ev vasfı ile 1/6 hissesinin ... (...), 1/6 hissesinin ... ile 4/6 Hissesinin ... vekili adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükme karşı, davacı ... vekili, davacılar ... ... ile ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "... uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 1 01... , 3 55... parsel sayılı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazların davacılar ve gerçek kişi davalıları kök murisi ... ve onun mirasçıları tarafından ekonomik amaca uygun şekilde tarım arazisi olarak kullanıldığının mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi, tanık beyanları ... bilirkişi raporları ile kanıtlandığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, çekişmeli 1 01... , 350, 352, 354, 355, 363, 365, 366, 367, 371, 3 74... parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi ...'den geldiği, ne var ki, mahkemece muris ... terekesinin taksim edilmediği gerekçesiyle davacı ...'in davasının kabulüne karar verilmişse de bu yönden varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmediği, davalı taraf davacı ile aralarında 17.04.2003 tarihinde bir taksim yapıldığı, davacının bu taksime katıldığı dosya kapsamındaki senet, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, ayrıca yapılan taksime göre de ..., ... ve ...'nin farklı zamanlarda hisse devri gerçekleştirdiği, taksim doğrultusunda kadastro tespiti yapılana dek taşınmazlar ilgilileri tarafından kullanılageldiği, davacı ...'in de taksimde kendisine kalan taşınmazları tespite kadar taksime uygun şekilde kullanıp sonradan diğer mirasçılara karşı taksimin geçersizliğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağından asıl davada davacı ...'in da davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu, öte yandan mahkemenin kaldırmadan önceki kararını ana dosya Davacısı ... 1 01... , 350, 352, 365, 366, 367, 371, 3 74... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, davalı Hazine ise 1 01... , 3 55... parseller yönünden istinaf etmiş, birleşen dosya davacıları ve diğer davalılar hiç istinaf etmediklerinden mahkemenin önceki tarihli kararı ile 1 01... , 3 55... parsellerin 1/3'er payının ..., ... ve ... adına tesciline ilişkin hükmünün, hazine dışındaki diğer taraflar yönünden kesinleştiği, yine 1 01... , 350, 352, 365, 366, 367, 371, 3 74... parsel sayılı taşınmazların 1/2'şer payının ... ve ... adına tesciline ilişkin hükmünün, ... dışındaki diğer davacılar ve davalılar yönünden kesinleştiği, hal böyle olunca hükmün kesinleşen yönlerinin dikkate alınarak 1 01... , 3 55... parsellerin 1/3'er payının ile ..., ... ve ... adına tesciline karar verilmesi, 1 01... , 350, 352, 365, 366, 367, 371, 3 74... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı ...'in davasının reddine karar verilerek 1/2'şer payının ile ... ve ... adına tesciline karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... vekili, davacılar ... ... ile ... vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hüküm kurularak asıl davada ...'in davasının reddine, 1 01... , 350, 352, 365, 366, 367, 371, 374, 378 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile, önceki vasfı ile 1/2'şer hisse ile ... ve ... adına tapuya tesciline, 1 01... ve 355 parsel sayılı taşınmazların fındık bahçesi vasfı ile 1/3'er hisse ile ..., ... ve ... adına tapuya tesciline, 1 01... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile 1/3'er hisse ile ..., ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ek kararıyla, "... temyiz giderlerinin yatırılması konusunda temyiz eden davacı vekili Av. ... adına muhtıra çıkartıldığı ve muhtıranın davacı vekili Av. ...'a elektronik tebligat ile 05.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın, verilen kesin süre içinde belirtilen temyiz giderinin yatırılmadığı ..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davalı Hazine vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı ... vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz talebinin reddine dair 23.03.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin temyizen incelenen ek kararı usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler, ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin kararına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA; (2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair 23.03.2023 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının ONANMASINA; 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3657, K. 2025/5767, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3657-e-2025-5767-k-b84b6c5d8e7b