Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3653 E. 2025/3307 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3653
Karar No
2025/3307
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/94 E., 2023/921 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/300 E., 2022/122 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından duruşmalı, davalılar ... vekili ve Hazine vekili duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği yönü ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 125 ada 12 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar arsa niteliğiyle, beyanlar hanesinde 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesine tabi tutulduğu, davalı ...'ın kullanımında olduğu, 125 ada 10,11 ve 17 parseller ise kullanıcısı bulunmadığı belirtilerek tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, dava konusu 125 ada 10, 11, 12 ve 17 nolu parsellerin 1990 yılında satın alınarak kullanıldığını, taşınmazları gerek galeri gerekse park yeri olarak kullandığını, elektrik ve su aboneliği bulunduğunu belirterek adına şerh verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sırasında davacının talebinin 125 ada 20 parseli de kapsadığı anlaşıldığından bu parsele ilişkin tutanak da dosya kapsamına alınıp davalı hale getirilerek yargılamaya devam edilmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2019/380 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili, kullanıcısı tespit edilemeyen 125 ada 10, 11, 17 parsel taşınmazların kullanımında olduğunu belirterek adına kullanım şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl dosyada davalı ..., dava konusu edilen 125 ada 12 no.lu parseli 10.10.1991 tarihinde aldığını, vergilerini ödediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davacı tarafından sunulan satış vaadi sözleşmesinin 1990 yılında değil, daha sonradan hazırlandığını davacının delil olarak sunduğu belgelerin davanın esasına etki edebilecek vasıfta olmadığını, davacının her hangi bir fiili kullanımı bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazın vergilerini ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un geçici 1. maddesi mucibinde çalışmaların kadastroca yürütüleceği açıkça belirtildiğinden idari ve hukuki sorumluluğun müvekkili belediyeye ait olmadığını, bu nedenle davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kadastro Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tespit tarihi itibariyle zemini düzeltilerek davacı ... tarafından oto galeri olarak kullanıldığı, diğer davacı ...'ın ve davalı ...'ın taşınmazlar üzerinde fiili kullanımı bulunmadığı, sadece satış senedi ve emlak vergisi beyanlarının kullanıcı tespiti için yeterli olmadığı, taşınmazlar üzerinde fiili kullanıcının davacı ... olduğu gerekçesiyle davasının kabulüne, birleşen dosya davacısının davasının reddine, her ne kadar birleşen davada Hazine ve Kadastro Müdürlüğü hasım olarak gösterilmiş ise de taşınmazlar ... adına tespit edildiğinden ve bu davalılara husumet düşmediğinden onlar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya davacısı ... vekili, davalı ... vekili, davalı Hazine vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen dosyada davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1989 tarihinden beri taşınmazın davacının ziilyetliğinde olup emlak vergisini ödediğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 12 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından 1990 yılında satın alındığını, o zamandan beri düzenli olarak belediyeye vergilerinin ödendiğini ve arazi tespit formunun düzenlendiğini, davacı ... tarafından düzenlenen satış senedinin sonradan sahte olarak düzenlendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda davacı ve birleşen dosya davacısı ile davalıların zilyetliğinde olmadığını, taşınmazın üzerinde herhangi bir yapıya rastlanmadığını, davacıların zilyetliklerini ispat edecek herhangi bir kullanımının bulunmadığını, davaların reddi gerekirken asıl davacının davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacı vekili, asıl dosya davalı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarıca ONANMASINA, 179,90'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50'şer TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3653, K. 2025/3307, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3653-e-2025-3307-k-9ae711ed9a81