Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3630 E. 2025/892 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3630
Karar No
2025/892
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/214 E., 2023/208 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/553 E., 2022/281 K. Taraflar arasında kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu Sivas ili Ulaş ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre 2008 yılında yapılıp itiraz edilmeyen yerlerde 2009 yılında kesinleşen tesis kadastrosu çalışması bulunmaktadır. Davacılar vekili; Sivas ili Ulaş ilçesi ... köyünde bulunan dava dilekçesinde bildirdiği taşınmazların davacılar murisi ...'un zilyetliğinde iken davacılara intikal ettiğini, davalıların bu taşınmazlarda hakkı bulunmadığı halde adlarına tescil edildiğini, bu taşınmazların 40 yılı aşkın süredir muris ve davacılar tarafından ekilip biçildiğini, nizasız ve fasılasız zilyet ve tasarruf edildiğini, bu nedenle taşınmazların tapularının iptali ile davacılar adına payları oranında tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil ...; Sivas ili Ulaş ilçesi ... köyü sınırları içinde ve Köy Yanı Mevkide bulunan, tahrir no 173 olan taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmaları esnasında Hazine adına yazıldığını ve yapılan hatanın düzeltilmesini, ... varislerinin açmış olduğu davaya müdahil olmak istediğini, kadastro çalışmalarında usulsüzlükler yapıldığını, taşınmazın gerçek sahiplerinin adına tescil edilmesini, ayrıca Han Mevkiinde ve Kan Deresi Mevkiideki taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edildiğini, bu taşınmazların ... varislerine ait olduğunu, Köy Yanı Mevkiide bulunan, tahrir no 173 olan taşınmazı, 10.10.1936 tarihinden itibaren malik sıfatıyla kullanmakta olduğunu, bu taşınmazın Hazine adına yapılan tapu kaydının iptalini ve taşınmazların ... varisleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu Ulaş ilçesi ... Mahallesi, köyü 111 ada 23 parsel yönünden davacıların zilyetlik yoluyla taşınmazı edinebilmesi için zilyetliğini ispat etmesi gerekeceği, ancak mahalli bilirkişilerin bu taşınmaz yönü ile taşınmazın öncesinde mera olarak kullanıldığı, sonrasında krom fabrikasının kurulduğunu beyan etmeleri nedeni ile zilyetliğini ispat edemediğinden ...'a açılan davanın reddine, 148 tahrir no ile 102 adada belirtilen taşınmaza yönelik talebinin 02.11.2018 tarihli keşifte feragat edilmesi nedeniyle feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar 50 tahrir nolu 121 ada 36 parsel, 173 tahrir nolu 133 ada 5 parsel, 27 tahrir nolu 111 ada 49 parsel, 69, 75, 88, 109, 147 tahrir nolu 111 ada 1 parsel sayılı taşınmazların jeodezi raporunda eski tarihli hava fotoğraflarına göre kullanımının olmamasına yönelik tespit nedeniyle bu taşınmazlar yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili; taşınmazların davacıların kadim mülkü ve tarla vasfında olduğu, davacıların taşınmazların vergilerini yıllarca ödedikleri, kullanılmamış olmalarının davacıların mülkiyet haklarından vazgeçtikleri anlamına gelmeyeceği, bir kısım taşınmazın mera olarak nitelendirilmiş olduğu, ancak mera tahsis belgesinin olmadığı, bir kısım parseller için de orman vasıflandırmasını kabul etmedikleri, ağaçların taşınmazların uzun süre kullanılmasından dolayı kendiliğinden yetiştiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; muris ...'un dosyada bulunan veraset ilamına göre; eldeki davanın tüm mirasçılar tarafından açılmadığı, davalılar ... ve Hazinenin mirasçı sıfatı bulunmadığı, terekeye göre üçüncü kişi konumunda olduğu, terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı, üçüncü kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açmasının hukuken mümkün olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerektiği, davaya diğer mirasçıların katılması, icazet vermesi veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak olmadığı, bu nedenle davacıların tapu iptali tescil taleplerinin aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davacının 148 tahrir no ile 102 adada belirttiği taşınmaza yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlara yönelik davanın aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine şeklinde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf iddialarına ek olarak, mirasçıların tümünün vekaletnamesinin sunulduğu, tüm mirasçıların muvafakat verdiği, dava şartı yokluğunun ön inceleme duruşması aşamasında tespiti halinde hak düşürücü süre geçmeden eksiklikler giderilebilecekken, hak ihlaline sebep olunduğu iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3630, K. 2025/892, T. 10.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3630-e-2025-892-k-65127c8d2ba7