Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3301 E. 2025/2872 K. – Uygulama Kadastr

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3301
Karar No
2025/2872
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/772 E., 2023/526 K. DAVA TARİHİ : 21.09.2020 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/51 E., 2021/146 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 143 parsel sayılı 195,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 117 ada 5 parsel numarasıyla ve 225,64 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından; eski 143 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu sırasında kendisinin kullanımında olan tescil harici alanda gösterildiğini ileri sürerek itiraz edilmesi üzerine kadastro komisyonunca, kadastro çalışmalarında herhangi bir hatanın yapılıp yapılmadığı hususunda kanaate varılamadığı belirtilmek suretiyle taşınmazın yüzölçümü hanesi boş bırakılarak, uygulama kadastro tutanağı Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Güncelleme kadastrosu sırasında aynı çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 2.386.148,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, ... vekili ve ... vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "5602 sayılı Kanun kapsamında 1955 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu ile oluşan 117 ada 5 (eski 143) parsel sayılı taşınmaz ile arazi kadastrosundan sonra kesinleşen ve güncelleme kadastrosunda alanı azaldığı belirtilen 101 ada 1 sayılı orman parselinin mükerrer oldukları, 117 ada 5 (eski 143) parsel sayılı taşınmazın güncelleme kadastrosu sırasında zeminde bulunduğu yer yerine buraya çok uzak tescil harici bir yerde gösterildiği, bu durumun güncelleme kadastrosunda hata niteliği taşıdığı ve düzeltilmesi gerektiği, 1959 ve 1964 tarihli hava fotoğraflarındaki sınırların bu durumu teyit ve tevsik ettiği, mükerrerliğin güncelleme kadastrosu ile giderilemeyeceği" gerekçesiyle ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulüne, çekişmeli 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın güncelleme kadastrosundaki yüzölçümü ve koordinatlarla tapuya tesciline; 117 ada 5 (eski 143) parsel sayılı taşınmazın güncelleme kadastrosunun haritacı bilirkişi raporunda belirtilen şekil ve koordinatlarla 225,64 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tapuya tesciline; 117 ada 5 (eski 143) parsel sayılı taşınmazın tamamının 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazla mükerrer olduğunun her iki taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hükmün, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "uygulama kadastrosuna itiraz üzerine Kadastro Komisyon kararıyla, Kadastro Mahkemesine tutanakları gönderilen dava konusu taşınmaza ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda; dava konusu taşınmazda yapılan uygulama kadastrosunun taşınmazın konumunun hatalı belirlenmesi nedeniyle yasa ve yönetmeliklere uygun olmadığını belirleyen ve hatanın düzeltilmesine ilişkin teknik ve bilimsel veriler içeren, denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporları dayanak alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3301, K. 2025/2872, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3301-e-2025-2872-k-343fd616818f