Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3278 E. 2025/699 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3278
Karar No
2025/699
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/72 E., 2023/66 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Giresun ili Tirebolu ilçesi ... köyü 179 ada 4 parsel (eski 2132 parsel) sayılı taşınmaz, 8.680 m² yüzölçümü ile ..., Hazine, İhtiyarzade ... ve İhtiyarzade ... adlarına fındık bahçesi vasfı ile tespit edilmiştir. Orman İdaresi tarafından, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu açıklanarak, tespitin iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Yargılama sonunda mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; 1. Dosyanın incelenmesinden tespit malikleri arasında İhtiyarzade ..., İhtiyarzade ... ve Hazinenin de bulunduğu ancak Hazinenin ve İhtiyarzade ... ile İhtiyarzade ...’in davada taraf olarak yer almadığı gibi karar başlığında da taraf gösterilmediği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince taraf teşkilinin sağlanması açısından öncelikle Hazinenin davaya dahil edilmesi, aynı şekilde tespit maliki görünen İhtiyarzade ... ile İhtiyarzade ...’in kendilerinin ya da ölü iseler mirasçılarının tespiti halinde davaya dahil edilmeleri, tespit edilememeleri durumunda ise kayyım tayin edilmek suretiyle davanın takibinin sağlanması, ondan sonra toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2. Dava konusu 179 ada 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak yapılan keşif neticesinde dosyaya sunulan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1959 tarihli memleket haritasında yeşil alanda kaldığı ancak tarım yapılmasından dolayı yeşil alanda kaldığı bildirilmiş olup ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın üzerinde bir miktar çalılık, ağaçlık ve kalan kısımda fındıklık olduğu bildirilmiştir. Bu durumda taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuş, ayrıca dava konusu taşınmaza çok sayıda tapu kaydı uygulanmak suretiyle kadastro tespiti yapılmış olmasına rağmen, söz konusu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadıkları ve halen geçerliliklerini koruyup korumadıkları da araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince, tespite esas tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirtildikten sonra, orman mühendisi, ziraat mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi heyeti marifetiyle, tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadıkları, halen geçerliliklerini koruyup korumadıkları, taşınmazın en eski tarihli ve tüm hava fotoğrafları ile memleket haritaları ile amenajman planlarında ne şekilde göründüğü hususları ayrıntılı şekilde araştırıldıktan sonra taşınmazın orman vasfında olup olmadığı hususunda bir hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru değildir. 3. Dava dilekçesinde çok sayıda taşınmaz ile birlikte, 2132 parsel (179 ada 4 parsel) ve 2129 parsel (179 ada 5 parsel) sayılı taşınmaz da dava konusu edilmiş olup, dosya arasında 179 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tutanak aslı bulunmaktadır. Tefrik işleminden sonra düzenlenen tensip tutanağında ise sadece 2132 parsel (179 ada 4 parsel) sayılı taşınmazdan bahsedilmiş ve bu parsele ilişkin hüküm kurulmuştur. Dava dilekçesinde yazılı olup, tutanak aslı da dosya arasında bulunan 2129 parsel (179 ada 5 parsel) sayılı taşınmazın eldeki dava dosyasında dava konusu olup olmadığı hususu araştırılarak, dava konusu ise bu taşınmaz hakkında da olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de hatalıdır. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3278, K. 2025/699, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3278-e-2025-699-k-aa4497a9c876