Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3122 E. 2025/4097 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3122
- Karar No
- 2025/4097
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/11 E., 2022/17 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekilinin Fındıklı Kadastro Mahkemesine hitaben verdiği 22.02.2008 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... köyünde bulunan 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, oysaki bu taşınmazın içerisinde yaklaşık otuz dönümlük bir alanın müvekkillerinin murisi ...'a ait iken onun ölümü ile birlikte müvekkillerine intikal ettiğini beyanla kadastro tespitinin iptali ve müvekkileri lehine mirasçılık hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacılar tarafından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... köyünde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişi ...'ın 28.01.2015 havale tarihli raporuna ekli krokide belirtilen (B1) harfi gösterilen 23.882,61 m² alanın taşınmazın muris ...'ın mirası 80 pay kabul edilmek suretiyle; mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, (C1) harfi ile gösterilen 19.737,56 m²lik kısmın ve (C2) harfi ile gösterilen 34.587,14 m²lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına 101 ada 1 parsel içerisine katılmasına, karar verilmiş, kararı davalı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili temyiz etmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 30.01.2018 tarihli ve ve 2017/10067 Esas, 2018/550 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırı olduğu gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulamada hükme yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın 23.01.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazın Karayolları muvakkat işgal alanı içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Mahkemece taşınmazda ekonomik amacına uygun bir zilyetliğin bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmemiştir. Davacı, husumeti sadece Orman Yönetimine yöneltmiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. O halde, mahkemece kanunî hasım konumunda olan Hazinenin davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili tamamlanmalı, davaya karşı diyecekleri ve delilleri sorulup bundan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili oluşturulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri kapsayan tespit tarihi olan 2008 yılından 15-20 yıl öncesine ait (1982-1992'li yıllara ve dosya içinde bulunan 1959-1969/1982 yıllarına ait) hava fotoğrafları ve bunlardan elde edilen memleket haritaları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan dava tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip dava konusu taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde gözüktüğü, üzerinde bulunan bitki örtüsü, varsa ağaçların cinsi yaşı ve adedi, kapalılık oranı ile üzerinde tarımsal faaliyet yapılıp yapılmadığı, tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı, tasarruf sınırları bulunup bulunmadığı, mezkur tarihlerde kullanıldığına ilişkin emareler bulunup bulunmadığı, kullanım varsa kullanım durumu hususlarında ayrıntılı anlatımı içeren müşterek imzalı, aplikeli ve açıklamalı rapor alınmalı, taşınmazın imar planı içine alınıp alınmadığı da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır. Bunun yanında taşınmazlara ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü lehine yapılan kamulaştırma evraklarının getirtilerek taşınmazlar kamulaştırma kapsamındaysa ilgili kurumun davaya dahil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... köyü ... Çuğina mevki, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 30.12.2021 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli haritada (A) harfi ile işaretli 31.453,09 metrekarelik alanının bu parselden tenzili ile kızılağaçlık vasfı ile muris ...'ın mirası 80 pay kabul edilmek suretiyle mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bakiye alanının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.