Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/291 E. 2024/7022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/291
- Karar No
- 2024/7022
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/415 E., 2022/912 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/195 E., 2021/14 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tunceli ili Çemişgezek ilçesi Gözlüçayır köyü, 145 ada 28 parsel, 141 ada 2 parsel, 178 ada 1 parsel, 142 ada 9 ve18 parsel sayılı taşınmazları yıllardan beri tasarruf ettiklerini, taşınmazların miras bırakanları olan ...'dan babalarına ve ondan da kendilerine kaldığını, taşınmazların zilyetliklerine rağmen zilyet bulunmadığı gerekçesi ile tespit çalışmalarında tespit dışı bırakıldığını iddia ederek taşınmazların kendileri adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davacılar 14.08.2020 tarihli dilekçe ile 145 ada 28 parsel açısından davalarından feragat etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 141 ada 2, 142 ada 9 ve 18 parsel sayılı taşınmazların davacıların miras evvelleri olan ...'dan mirasçılarına ondan da davacılara kaldığı, davacıların ırsi olarak ...'nın mirasçıları olduğunun net ve kesin olduğu, dava konusu taşınmazların yaklaşık 40-50 yıldır davacıların zilyetliği altında bulunduğu, taşınmazların 1956-1983-1994-2004 yıllarına ait hava fotoğraflarında ekili dikili olduğu, parsel sınırlarının oluştuğu, imar ve ihya edildiğinin görüldüğü, dinlenen mahalli ve tespit bilirkişilerin bu taşınmazların davacılara ait olduğunu ve kendilerine babalarından ve dedelerinden kaldığını beyan ettiği; 178 ada 1 nolu parselin 1958 tarihli memleket haritasında orman rumuzlu yeşil alanlar içerisinde kaldığının görüldüğü, üstünde ve çevresinde orman ağaçlarının bulunduğu; 145 ada 28 parselin davacıların davalarından feragat ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 141 ada 2, 142 ada 9 ve 18 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına kayıt ve tesciline; 145 ada 28 parsel ve 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 141 ada 2, 142 ada 9 ve 18 parsel sayılı taşınmazların 1956, 1983, 1994 ve 2004 yıllarına ilişkin hava fotoğraflarına dayalı incelemede o yıllarda kapalılığın oluşmadığı, açık renkli orman sayılmayan alanlarda kaldığı, orman niteliği taşıyan ağaçların olmadığı, orman bütünlüğü içerisinde yer almadığı, sınırlarının oluştuğu, imar ihya gördüğü, orman içi açıklık niteliğinde de olmadıkları, özel mülkiyete konu olabilecek özellikler taşıdıkları, uzun yıllar tarımsal faaliyete konu oldukları ve davacıların mülkiyetlerinde oldukları belirtilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, taşınmazların bulunduğu yerde 2008 yılında yapılan kadastro tespit çalışmalarına itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.