Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2757 E. 2025/7486 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2757
Karar No
2025/7486
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/308 E., 2020/554 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosu, 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde çalışması, 1990 yılında yapılan imar uygulaması ve 1993 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde çalışması bulunmaktadır. Davacı ... vekili 23.01.1996 tarihli dilekçesinde; Antalya ili .... ilçesi ... köyünde bulunan 79 02... sayılı taşınmazın 1941 yılında sınırlaması yapılan ve kesinleşen Devlet ormanları sınırları içerisinde olmasına rağmen tapulama çalışmalarında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, daha sonra bu yerin 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarında IX numaralı orman kadastro parseli olarak ... adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, öncesi orman olan ve daha sonra ... adına çıkartılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının taşınmazın orman sınırları içerisinde iken oluşturulduğundan hukuki değerinin bulunmadığını açıklayarak, taşınmazın orman sınırlarından ... adına çıkartılan kısmı itibarıyla davalı adına olan tapu kaydının iptali ve ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2005 tarihli ve 1996/86 Esas, 2005/357 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.04.2007 tarihli ve 2006/17685 Esas, 2007/5271 Karar sayılı ilamıyla hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 08.05.2015 tarihli ve 2007/364 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davacı ... vekili, davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili ve ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.10.2016 tarihli ve 2016/3378 Esas, 2016/9292 Karar sayılı ilamıyla; davalılar ..., ... mirasçıları ve ...’in taşınmazın bilirkişi raporunda (B2) ve (C) harfleriyle gösterilen kısımlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiş, davacı Hazinenin (A), (B2) ve (C) kısımlarına, davalılar ..., ....ve arkadaşları ve ...’in (B1) kısmına yönelik temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 06.02.2019 tarihli ve 2017/36 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/6439 Esas, 2020/1270 Karar sayılı ilamıyla; 79 02... parsel sayılı taşınmazın (B2) ve (C) harfleriyle gösterilen bölümlerine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 79 02... parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B1) harfleriyle gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve ... Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu'nun (6292 sayılı Kanun) 7/1-B maddesi uyarınca işlem tesis edilmeksizin davalıların 6292 sayılı Kanun uyarınca idareye başvuru yapmadıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazların ... adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğu, eldeki davada davacı ... dava konusu taşınmazın 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulamasıyla ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla tapusunun iptali ile ... adına tapuya tescilini talep ettiği, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-B maddesi gereğince anılan Kanun maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacı Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile taşınmaz bölümlerinin ... adına tesciline karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle 79 02... parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B1) harfleriyle gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu taşınmaz bölümleri yönünden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Antalya ili ... ilçesi .... Mahallesi 79 02... parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisinin 18.02.2014 tarihli rapor ve krokisinde (B2) harfiyle işaretlediği 48 m²lik alan ile (C) harfiyle işaretlediği 1.610 m²lik alanın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline, iptal edilen bu alanların orman vasfıyla ... adına tesciline, taşınmazda fen bilirkişinin 18.02.2014 tarihli raporda alanını (A) harfiyle işaretlediği 748 m²lik taşınmaz ile (B1) harfiyle işaretlediği 135 m²lik alana yönelik taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; (B2) ve (C) harfleriyle işaretli kısımlar hakkında dava kesinleşmemiş gibi yeniden hüküm kurulduğunu, 6292 sayılı Kanun'un Hazinenin dava açma hakkına sınırlandırma getirdiğinin değerlendirilemeyeceğini, 79 01... parselin tapu kaydındaki yüzölçümü ile karara esas alınan kısımların toplamının birbiriyle örtüşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, dava konusu taşınmazın orman olmadığını, ... numaralı kadastro parselinin hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararı ile orman sayılan yer olduğunun belirtildiğini, 1078 parsele ilişkin kadastro mahkemesi kararında müvekkillerinin davanın tarafı olmadığını, bu nedenle o kararın müvekkilleri aleyhine hüküm ifade etmeyeceğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlarındaki teknik/fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının nazara alınmadan karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla ... adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleşen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamında 79 02... parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B1) harfleriyle gösterilen bölümlerine yönelik 6292 sayılı Kanun'un 7/1-B maddesi gereğince davacı Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince anılan bölümlere yönelik davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davacı ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının bir numaralı bendinde yer alan "...taleplerin REDDİNE," ifadesinin hükümden çıkarılarak, yerine "... 6292 sayılı Kanun'un 7/1-b maddesi gereğince davadan vazgeçmiş sayılmasına," cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2757, K. 2025/7486, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2757-e-2025-7486-k-88eabf14be1d