Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2047 E. 2024/7979 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2047
- Karar No
- 2024/7979
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/53 K. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yaplan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 8. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... davacıya ait 1206 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 21.11.1984 tarihinde yapıldığı, dava konusu taşınmazın cebel niteliğiyle 1206 parselin bitişiğinde olmak üzere tespit dışı bırakıldığı, tespit dışı bırakılma tarihinin 06.05.1988 değil, 21.11.1984 olduğu, 1984 yılından dava tarihi olan 2007 tarihine kadar kural olarak 20 yıllık sürenin dolduğunu, dava konusu yerin cebel niteliğiyle tescil dışı bırakılması nedeniyle imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulünün gerektiği açıklanarak, mahkemece dava konusu taşınmazda davacının zilyetliğinin ne zaman başladığı ve imar - ihyanın ne zaman tamamlandığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu yerin çalılık - makilik - fundalık görünümünün 1995 yılında da devam ettiğinin belirtildiği, ayrıca keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların zilyetlikle ilgili beyanları birbiriyle çelişkili ve tutarsız olduğundan soyut beyanlara itibar edilmediği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna itibar edildiği ..." gerekçesiyle, davanın reddine, dava konusu 161 ada 67 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz davacı vekilinden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.