Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2042 E. 2024/5971 K. – Kullanım Kadastr

Konu: Kullanım Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2042
Karar No
2024/5971
Karar Tarihi
Konu
Kullanım Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2645 E., 2022/2649 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/309 E., 2019/10 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dahili davalı Hazine yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkartıldığını ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek.4 üncü madde kapsamında dahili davalı Hazine adına tescil edildiğini, 2460 ada 11 parselin davacı, 2460 ada 10 parselin ise davalı ...'ın kullanımında olup, bu hususun beyanlar hanesine şerh düşüldüğünü, 11 parselin bir kısmının 10 parsele dahil edilmesi sonucu dava konusu taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 158,51 m2 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar dahili davalı Hazine vekili istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; dahili davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmek suretiyle kararın kaldırılmasına, davalılardan ... yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine, dahili davalı Hazine yönünden ise ; davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.04.2022 tarihli ve 2022/767 Esas, 2022/ 4177 Karar sayılı ilamıyla; ''çekişmeli 2460 ada 10 parsel sayılı taşınmazda davalı ... lehine kullanıcı şerhi verilip, Hazine adına tescil edildiği ve taşınmazın dava tarihinden evvel 05.11.2014 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca ...'a satılarak bu kişi adına tescil edildiği, 2460 ada 11 parsel sayılı taşınmazda ise davacı ... lehine kullanıcı şerhi verildiği ve taşınmazın halen Hazine adına tapuda kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının iddiasının ileri sürülüşüne göre, dava; şerh isteğine ilişkin olup, bu nitelikteki davada Hazinenin taraf olması gerekmekle beraber, dava tarihinde çekişmeli taşınmaz Hazine uhdesinden çıktığına göre, davada Hazinenin husumet ehliyetinin bulunmadığı kuşkusuzdur. Dolayısı ile, İlk Derece Mahkemesi kararı ile aleyhine durum yaratılan 2460 ada 10 parsel maliki istinaf isteğinde bulunmadığına göre, davalı ... yönü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, bu kişiye yönelik davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine olanak bulunmamaktadır.'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dahili davalı Hazine yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine, davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm dahili davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine hükmedilmediği iddiasıyla temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; dahili davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden, lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken verilmemesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz oluna kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Dahili davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile kararının hüküm fıkrasına "Karar tarihi itibariyle hesaplanan 5.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine ye verilmesine," ifadesinin eklenmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2042, K. 2024/5971, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2042-e-2024-5971-k-9d0efd98b868