Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1846 E. 2025/5972 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1846
- Karar No
- 2025/5972
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/23 E., 2022/79 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4, 51, 1100, 1975, 1963, 2416, 2436, 2437, 2466, 26 81... parsel sayılı taşınmazlar, davalı olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... tarafından vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davalılar ... ve arkadaşları, ... Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine aleyhine açılan tescil davası görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, taşınmazların ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2010/4497 Esas ve 2011/4876 Karar sayılı ilamı ile; taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişiden ve tanıklardan dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ve sürdürülüş biçimi ile dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınması, komşu taşınmazların varsa dayanakları belgelerin dava konusu taşınmazlara uyduğu belirtilen vergi kayıtlarını okuyup okumadığı üzerinde durularak tutunulan vergi kayıtlarının kapsamı belirlendikten sonra 3 kişilik ... mühendisi bilirkişi heyeti ile taşınmazların ve dava konusu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tümünün toprak yapısı ile mukayese edilmesi, ... ve mirasçıları hakkında belgesizden 40/100 dönüm araştırmasının yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazların kök muris ...'na ait olduğu ve kök muris tarafından aktarılan dava tarihinden geriye doğru 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetlik şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline, kanuni hasım olmaları nedeniyle davalılar Hazine, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... aleyhine yargılama giderine ve lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.