Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1838 E. 2024/7535 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1838
- Karar No
- 2024/7535
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/16 E., 2022/45 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Konya ili Doğanhisar ilçesi İlyaslar Mahallesi çalışma alanında bulunan 201 ada 16 parsel sayılı 457,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 204 ada 15 parsel sayılı 577,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... dava dilekçesinde; Konya ili Doğanhisar ilçesi İlyaslar Mahallesi çalışma alanında bulunan 201 ada 16 parsel ve 204 ada 15 sayılı taşınmazların irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Asli müdahil ... ve ... müdahale dilekçesinde; Konya ili Doğanhisar ilçesi İlyaslar Mahallesi çalışma alanında bulunan 201 ada 16 parsel ve 204 ada 15 parsel sayılı taşınmazların miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak miras hisselerinin adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; "Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile daha önce keşfe götürülmeyen 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandıkları, imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri imar-ihyaya konu edilmişlerse ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait oldukları, kimden ve nasıl intikal ettikleri etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasındaki doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmeye çalışılması; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmazların sınırını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesinin istenmesi; ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazların imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, önceki raporları irdeler, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; HMK'nın 290/2. maddesi uyarınca keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla çekişmeli taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe, tanık ve bilirkişi beyanlarını denetlemeye elverişli, komşu parselleri de gösterir şekilde krokili rapor alınması; bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek tespit tarihine kadar davacı ve müdahiller yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının kesin olarak belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi" değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; alınan mahalli bilirkişi beyanlarından taşınmazın davacılara irsen intikal ve hibe suretiyle kaldığı 1956, 1971, 1988, 1990 ve 1992 yıllarına ait hava fotoğraflarında tarımsal faaliyet yapıldığının belirlendiği gerekçesiyle 204 ada 15 parsele yönelik davanın kabulüne; alınan mahalli bilirkişi beyanlarından 201 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacıların amcasına ait olduğu, davacılara ait taşınmazın 201 ada 15 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve bu taşınmaza yönelik açılmış dava bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 520,45 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 92,85 TL nin temyiz eden ... ile ...'a istek halinde iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.