Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1707 E. 2025/838 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1707
- Karar No
- 2025/838
- Karar Tarihi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/16 E., 2023/13 K. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla Orman Bölge Müdürlüğü 97 No.lu Orman Kadastro Başmühendisliği tarafından orman kadastrosu yapılmış, 2/B uygulaması ve sınırlandırma çalışmalarında, mülkiyeti Hazineye ait Muğla Yatağan ilçesi ... Mahallesi 1965 parsel numaralı 1.344,00 m² miktarlı vasıflı taşınmaz, 936 parsel numaralı 1.940,00 m² miktarlı ham toprak vasıflı taşınmaz, 1970 parsel numaralı 1.713,00 m² miktarlı tarla vasfı taşınmaz, 1967 parsel numaralı 1.335,00 m² miktarlı tarla vasıflı taşınmaz, 872 parsel numaralı ham toprak vasıflı taşınmaz malların orman sınırları içine alınarak OTS sınırları içine dahil edildiğini, söz konusu taşınmazların Devlet ormanına sınır olduğunu, fundalık, çalılık, ekim, dikime müsait tarla vasfında araziler olduğunu, Orman Tahdit Sınırları içine alınması işlemine itirazlarının kabulü ile işlemin iptali hususunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; yapılan çalışma sırasında, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 4999 sayılı Kanunla değişik 9/7 madde hükmüne uygun olarak, vasıf ve mülkiyet değişikliği yapılmadan, çizim hatalarının düzeltilip sayısal haritaların üretilebilmesi amacıyla, ilk yapılan orman tahdidinin yersel aplikasyonunun yapılarak, yalnızca OS numaralarının yenilenip, koordinatlandırılmış olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı ... vekili tarafından istinaf edilmekle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2018 tarih ve 2018/3 Esas 2018/199 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili tarafından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin istinaf ret kararının tetkiki ve kararın bozulması talep edilerek temyiz yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarih 2021/8146 E. 2021/11124 Karar sayılı kararıyla; yöreye ait tüm orman tahditlerine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, en eski tarihli hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ile varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; davaya konu edilen 29.07.2015 ilan tarihli çalışma tutanakları getirtilip incelenmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada; "yörede yapılan tüm orman tahditlerine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit örnekleri, en eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritaları celp edilmiş ve mahallinde 20.06.2022 tarihinde mahalli bilirkişi ve 3 Orman Yüksek Mühendisi ile 1 Jeodezi ve Fotogrametri Uzmanı Harita Mühendisinin katılımıyla keşif yapılmış, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi kapsamında yapılan orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların kısmen kesinleşmiş orman sınırları içinde orman sayılan yer olarak sınırlandırıldığı, dava konusu taşınmazlarda 97 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 27.04.2015 tarihinde askıya çıkarılıp 27.05.2015 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9 uncu maddesine dayanılarak yapılan fenni hatalarda düzeltme çalışmasında; haritalardaki çizim hatalarının giderildiği, vasıf ve mülkiyet değişikliği yapılmadığı, son olarak aynı bölgede 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B çalışmalarının yapılıp 29.07.2015 tarihinde askıya çıkarıldığı, bu çalışmada dava konusu taşınmazlarla ilgili orman sınırlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı, bu hususun hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporuyla da belirlendiğinden" 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B çalışmalarının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen karar davacı Hazine vekili tarafından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.