Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1688 E. 2024/6743 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1688
Karar No
2024/6743
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1440 E., 2022/903 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/41 E., 2020/126 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kastamonu ili İhsangazi ilçesi Kayapınar Köyü çalışma alanında bulunan 143 ada 2 parsel sayılı ve 105.707,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek, senetsizden ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Kayapınar Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde; dava konusu 143 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kadimden beri Kayapınar Köyü halkının hayvanlarını otlattığını, anılan taşınmazın mera vasfında olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazın kaydının iptali ile mera niteliği ile köy tüzel kişiliği adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, çekişmeye konu yerin Devletin hüküm tasarrufu altında ve ekonomik fayda sağlanması mümkün olan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların birbiri ile uyumlu beyanlarına göre dava konusu taşınmazda köylüye ait hayvanların otladığı, dava konusu yeri mera olarak bildikleri, ziraat mühendisi ve orman mühendislerinin hazırlamış oldukları raporlara göre, 08.11.2019 tarihli kadastro teknik bilirkişi rapora ekli krokide A harfi ile gösterilen kısmın eğiminin fazla olması, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, mevcut eylemli hali, topografik özellikleri dikkate alındığında mera olarak kullanılmasının uygun olmadığı, ham toprak özelliğinde ve görünümünde olduğu, B harfi ile gösterilen alanın ise taşınmazın eğim ve toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, mevcut eylemli hali, hayvan otlatmaya uygun olması, topografik özellikleri, taşınmazın üzerinde hayvanların su içmesi için su oluğunun olması, güneyindeki Muratlı köyüne ait 132 ada 106 nolu mera parseli ile, eğim, toprak yapısı, bitki örtüsü bakımından benzer özellikler taşıması dikkate alındığında mera olarak kullanılmasının uygun olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 143 ada 2 nolu parselin tapu kaydının iptali ile 24.09.2020 tarihli ek rapor ve 08.11.2019 tarihli kök rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 83.754,50 metrekarelik alanın mera niteliği ile sınırlandırılmasına, 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "mahallinde yapılan keşif, keşifte alınan beyanlar ve teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın istinaf incelemesine konu edilen ve teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün mera vasfında olduğu, böylece mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1688, K. 2024/6743, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1688-e-2024-6743-k-357f7aaf8695