Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1604 E. 2024/5707 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1604
- Karar No
- 2024/5707
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/852 E., 2022/1502 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/351 E., 2021/148 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen dosya davalısı ... vekili ve asıl ve birleşen dosyaların davalısı TEİAŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen dosyaların davalısı TEİAŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; Artvin ili ... ilçesi ... Köyü 296 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tamamının ve 296 ada 6 parselin 4016,75 m2 lik, 296 ada 7 parselin 3383,76 ve 1537,49 m2 lik kısımları ile 296 ada 8 parselin 2657,83 m2 lik kısmının orman vasfında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tapuya kayıt edildiğini, ancak taşınmazların fiilen orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tescilini ve taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Dava konusu taşınmazların üzerlerinde orman ağaçlarının ve orman örtüsünün bulunduğu, topraklarının orman toprağı yapısında olduğu, eğimlerinin yüksek eğim sınıfında yer aldığı, orman bütünlüğü kapsamında kaldıkları " gerekçesiyle, asıl 2019/351 Esas sayılı davanın kabulü ile Artvin ili ... İlçesi ... köyü 296 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 4.016,75 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaz üzerindeki ... adına olan irtifak şerhinin kaldırılmasına; birleşen 2019/352 Esas sayılı davanın kabulü ile 296 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide A1 harfi ile gösterilen 3.383,76 m2 lik kısmının ve A2 harfi ile gösterilen 1.537,49 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline; Birleşen 2019/353 Esas sayılı davanın kabulü ile 296 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 2.657,83 m2 lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaz üzerindeki ... lehine olan irtifak şerhinin ve ... lehine olan beyanın kaldırılmasına; birleşen 2019/354 Esas sayılı davanın kabulü ile 296 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaz üzerindeki ... lehine olan beyanın kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün birleşen dosya davalısı ... vekili ve asıl ve birleşen dosyaların davalısı TEİAŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket hartaları ve amenajman planı üzerinde ve zeminde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ehil bilirkişi kurulu raporuna göre hakkında kabul kararı verilen taşınmazların evveliyatının orman olduğunun belirlenmiş olmasına, orman niteliğindeki taşınmazın tapu kaydı üzerinde 3. kişi lehine kısıtlayıcı şerh bulunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda ilk derece mahkemesince davalı lehine konulmuş şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesinin isabetli olmasına ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış olmasına göre davalıların istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiş ve iş bu karar, dava konusu 296 ada 6, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. A. Davalı ... vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda 296 ada 6 parselin (A) ve 296 ada 8 parselin (A)harfi ile gösterilen taşınmazlar bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda 296 ada 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların (A) ile gösterilen bölümlerine ilişkinhükme yönelik temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B. Davalı ... vekilinin 296 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesi kararında " birleşen 2019/354 Esas sayılı davanın kabulü ile 296 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline " karar verilmiş ise de, hükme esas alınan 29/11/2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun 7 inci sayfasında "1969 tarihli hava fotoğrafında 269 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfında olduğu " ifade edildikten sonra, 23.10.2020 havale tarihli raporun 8 inci sayfasında bu kez " taşınmaz üzerinde ibreli ve yapraklı orman ağaçları olduğu, orman bütünlüğü kapsamında kaldığı " yönünde açıklamalara yer verilmek suretiyle raporlar arasında çelişki yaratıldığı halde bu çelişki üzerinde durulmamış ve söz konusu çelişki giderilmeksizin hüküm verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri bulundukları yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, daha önceki keşiflerde yer almayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun), 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler, fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten ve önceki bilirkişi raporundaki çelişkilerin irdelenerek sebeplerinin açıklanıp söz konusu çelişkinin giderildiği, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazıl şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (A) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu 296 ada 6 ve 296 ada 8 parsel sayılı taşınmazların (A) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu taşınmazlar yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Yukarıda (B) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin dava konusu 296 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden BOZULMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 günü oy birliği ile karar verildi.