Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1416 E. 2024/5551 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1416
Karar No
2024/5551
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/63 E., 2023/15 K. HÜKÜM : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen uygulama kadastrosu davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 409 parsel sayılı 36.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 120 ada 48 parsel numarasıyla 28.570,28 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. İtirazları kadastro komisyonu tarafından red edilen davacılar dava dilekçesinde, uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün azaldığı iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Davalı Kadastro Müdürlüğü vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, 102 ada 48 parsel sayılı taşınmazın aynen yenileme kadastrosu tespitleri gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 27.09.2021 tarihli ve 2021/4934 Esas, 2021/9542 Karar sayılı kararıyla "yöntemine uygun araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu ve 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftalarının ortofoto ve tesis kadastro tarihine en yakın hava fotoğrafları üzerinde çakıştırılması sonucunda, (eski 409) yeni 102 ada 48 parsel nolu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde ilk tapulama çalışmalarının 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca 1968 tarihinde yapıldığı, parsellerin yüzölçümlerinin planimetre yöntemi ile hesaplandığı, 31.07.1968 tarihinde tescillerinin yapıldığı, 409 parselin 36.750,00 metrekare olarak tescilinin sağlandığı ve 1 nolu paftada yer aldığı, paftaların bir koordinat sistemine dayanmadan tesis edilmiş poligonlardan kutupsal yöntem ile grafik üretildiği taşınmazın yeni yüzölçümünün hesaplama sonucu 28.570,28 metrekare olduğu ve aradaki farkın -8.179,72 metrekare olduğu, taşınmazda yeniden yapılan tersimata göre alan düzeltmesi yapıldığı, düzeltilen alanda alan azalışının doğusunda 410 parsel ile olan sınırında 458 ve 459 nolu kırık noktalarının hatalı tersimatından ve batısında ... Çayı ile olan sınırının eksik detay alımıyla 405 ve 473 nolu kırık noktalarının düz bir hat olarak bağlanmasından kaynaklandığı ve tesis kadastrosu yapımında kullanılan teknoloji ve hatalardan kaynaklandığının 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği ve bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, Kadastro Müdürlüğünce yapılan sınırlandırmanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesine, yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, (eski 409) yeni 102 ada 48 parsel nolu taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından karar verilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1416, K. 2024/5551, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1416-e-2024-5551-k-33e4c56e7eef