Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1075 E. 2025/7481 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1075
Karar No
2025/7481
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2021/471 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu taşınmazın bulunduğu Düzce ili .... ilçesi ..... köyünde 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması, 1975 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışması ile 2007 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında yapılan kadastro çalışması bulunmakta olup, arazi kadastrosu çalışması sonunda dava konusu 1 39... parsel sayılı 1.847,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışmalarında 1 39... parsel sayılı taşınmazın hatalı olarak davalı adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın tamamının tapulu arazi olduğunu, yaklaşık yüzyıldır taraflarınca kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli ve 2013/408 Esas, 2014/389 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.10.2019 tarihli ve 2018/6309 Esas, 2019/6118 Karar sayılı ilamıyla; keşifte alınan tanık beyanlarından davacının babası tarafından mal varlığının sağlığında paylaştırıldığı ve paylaşımda dava konusu taşınmazın davacıya isabet ettiği, bu durumda somut olayda bağış değil 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre yapılan taksim işleminden söz edilebileceği, İlk Derece Mahkemesince bu yönde bir araştırma yapılmadan ve davacıların dayandığı tapu kapsamı belirlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği, davacının dayandığı tapu kaydının kapsamının belirlenmesi, yöntemince orman ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın öncesinde davacının babası ... ...'e ait olduğu ve onun tarafından kullanıldığı, .......'in mal varlığını çocuklarına paylaştırdığı, dava konusu taşınmazı ise davacıya verdiği, davacının eklemeli zilyetliği ile birlikte dava tarihine kadar en az 20 yıldır aralıksız, fasılasız ve nizasız malik sıfatıyla zilyet olduğu, zilyetlikten edinme şartlarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Düzce ili .... ilçesi .... köyü 1 39... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, dava konusu yerin üzerinde zirai faaliyet bulunmayan Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğunu, gayrimenkul üzerinde imar ve ihya olmadığını, gayrimenkulün orman sayılmayan yerlerden olup olmadığının tespiti, imar ve ihya şartlarının bulunup bulunmadığı ve ekonomik zilyetliğin, suiniyetin varlığı gibi kriterler müşahhas ve bilimsel yollarla araştırılmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1075, K. 2025/7481, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-1075-e-2025-7481-k-6603f61f2c68