Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13208 E. 2025/16817 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13208
- Karar No
- 2025/16817
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/98 E., 2022/22 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.12.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki motosikletle, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 03.12.2010 tarihli trafik kazsında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, davalı tarafından 110.094,83 TL iş göremezlik tazminatının ödendiğini ancak ödenen tazminatın gerçek zararını karşılamadığını, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan ve 50.000,00 TL iş göremezlik tazminatının her iki davalıdan temerrüt tarihinden yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının %60 maluliyeti esas alınarak 110.954,83 TL tazminatın 08.02.2012 tarihinde ödendiğini, yapılan ödeme ile tüm zararının karşılandığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkili mahkemede açılmadığını yetkili yerin Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalının olayda kusursuz olduğunu belirterek davanın esastan da reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.10.2022 tarihli ve 2012/258 Esas, 2012/305 Karar sayılı ilamıyla mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.11.2023 tarihli ve 2013/10946 Esas, 2013/16071 Karar sayılı ilamıyla davalı ... şirketinin merkezi, mahkemenin yetki çevresinde olup davacının seçimlik hakkını kullandığı davalı ... vekilinin yetki itirazının reddi ile, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemece, önceki kararda direnilmesine ve davacının davasının yetki nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal 2 haftalık süre içinde başvurulduğunda dosyanın yetkili Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. C.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Mahkeme direnme kararının davacı vekilince süresinde temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.04.2017 tarihli ve 2017/17-1091 Esas, 2017/777 Karar sayılı ilamıyla, "... Karar düzeltme Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu kararlarına karşı tanınmış olağan bir kanun yoludur. Kanun yolu denince kural olarak, bir kararın üst mahkeme tarafından incelenmesi anlaşılır; temyiz yolunda olduğu gibi. Oysa karar düzeltme yolunda karar düzeltme talebi, bu kararı vermiş olan Yargıtay dairesinde incelenip karara bağlanır. Bu nedenle karar düzeltme yolu, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sırasında yapmış olduğu hatalardan dönmesini sağlayan, temyiz yolunun devamı niteliğinde kendine özgü bir kanun yoludur. Yargıtay hukuk dairesine karar düzeltme incelemesi için gelen dosyalar öncelikle karar düzeltme talebinin süresi içinde olup olmadığı, Yargıtay kararının düzeltilmesi istenebilecek kararlardan olup olmadığı ve diğer usul eksiklikleri yönlerinden (ön) incelemeye tabi tutulur. Ön inceleme yetkisi, her halde Yargıtay'a (kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulan Hukuk Dairesine) aittir. Somut olayda; davalı ... vekili 10.03.2014 tarihinde verdiği dilekçe ile karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Yerel Mahkemece Yargıtay’ın görevsizlik, yetkisizlik , hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları aleyhine karar düzeltme yoluna başvurulamayacağından bahisle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, Yerel Mahkemece karar düzeltme aşamasında ilgili dilekçenin reddine karar verildiği ve karar düzeltme yolunun usulüne uygun bir şekilde kullandırılmadığı açıktır. Davalı tarafça yasaya uygun olarak başvurulan bir kanun yolunun kullandırılmamış olması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73. maddesinde) düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına, buradan hareketle Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkına aykırıdır. Hal böyle olunca, HUMK'nun 440 ve devamı maddelerinde belirtilen kanun yolu tamamlanmadan direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan direnme kararı kaldırılarak, davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekmiş; bu nedenle temyiz itirazları bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır. ... " gerekçesiyle mahkemenin 24.03.2013 günlü davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararı ile 06.05.2014 gün ve 2014/65 E., 2014/161 K. sayılı direnme kararının kaldırılmasına, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi için dosyanın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun gönderme kararı üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin 2.fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK'un 440/III-3.maddesi gereğince mahkemece verilen görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvurulamayacağından, karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir. E.Mahkemece Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, davanın davalı ...Ş. yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla; bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davacının maddi tazminat talebine ilişkin davasının, davacının 16.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak kısmen kabulü ile 240.729,34 TL'nin 03.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine; davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin 03.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatın çok az olduğunu, ayrıca kararın bozulması halinde güncel asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, kusur raporunu kabul etmediklerini, icra dosyasında yapılan maaş kesintilerinin tazminattan düşülmediğini, maluliyet raporu ve oranını kabul etmediklerini, hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalının işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacıda oluşan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, icra dosyasında yapıldığı iddia edilen ödemelerin tahsilde gözetilecek bir husus olmasına, hesap ve maluliyet raporlarının mevzuata ve dosya kapsamına uygun, açık ve denetlenebilir olmasına, manevi tazminatın uygun bulunmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.