Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/871 E. 2024/1088 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/871
- Karar No
- 2024/1088
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2085 E., 2021/2476 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/150 E., 2019/196 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.02.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldiler, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.02.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, derneği kusurlu eylemleri ile zarara uğratan yönetim kurulu üyelerinin bu borçtan sorumlu olması gerektiği, ecrimisil ihbarnamesinde işgal ve tasarrufun 01.05.2012 tarihi olduğunun belirtildiği, davacı ...'in 20.09.2012 tarihinde, diğer davacı ...'nun 02.07.2014 tarihinde derneğe üye oldukları, geçmişe dönük borçtan davacıların sorumlu tutulamayacağı, iptali istenen dernek tüzüğüne eklenen geçici 2 nci maddenin Türk Medeni Kanunu'nun 70 inci maddesine ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, maddenin içerik olarak da hukuka aykırılıklar içerdiği ileri sürülerek usulsüz yapılan genel kurul ile genel kurulda alınan geçici 2 nci maddenin tüzüğe eklenmesine dair kararın iptalini istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, genel kurul toplantısına çağrıda usule uygun hareket edildiği, yeterli çoğunluğun sağlandığı, iptal gerekçelerinin oluşmadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, her ne kadar fazla ecrimisil ödendiğine dair bilirkişi raporunda tespitler olmuş olsa da davanın genel kurul kararının iptaline yönelik olduğu, fazla ödenen ecrimisillerin tespitinin alacak davasının konusu olacağı, fazla ödemenin dava ile ilgisi olmadığından değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; genel kurula çağrının mahalli gazetede usulüne uygun yapıldığı ve genel kurul kararının tüzükte belirtilen şekilde 2. toplantıda alındığı, yapılan toplantının dernekler kanununa uygun olduğu ve iptali gerektirir bir hukuka aykırılığın tespit edilmediği, tüzük değişikliğinin dernek tüzüğünün 123.maddesi ile Türk Medeni Kanunun 78 nci maddesi kapsamında Tüzük değişikliği kararının alınabilmesi için gerekli olan karar çoğunluğu. toplantıya katılan ve oy kullanma hakkı bulunan üyelerin oylarının 2/3 ü olduğu, tüzük değişikliğinin çoğunluk aranmayan 2 nci toplantı olan 28.08.2016 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında yapıldığı, hazirun cetveline göre iş bu toplantıya 147 üyenin katıldığı ve geçici 2 nci maddenin oybirliği ile kabul edildiği, Geçici 2 nci maddenin gerek usul gerekse içerik bakımından hukuka uygun olduğu, maddenin iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilmiş ve davacıların genel kurulda karara bağlanan ecrimisilden, ecrimisil döneminin üyelik tarihinden önce olması nedeni ile sorumlu olmadıkları, eski üyeler ile onursal üyelerin yeni üyelere göre daha az ücret ödedikleri ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, dernek genel kurulu ile genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Artan 262,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.