Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8226 E. 2024/7043 K. – Kadastro Çalışma
Konu: Kadastro Çalışma Alanına İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8226
- Karar No
- 2024/7043
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Çalışma Alanına İtiraz
İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/971 E., 2022/1089 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Merzifon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2022/261 K. Taraflar arasındaki kadastro çalışma alanına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Pekmezli Köyü Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde; 2015 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları ile davacı köyün idari sınırları içerisinde yer alan orman arazisinin köy mülki hudutları dikkate alınmaksızın davalı ... ve Karahisar köylerine kesenek hakkı tanındığını ileri sürerek, Merzifon İlçesi Balgöze Köyü 103 ada 1 parselin kadastro tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... köy sınırlarının nasıl belirleneceği 442 Sayılı Köy Yasasının 3 ve devamı maddelerinde, orman kadastro çalışmaları sınırlarının nasıl belirleneceğinin ise 6831 Sayılı Orman Kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 42. maddesinde gösterildiği, sözü edilen maddeler uyarınca belirlenen sınırın, sadece orman kadastrosu ile ilgili işlemlere müteallik ve münhasır olup, mülki sınırların tashih ve tadilini gerektirmediği, Yine 3402 Sayılı Yasanın 4/4 maddesi hükmüne göre kadastro ekibinin; kadastro çalışma alanı sınırlarının tespitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate aldığı, bu sınırların mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 4/4. maddesine uyulmadan yapılan tespitlerin ilçe ve birlik sınırı esas alınarak düzeltilmesi idari bir işlem olması nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ait olduğu ..." gerekçesiyl,e davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... 3402 sayılı Yasa'nın 4. maddesinde çalışma alanının ne şekilde belirleneceğinin belirtildiği, bu düzenlemeye göre kadastro çalışmalarına başlanmadan önce maddede yer alan prosedüre göre kadastro teknisyenlerince sınırın belirlendiği, bu sınıra karşı yedi gün içinde Kadastro Müdürlüğüne itiraz edilebileceği, Kadastro Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen 12/10/2022 tarihli yazı cevabında Pekmezci köyü Tüzel kişiliği tarafından yapılan bir itiraza rastlanmadığının bildirildiği, somut olayda belirtilen sürenin geçmiş ve sınır kesinleşerek kadastro tespit çalışmalarına başlanıp, tamamlanmış olmasına göre eldeki davanın açılmasında davacı köylerin hukuki yararının bulunmadığı, orman vasıflı alanlarda yer alan sahalardan yararlanma şekli ve bölgelerini belirleme görev ve yetkisinin orman idaresine ait olup bir kısım niza konusu yerin orman vasfında olduğundan yararlanma şeklinin ve bölgelerinin orman idaresi belirleyecek olmakla da davacıların sınır tespiti istemekte hukuki yararının bulunmadığı, Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/656 Esas, 2020/200 Karar sayılı kararının, istinaf incelemesinde kaldırılarak yeniden karara bağlayan Daire ilamının bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; işbu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.