Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/796 E. 2024/5780 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/796
- Karar No
- 2024/5780
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1688 E., 2021/1982 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/117 E., 2019/141 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... Mahallesinde, kain 72 ada, 28 parsel sayılı 1.510,00 m2 sahalı Şehzade ... ... Vakfından mukataalı arsa vasıflı taşınmazın tamamının ... kızı ... adına kadastro tespiti ile kayıtlı iken; Adalar Asliye Hukuk Hakimliğinin 2001/109 Esas 2002/53 Karar sayılı 12.06.2002 tarihli kararıyla ..., adına hükmen tescil edildiği anlaşılmış olduğunu, ancak mahkeme kararında ... gaipliğine karar verilmeden, bulunamadığından bahisle ilanen tebligat yapılarak Hazine adına tescil gerçekleşmiş olduğunu, kararın kesinleşmiş olduğunu ve tapuya tescil edilmiş olduğunu, mahkeme kararında ... adına gaiplik kararı verilmeden tescil yapıldığından mahkemeden bu eksikliğin giderilmesi için gaiplik kararı verilmesini de ayrıca talep etmek zarureti hasıl olduğunu, icareli yada mukataalı vakıf taşınmazların asıl maliki tapuda adına kayıt bulunan mutasarrıfı değil, vakıf tüzel kişiliği olduğunu, Vakıf taşınmazın mutasarrıfının gaip kişilerden olması veya varissiz ölümleri halinde taşınmazın, 2762 Sayılı Vakıflar Kanununda Değişiklik yapan 2888 Sayılı Kanun ve 5737 Sayılı Kanun'un vakıf mevzuatı icabı mahluliyet anında vakfına intikal ettiğini, vakıf adına verilen tescil kararları yenilik doğurucu değil, açıklayıcı mahiyette olduğunu, tapu iptal tescil davasında ...'un bulunamadığından bahisle ilanen tebligat yapılarak alınan tescil kararı da, söz konusu taşınmazın mutasarrıfının gaip olduğuna delil olduğunu, bu nedenle de, vakıf taşınmazın yasalar uyannca, vakfına intikal edeceğinin açık olduğunu, arz ve izah olunan sebeplere binaen, dava konusu taşınmazın satışının ve üzerinde ayni bir hak tesisinin önlenmesi için tapu kaydına tedbir konulmasına, ... ilçesi ... Mahallesinde kain 72 ada, 28 parsel sayılı ve 1.510,00 m2 sahalı, Şehzade ... ... Vakfından taşınmazın mutasarrıfı ... hakkında gaiplik kararı verilmek suretiyle, ... adına olan tapu kaydının iptaline ve "Şehzade ... ... Vakfı" adına tesciline karar verilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda; ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu, Anayasa ve Kanunlar gereğince devlet ormanlarının mülkiyetinin devir olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 72 ada 28 parsel sayılı taşınmazın, dosya davacısı ... Bölge Müdürlüğünün davalı olarak yer aldığı Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/69 Esas 2010/64 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, orman sınırlarına dahil edildiği ve üzerindeki vakfı şerhinin iptal edildiği ve taşınmazın tapuda orman olarak kayıtlı olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması istemiyle temyiz edilmiştir. Tüm dosya bilgileri incelendiğinde; dava konusu taşınmaza ilişkin Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/69 Esas 2010/64 Karar sayılı ilamı ile taşınmaz orman sınırlarına dahil edilerek üzerindeki vakıf şerhinin iptal edildiği, kararın Yargıtay (kapatılan ) 20. Hukuk Dairesinin 23.06.2011 tarihli ve 2011/3354 Esas, 2011/7934 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmekle, kararın taraflar açısından kesin Hüküm oluşturduğu anlaşılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.