Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7423 E. 2023/4350 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7423
- Karar No
- 2023/4350
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3162 E., 2022/640 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/349 E., 2020/259 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen ve kesinleşen davanın kabulüne dair karar hakkında davacı tarafça ayrı dilekçelerle tavzih ve istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, İlk Derece Mahkemesi tarafından 05.07.2021 tarihli ek kararla tavzih talebinin reddine, asıl hükme yönelik istinaf talep dilekçesinin ise 05.07.2021 tarihli ek kararla süre yönünden reddine karar verilmiştir. Ek kararların davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda Bursa ili Karacabey ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1111 parsel ve 1095 parsel ... taşınmazlar kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1095 parselin ... ve 1111 parselin Nedim Kırlı kullanımında olduğu şerhleri yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 1111 parsel ... taşınmaz 15.03.2013 tarihinde 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'u (6292 ... Kanun) uyarınca satışından ... adına tescil edilmiştir. 2. Davacı, davaya konu 1111 parsel ... taşınmaz içerisinde yer alan ve fiili kullanımında olduğunu bildirdiği taşınmazın 1095 parsele ilavesi ile beyanlar hanesine adına kullanıcı şerhi verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3. Davalı ..., usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, sonradan sunduğu beyan dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamından davacının davaya konu gayrimenkulde zilyetliğinin bulunduğu, tapuda adına zilyetlik kaydı bulunan ...'ın süresinden sonra mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde de duruşmadaki beyanları ile davacının zilyetliğinde bulunan yerler ile ilgili zilyetlik iddiasının bulunmadığı yönündeki beyanlarına dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları da dikkate alınmak suretiyle itibar etmek gerekmiş ve davalı ...'ın kabul beyanı, davacının 1095 parsel ... taşınmazda mahallinde yapılan keşif sonrası mahkemeye sunulan fen bilirkişisi raporundaki ekli krokiye göre D harfi ile gösterilen 205,99 m²lik yer ile ev 2 olarak gösterilen 40,30 m²lik alan toplamı olan 246,29 m²lik bölümde zilyetliğinin bulunduğu ve yine 1111 parsel ... taşınmazda mahallinde yapılan keşif sonrası mahkemeye sunulan fen bilirkişisi raporundaki ekli krokiye göre B harfi ile gösterilen 332,47 m²lik yer ile gösterilen ekli krokide ev 1 olarak gösterilen 27,46 m²lik alan toplamı olan 359,93 m²lik alanın davacının zilyetliğinde olduğunu davaya konu her iki parselin maliye hazinesi adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazın 14/06/2010 tarihinde askı ilan süresi biterek kesinleşen 2B kadastro çalışmalarının neticelendiği, dava konusu gayrimenkulün zilyetlik ile iktisabının mümkün olmadığı, 1095 parsel ... taşınmazın tapu kaydında davalı ... adına kullanım şerhinin bulunduğu, 1111 parsel ... taşınmazın tapu kaydında ... adına kullanım şerhinin bulunduğu, ...'nın davacının eşi olduğu, bilirkişi raporunda her iki parsel yönünden toplam 606,22 m²lik yerin davacı ... adına kullanım şerhi verilebileceği yönündeki tespitleri de dikkate alınmak suretiyle her iki parsel yönünden parsel sınırları değiştirilmemek kaydı ile dosyada mübrez fen raporunda belirtilen sınırlar dikkate alınmak suretiyle davacının dava dilekçesindeki ve ıslah dilekçesindeki talepleri ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş, mülkiyeti Hazineye ait 1111 parsel ... taşınmazdan dosyada mübrez 05.04.2019 tarihli fen bilirkişisi raporunda ekli krokide B harfi ile gösterilen 332,47 m²lik yer ile ve ekli krokide ev 1 olarak gösterilen ve mavi taralı olan 27,46 m² alanlı yerler toplamı olan 352,92 m²lik alanın davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine ve mahkeme kararının kesinleşmesi ile birlikte talep halinde tapu kaydına şerh verilmesine, mülkiyeti hazineye ait 1095 parsel ... taşınmazdan dosyada mübrez 05.04.2019 tarihli fen bilirkişisi raporunda ekli krokide d harfi ile gösterilen ve kahverengi olarak taralı olan 205,99 m²lik yer ile ve ekli krokide ev 2 olarak gösterilen ve gri renk ile taralı olan 40,30 m² alanlı yerler toplamı olan 246,29 m²lik alanın davacının zilyetliğinde olduğunun tespitine ve mahkeme kararının kesinleşmesi ile birlikte talep halinde tapu kaydına şerh verilmesine" karar verilmiştir. Gerekçeli karar davacıya 27.08.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, taraflarca istinaf edilmemesi üzerine karar 30.10.2020 tarihinde kesinleşmiştir. IV. TAVZİH A. Tavzih Talebi Davacı 25.03.2021 tarihli tavzih dilekçesinde, mahkemenin 2018/349 Esas, 2020/259 Karar ... kararın hüküm kısmının 1 inci maddesinde ... Mahallesi 1111 parseldeki 352,92 m² lik yerin malikinin Hazine, zilliyetliği de kendisi adına gösterilmiş ise de Tapu Müdürlüğü'nde işlem yaptırmak üzere yaptığı müracaat sonucu bu yerin malikinin Hazine olmayıp, davalı ... olduğu, bu nedenle bu şekilde hükmün malik kısmının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. B. Tavzih Talebi Üzerine Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi 05.07.2021 tarihli ek kararı ile; yapılacak değişiklikle hüküm kısmının değiştirilmiş olacağı sonuç ve kanaatine varılarak davacının talebinin reddine karar verilmiştir. C. İstinaf Talebi Üzerine Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın davacıya 22.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının istinaf dilekçesini 21.04.2021 tarihinde verdiği böylelikle 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 345 inci maddesi gereği gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde vermediği anlaşılmakla, istinaf talebinin 6100 ... Kanun'un 346 ncı maddesi gereği süre yönünden reddine dair 05.07.2021 tarihli ek karar verilmiştir. V. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararlarına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı istinaf başvuru dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı bulunduğundan ek kararların kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "HMK'nin 345. maddesi hükmüne göre istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu, somut olayda, hükmün davacıya 27.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 30.10.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı 21.04.2021 tarihli istinaf dilekçesi ile hükmün tebliği arasında iki haftalık istinaf süresi geçmiş bulunduğundan, mahkemece 05.07.2021 tarihli ek kararla istinaf talebinin süreden reddine karar verilmiş; ek karar davacı tarafından istinaf edilmiş ise de, hükmün tebliğ tarihi ile istinaf dilekçesinin verildiği tarih arasında iki haftalık süre geçmiş bulunmakla, mahkemece ek kararla yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği, davacının tavzih talebine ilişkin istinaf talebi değerlendirildiğinde ise; hükmün tavzihi, 6100 ... HMK'nin 305. maddesinde '(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.' şeklinde düzenlendiği, somut olayda yerel mahkemeden tavzih yoluyla istenen hususun, hükmün değiştirilmesi niteliğinde olması karşısında, mahkemece talebin yazılı şekilde reddedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacının tavzih talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, açıklanan nedenlerle davacının istinaf talebinin HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tavzih istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 305, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.