Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7075 E. 2024/6027 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7075
Karar No
2024/6027
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/638 E., 2022/826 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/145 E., 2021/271 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Trabzon ili Sürmene ilçesi Oylum-Hilal Mahallesi çalışma alanında bulunan 494 ada 1 parsel sayılı 1.473.007,73 m2 yüzölçümündeki orman niteliği ile Hazine adına kayıtlıdır. Taşınmazın bulunduğu yörede, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre yapılıp ilan süresinde açılan tespite itiraz davası sonrasında 15.06.2011 tarihinde hükmen kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen dava konusu 494 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde sınırları bildirilen bölümünün orman olmayıp uzun yıllardır çaylık olarak davacı ve murisleri tarafından kullanıldığı halde kadastro tespiti sırasında hatalı olarak orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, öte yandan murisleri adına kayıtlı 25.04.1980 tarih ve 21 sıra numaralı, 15.10.1981 tarih ve 10 sıra numaralı tapu kayıtları ile 30.01.1959 tarih ve 83/119, 83/120, 83/118 numaralı tapu kayıtlarının da çekişmeli yeri kapsadığını ileri sürerek 494 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları keşif esnasında gösterilecek olan bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi ile Hazine vekilleri cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğundan özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "yapılan keşif ve alınan uzman bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli yerin 1959, 1973, 1982 ve 2004 yıllarına ait hava fotoğraflarında ve 2016 yılı uydu görüntüsünde orman ağaçları ile kaplı olduğu, çevresindeki orman alanları ile tam bir bütünlük gösterdiği, 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu ve davacının dayandığı eski tapu kayıtlarının da dava konusu edilen yere uymadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "davacının sunduğu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamamasına, yöreye ait en eski tarihli (1959) hava fotoğrafı üzerinde ve zeminde yapılan inceleme sonucu düzenlenen orman mühendisi bilirkişi kurulu raporunda dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmesine göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7075, K. 2024/6027, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7075-e-2024-6027-k-097ec36f51b7